Paylaş
Muhafazakâr kesimde şunlar oldu:
*
NOSTALJİ FIRTINASI
Necip Fazıl’ın Ayasofya’nın ibadete açılmasına büyük anlamlar yüklediği destansı konferansları vardır. Karar alındığı anda işte o destansı konferansları hatırladılar. Necip Fazıl’ın o konferanslarından kesitler paylaştılar.
*
HATIRALAR DERYASI
Ta 1965’te Rasim Cinisli’nin başkanı olduğu Milli Türk Talebe Birliği’nin Ayasofya’nın ibadete açılmasına yönelik yaptığı eylemler gözlerinin önünden geçti. Eski afişleri, eski haberleri, eski fotoğrafları paylaştılar.
*
AH O MSP’Lİ GÜNLER
Milli Selamet Partisi’nin düzenlediği Fetih mitinglerinde Necmettin Erbakan’ın Ayasofya vurgularını akıllarına getirdiler. Milli Selamet Partili ve Refah Partili günlere gönderme üzerine gönderme yaptılar.
*
FATİH’İN NESLİ
70’li yılların meşhur sloganlarından birisi “Biz biz biz / Fatihlerin nesliyiz” idi... Nesli olmakla övündükleri Fatih Sultan Mehmet’e gururla, gözyaşlarıyla binlerce selam, binlerce saygı yolladılar.
KIRILAN ZİNCİRLER
Muhafazakâr kesimin zihinlerinden hiç ama hiç çıkmayan slogan, hiç kuşkusuz “Zincirler kırılsın / Ayasofya açılsın” sloganıdır. O sloganı, “Zincirler kırıldı / Ayasofya açıldı” şekline dönüştürdüler.
*
ÖZGÜVEN VE HEYECAN
15 Temmuz direnişinin ardından yaşanan heyecana benzer bir heyecan yaşadılar. Sanki İstanbul yeniden fethedilmiş gibi muazzam bir özgüven kazandılar, müthiş bir heyecan dalgası yaşadılar.
*
Kısacası demem o ki:
Muhafazakâr dünyanın siyasal ve tarihsel kodlarını bilmeyenlerin...
Muhafazakârların Ayasofya bayramını anlaması mümkün değildir.
AYASOFYA’DAKİ SFENKSLER DEDİ TELEVİZYONDA BİRİ
EKRANDA Ayasofya konulu bir tartışma izliyorum. Tartışmacılardan biri de Kemal Öztürk. Bir ara dikkatimi çekti. Kemal Öztürk, “Ayasofya’daki sfenksler” dedi.
*
Benim bildiğim sfenks, Yunan mitolojisinde geçen insan yiyen bir canavardır. Bir de eski Mısırlılardan kalma kadın başlı, aslan vücutlu heykeldir.
*
Ayasofya’da Firavun dönemlerinden kalma kadın başlı, aslan vücutlu heykel mi var bizim bilmediğimiz, görmediğimiz? Yoksa Kemal Öztürk, “fresk” diyeceğine “sfenks” mi diyor?
Ne iş?
EKREM İMAMOĞLU’NUN EN YANLIŞ DURUŞU
- Sen ki... Fatih’in türbesine gitmişsin.
- Sen ki... Ta en başta muhafazakâr kesime sıcak mesajlar vermişsin.
- Sen ki... Tartışmalı da olsa Fatih’in portresini Türkiye’ye getirmişsin.
İnsan çıkıp da...
Ayasofya için bir şey demez mi?
*
- Meral Akşener “iyi oldu” diyor.
- Mansur Yavaş kutlama yapıyor.
- Saadet, Davutoğlu, Babacan memnun.
- Muharrem İnce “Orada namaz kılmak isterim” diye açıklama yapıyor.
Ama Ekrem İmamoğlu’ndan ses seda yok.
*
Dünya yıkılıyor, herkes Ayasofya’yı konuşuyor.
