Bu kadar üstün olduğun maçta, rakip takım, hakem hakkında nasıl konuşturulur?
Sen elle yediğin gole itiraz bile etmezken, rakip, bir korneri bile tüm ülkeye nasıl konuşturur?
Tek farklı galibiyetler ile bu taraftar nasıl verem yapılır?
Methiyeler düzülecek bir maç, nasıl bu stres ile yazılır…
Takım Fenerbahçe olunca, yazılır…
Boks maçı değil ki bu; hakem oynadığın üstün oyuna puan versin!
Topu, o üç tane direğin arasından geçireceksin!
***
Galatasaray’ın borcu çokmuş,
Bilmem kaç tane icrası varmış…
UEFA, yasak koyacakmış,
Aslan taraftar, Ibrahimovic’i takımında görmek istermiş...
“Alamayız” diyen Dursun Özbek’i istemezlermiş…
Sneijderi’n havasını Aysal atar, borcunu Özbek ödermiş,
Taraftar yine de;
Kabul edelim açık sözü adam…
Başkanlığı kaybettikten sonra konuşuyor;
Futbolumuzun acıklı hali bir bir ortaya çıkıyor…
Kulüplerin, siyasi iradenin güdümünde olduğunu, gücün, federasyonu ve hakemleri etkilediğini, maddi desteğin ancak siyasetin desteği ile sağlandığını, anlatıyor.
İhanete uğramış bir adamın öfkesi ve üzüntüsü ile anlatıyor…
Açık sözlülükle, doğalmış gibi anlatıyor…
Yorumsuz ama dikkatli okuyalım!
***
Halkın puanı ile maç bitse veya kanaat notu verilse maçın galibi; Beşiktaş’tı…
Perşembe günü çok zor bir maçı dramatik biçimde kaybetmişti…
Ayağa kalkması zor bir maçta, çok da iyi oynadıkları anda geri düştüler…
Geri dönmeyi bildiler…
10 yıldır yenemediği Galatasaray’ı yendiler…
Açık ara üstündüler…
İnanmaz iseniz sayılara bakın;
Kadıköy’den geldim, televizyonu açtım, Beşiktaş maçını izliyorum…
Golü bulduktan sonra kalemi kâğıdı elime aldım;
“Çınarlar, yola devam ediyor!” diye başlığı attım…
Tolga çıktı sahneye…
Daha doğrusu çıkmadı(!)
İnanamadım…
Yürüse, alacağı topa, çıkmak için düşündü…
Ve Beşiktaş, o anda kırıldı…
Kazananın milyon dolarlar kazandığı, kaybedenin perişan olduğu, ülke savaş eşiğindeyken, milyonların afyon içer gibi oyalandığı bir lig oynuyoruz…
Hakem hatası kasıtlı olmadığı sürece insancıldır, kabul edilebilir…
Pekâlâ, ceza erteleme nedir?
Bir bakıyorsun cezalı oyuncu “hoop” diye karşına çıkıvermiş…
Adil olmuyor tabii;
“Biraz araştırayım” dedim…
***
Ülkemize 2012 yılında girmiş…
Kasımpaşa’nın çizgiyi geçen buz gibi golü sayılmadı. Sadece bunu görmesi için oraya konan hakem de göremedi.
Gören futbolcu var mıydı?
Dondurulmuş çekimde baktığımızda, Galatasaraylı Semih ve Sabri’nin gördüğünü görüyoruz…
İşlerine gelmemiştir diyebilir miyiz?
----Hayır.
Özellikle kısa süre önce; “hocam benden çıktı” diyerek aleyhine korner atışına neden olan, övgüler düzdüğümüz Semih’e;
“Senin kahramanlığın, takımın öndeyken miş!” diyebilir miyiz?
----Hayır
Trabzonspor sahaya müthiş konsantre çıktı…
Tüm oyuncular birbirine sarılıyor; “Haydi” diyordu…
Arzu ve istek bir yere kadar; sonrası, maça hazır olmak ile ilgili bir şey…
Hani maç, fizik bilimi ile psikoloji biliminin bilek güreşi gibiydi…
Motivasyon önemlidir ancak futbolun gerçeklerini bilimsel olarak yerine getirmezsen olmaz!
Trabzonsporlu oyuncular ödemelerini düzenli alamıyorlar…
Her idmanda olay çıkıyor… Oyuncular teker teker Trabzon’u terk ediyor… Sürekli hoca değişiyor. Taktik disiplin yok!
Sonra bütün Trabzon diyor ki;