“Hayvan hakları yasasını hâlâ niye bekletiyorsunuz...”
Bakın bu cümle gelir benim yüreğimin tam şurasına oturur...
“Helal olsun” derim...
Şu bana yandaş diyecekmiş, beriki yalaka diyecekmiş, zerre kadar umursamam.
Eğer aynı insan arkasından diyorsa ki...
“Hayvanlara işkence yapan insanlar insanlıktan nasibini almamış vicdansızlardır...”
Vallahi de billahi de bütün kalbimle derim ki...
Fotoğrafın üzerinde “Cumhuriyet’i biz böyle kazandık” yazıyor.
Meğer hepimizin bildiği bu fotoğrafta, hiçbirimizin bilmediği bir şey varmış.
Daha önce yazmıştı ama bu ayki Tuhaf dergisinde ayrıntıları da vardı.
*
Fotoğrafı 1935 yılının Cumhuriyet Bayramı’nda, Uşak’ın ilk fotoğrafçısı Foto Kazım diye bilinen Kazım Özler çekmiş.
Gerisini Tuhaf dergisine bu yazıyı yazan kişinin ağzından aktarıyorum:
*
Birincisi Maher Abdulaziz Mutreb... Gelen 15 kişilik ekibin “saraya en yakın” ismi...
BİRİNCİ KİŞİ: AYNI YIL 4 SEYAHATTE DE KENARDA
2018 yılında Houston, Paris, Madrid ve Boston’a yaptığı 4 gezide de yeni prensin yanında...
Hep kenarda duruyor. Sanki dikkati çekmek istemiyormuş gibi bir hali var.
Ama gözü hep prensin üzerinde.
Paris ziyaretinde çekilen bu fotoğraf her şeyi çok iyi anlatıyor.
Belli ki
Önce neden böyle yaptığımı da anlatayım.
Birlikte çalıştığım, canım kadar sevdiğim bir arkadaşımı yıllar önce bir trafik kazasında kaybettim.
*
Hemen arkamdan gelen bir arabadaydı.
Kazada başından yaralandı.
TEM üzerinde uzun süre bir ambulansın gelmesini bekledim.
Çaresizce bekledim...
Ve arkadaşımı kaybettim.
Lakabı ise “solcu yönetmen”...
*
Diyor ki...
“Herhangi bir sanatçımız Sabah veya diğer bir gazeteye röportaj verdiğinde karşı taraf linç girişimini başlatıyor, buna son vermeliyiz...”
*
Aynı fikirdeyim...
Ama bir şartla...
Zırvalarsan, Sabah falan demez, girişiriz...
O gün aynen şunları yazmıştım:
“Bu fotoğrafı 10 Ekim 2018 Çarşamba günkü Sabah gazetesinde gördüm.
Suudi Arabistan’dan gelen 15 kişilik ekip içindeki 1971 doğumlu Salah Muhammed A. Tubaigy...”
*
Türkiye’ye giriş bilgileri şunlardı:
- 2 Ekim sabahı saat 03.38’de Sky Prime Aviation adlı şirkete ait özel jetle Atatürk Havalimanı’na gelmiş.
- Fotoğraf bu kişinin tam polisten geçişi sırasında çekilmiş...
MHP Genel Merkezi’ne ilk defa giriyorum.
2002 seçiminden önce Adalet ve Kalkınma Partisi’nin genel merkezine gitmiştim.
*
Bugüne kadar bütün parti merkezlerine gittim. Çünkü oralarda bir partinin karakterini de görebiliyorsunuz. MHP de karakterine uygun bir parti. İlişkilerde daha dikkat çeken bir hiyerarşi ve kendine özgü bir disiplin anlayışı hemen seziliyor.
*
Dikkatimi çeken bir nokta da hemen bütün odaların duvarlarında Atatürk fotoğraflarının asılı olması.
MHP 15 Temmuz’a kadar muhalefette kalmayı tercih eden bir partiydi.
Bu tavrı 15 Temmuz’dan sonra değişti.
Yine açık kaynaklardan bir şüphe sorusu...
Bana paranoyak diyebilirsiniz...
Haklı da olabilirsiniz...
Ama madem herkes her konuda aklındaki şüpheyi yazıyor, ben de yazıyorum.