Fakat Ekrem İmamoğlu susuyor.
- “İyi oldu” da demiyor.
- “Kötü oldu” da demiyor.
Hiçbir şey demiyor.
*
“Niye Ekrem İmamoğlu’nu sıkıştırıyorsun ki? Ne yani? İlle de söylemek zorunda mı? Faşizm söyletme mecburiyetidir” falan diye ahkâm kesebileceklere şimdiden söyleyeyim:
- Söyletmeye çalıştığımız kişi... İstanbul’un belediye başkanı.
- Söyletmeye çalıştığımız şey... İstanbul’un sembolüyle ilgili alınan karar.
*
Ayasofya konusunda konuşması gereken ilk üç kişi listesi yapılsa...
Ekrem İmamoğlu ya birinci olur ya da ikinci.
*
Yani böyle bir suskunluk görülmemiştir.
YİNE O KARİKATÜR
EN sıkıştığı anda “Millet aç aç” diyen adamın karikatürü vardır ya...
O karikatür bir kez daha akıllara geldi.
*
Şöyle bir tip var:
*
Ayasofya konusunda derli toplu bir görüşü yok. “Açılmasın, çünkü şunlardan dolayı” diye bir argüman geliştirmekten uzak... Öyle bir argümanı geliştirse bile kamuoyunu ikna edemeyeceğini biliyor... Aslında tek derdi var: Olayın Tayyip Erdoğan’a yarayacağı... Temel olarak böyle olmasını istemiyor.
*
Bu nedenle de...
Söyleyebildiği tek cümle şu:
“Ayasofya karın mı doyuracak?”
*
Karikatürde “Millet aç aç” diyen adam, hiç değilse bayağı bir sempatik.
“Ayasofya karın mı doyuracak” diyen tipte o da yok.
CHP’NİN AYASOFYA POLİTİKASINA DAİR
Aşağı yukarı şöyle bir politika:
*
“Olumsuz bir şey söylemeyelim. Eğer olumsuz bir şey söylersek Erdoğan bunu kullanır. Açılmasına karşı çıkmayalım”.
*
Kendileri açısından çok yanlış bir politika bu...
*
Çünkü bu tutum... Ayasofya’nın açılmasını isteyenleri de istemeyenleri de memnun edecek bir tutum değildir.
*
Dahası pasif bir tutumdur, alabildiğine edilgen bir tavırdır, kendini rakibe göre ayarlayanlara özgüdür, gerçek hislerini ortaya dökmekten kaçınanların davranışıdır.
*
Bir siyasi partiye yakışan...
Ya gürül gürül sahip çıkmak ya da gürül gürül itiraz etmektir. Ortada kalmak da olur. Ama neden ortada kaldığını gürül gürül anlatmak şartıyla...
*
Anahtar kavrama dikkatinizi çekerim: Gürül gürül!
LÜTFÜ TÜRKKAN: O SIRADA KIZIM BENİM ARABAMDAYDI
İYİ Parti milletvekili Lütfü Türkkan’ın kızı Dilara Türkkan, sirenli ve çakarlı bir araçla emniyet şeridinden gittiği görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşmış, ortalık karışmıştı.
Çok tepki aldı Dilara Türkkan. Tabii bu arada Lütfü Türkkan da hedef oldu.
*
Lütfü Türkkan’la bir temas kurdum. Bu konuda hiç konuşmamıştı. Söyleyecekleri vardı. Üzgündü, kızının linç yediğini söyledi ve ekledi: “İnatla sustum. Ama araç benim aracım. Benim aracımın geçiş üstünlüğü var. Kızım da o sırada arkada oturuyordu. Ben de araçtaydım. Kızımın tek bir kusuru var: Görüntüyü sosyal medya hesabından paylaşmak”.
*
Bütün bunları yazılsın, bilinsin diye söylemediğini, sadece bilmemi istediği için söylediğini de vurguladı Türkkan.
Paylaş