Paylaş
Rusya ilk kez ABD’nin yaptırım kervanına katılma çağrısına olumlu bir yanıt vererek, İran’ın arkasındaki desteğini gevşetiyor.
Ama bu açıklamayı bir başka noktayı da vurguladığı için önemli buluyorum. Moskova ile Washington arasındaki dengede işbirliği kefesi artık ağır basmaya başlıyor. Her iki ülke de rekabet yerine işbirliğinin öne çıkacağı bir döneme hazırlanıyorlar.
Bu gelişmeden en fazla etkilenecek ülkelerden biri de Türkiye. Ben ABD ile Rusya arasındaki rekabetin bölücü, kışkırtıcı ve çatışmaları besleyici etkisinin azalmasıyla hatta ortadan kalkmasıyla en fazla bu rekabetin yoğunlaştığı bölgelerin rahatlayacağını düşünüyorum.
Türkiye sadece Soğuk Savaş sırasında değil, Soğuk Savaş sonrası da Rusya ile ABD arasındaki stratejik rekabet bölgesinde yer aldı.
Enerji rekabeti Kafkasya’nın kaderi kadar Türkiye’yi de etkilemedi mi?
Bu yüzden Obama-Medvedev açılımının Kürt meselesinden, Demokrasi ve Ermenistan açılımına kadar Türkiye’nin açılım süreçlerini de kolaylaştıracağı bir gerçek.
* * *
ANCAK Rusya’nın yaptırım açılımını da dikkatli okumak gerekiyor.
Evet Rusya Devlet Başkanı, New York’ta Obama ile görüşmesinden sonra, “Yararlı sonuçlar verdiği çok seyrek görülse de, bazı durumlarda yaptırımlar kaçınılmazdır” dedi.
Ama Rusya’nın nereye kadar gideceği henüz net değil.
Moskova’nın, bugüne kadar Güvenlik Konseyi’nde yaptırımlara karşı çıkmasının,Obama’nın İran ile diyalog kararında etkili olduğu söylenirken bu değişikliğin ne nedeni, ne de tam olarak ne anlama geldiği belli.
Bazı gözlemciler bu değişimin arkasında Amerika’nın, Rusya’nın karşı çıktığı füze kalkanı projesinden vazgeçmesinin bulunduğunu düşünüyorlar.
Her iki ülkenin diplomatları bunu reddediyor.
* * *
YENİ yaptırım paketi, bir öncekine oranla daha ağır ve sadece İran’ı değil üçüncü tarafları da etkileyecek bir paket. Çin’in yaptırımlara kararlı bir biçimde karşı çıkışının ardında yatan da bu gerçek.
2006’da BM Güvenlik Konseyi, İran’a nükleer teknoloji malzemesi satışı ile uranyum zenginleştirme programıyla ilgili şirketlerin ve bazı yetkililerin dış bankalardaki yatırımlarını dondurdu. Yeni yaptırım tasarısı ise yabancı yatırımların engellenmesini amaçlıyor. Bu yatırımlar arasında petrol ve doğal gaz yatırımları da var. Ayrıca İran’ın petrol satışlarının yasaklanması da söz konusu.
İran ile enerji anlaşmaları ve yatırımları bulunan Çin için böyle bir yaptırım programını kabul etmenin ne kadar zorluğu ortada.
İran ile gaz anlaşmalarının yanı sıra, ticari ilişkilerimiz de göz önüne alınınca yaptırımların Çin’den daha fazla bölgeyi de etkileyeceği kesin.
Umuyorum İran, yaptırımlara gerek kalmadan, diplomatik çözüme olanak sağlar ve bölge barışına katkıda bulunur.
Önümüzdeki haftadan itibaren İran konusu gündemimizin en önemli konuları arasına tırmanacak. Yaptırımların devreye gireceği krizli günlerin mi yoksa, bölgenin çehresini değiştirecek bir işbirliği ve diyalog döneminin mi bizi beklediği Aralık ayına kadar belli olacak.
Paylaş