Sıradışı keşiflerle dolu bir ay...

Bilim ve teknoloji dünyasında, farklı alanlarda ilklerin yaşandığı ve önemli keşiflerin yapıldığı bir ayı geride bıraktık. Gündemdeki en kayda değer olaylardan biri Hindistan’ın tarihi bir başarıyla Ay’ın güney kutbuna inmesiydi. Böylece uzay madenciliği konusunda önemli bir adım atıldı.

Haberin Devamı

Sıradışı keşiflerle dolu bir ay...
Kahve telvesinden çimento üretildi

Avustralyalı biliminsanları telveyle çimentoyu güçlendirmenin bir yolunu keşfetti. Melbourne RTIM Üniversitesi araştırmacıları telveye 350 derecede ısıl işlem uygulayıp karbona dönüştürdü. Biyokömür adı verilen madde çimentodaki kumun yüzde 15’iyle değiştirildiğinde betonu yüzde 29 oranında güçlü hale getirdi.

Hindistan Ay’a tarihi iniş yaptı

Ay yüzeyine yumuşak iniş yapabilen ‘seçkin’ ülkeler arasına Hindistan da katıldı. Bu başarı tarihte bir ilk olarak da kabul ediliyor çünkü Ay’da inilmesi en zor bölge olan güney kutbunda gerçekleşti. Vikram isimli uzay aracının içinden çıkacak Pragyaan (Sanskrit dilinde bilgelik anlamına geliyor) isimli rover uzay madenciliği açısından bereketli olduğu düşünülen güney kutbundan toprak analizleri yapıp Dünya’ya gönderecek.

Haberin Devamı

Felçli hastalar avatarlarıyla konuştu

Beyin-bilgisayar arayüzü (BCI) teknolojisindeki yeni gelişmeler sayesinde iki felçli hasta neredeyse akıcı biçimde iletişim kurmaya başladı. Yapay zekâ desteğinin yanı sıra beyin dalgalarını daha net biçimde algılamaya yarayan yeni cihazlar sayesinde mümkün olan teknoloji hastalara beyin implantları aracılığıyla uygulanıyor. Konuşma yetisini yitiren hastaların düşündüğü kelimeler ve komutlar BCI aracılığıyla dijital ortamda yeniden oluşturuluyor. Kelimeler önce ‘fonem’ denilen ses birimlere ayrılıyor ve bu seslerin beyin dalgalarındaki karşılığı yapay zekâyla öğreniliyor. Beyin dalgalarını algılayan BCI arayüzü bir ses cihazı, robotik bir kol veya dijital bir görüntüyü yönlendirebiliyor. Stanford Üniversitesi’nde yürütülen bu çalışmada ilk kez felçli hastalar için dijital avatar karakterleri yaratılmış ve bunlar üzerinden iletişim kurmaları sağlanmış. Böylece hastalar, ses ve metinle iletişimin ötesinde dinleyen kişi açısından konuşan bir yüze sahip olma imkânı da yakalamış.

Sesin vakum ortamında iletilebileceği keşfedildi

Bu haber sıradan okur için sadece bir miktar ilginç olabilir ancak ses teknisyenleri ve müzisyenler için neredeyse inanılmaz bir gelişme! Ses dalgasının yani titreşimlerin ilerleyebilmek için bir madde içinde yol alması gerektiği bilinir. Hava bunların başında gelir, ses dalgası hava moleküllerine çarpar ve aralarında titreşerek ilerler. Örneğin zıplar gibi görünen bas hoparlörleri, ileri-geri ivmeyle sesin ilerleyebileceği bir hava hareketi oluşturur. Sesin hava olmadan yol alamayacağı tüm ses mühendisliği okullarında öğretilen bir bilgidir. Bundan dolayı uzayda ses duymanın imkânsız olduğu da söylenir. Finlandiya Jyväskylä Üniversitesi biliminsanlarıysa çok spesifik şartlarda, piezoelektrik cihazları (basınçla oluşan elektriğe duyarlı devre) kullanılarak mükemmel bir vakum tüneli ortamında ses dalgalarının aktarılabileceğini deneylerle kanıtladı.

Yazarın Tüm Yazıları