YARGITAY Hukuk Genel Kurulu, mutfak tüpünün gaz sızdırması nedeniyle çıkan yangında evlerindeki tüm eşya, ahır ve samanlıkla birlikte kızlarına ve gelinlerine ait dantel örtüler, yatak takımı, el işi oyalar, yemenilerin yeraldığı çeyizlerin yanması nedeniyle manevi tazminat isteyen Safinaz S’yi haklı buldu.
Kurul, 11 yıldır süren davada ailenin tüm ev ve ev eşyalarıyla birlikte çeyiz eşyaları gibi özel eşyalarının zarar görmesini “şahsi menfaat” ihlali saydı ve manevi tazminata hükmetti. Bolu’dan Ankara’ya kadar uzanan dava bakın şöyle açıldı. Mutfak tüpünün gaz sızdırması nedeniyle 22 Ağustos 1999’da çıkan yangında tek katlı evin içindeki eşyların tamamı ile evde kız ve geline ait çeyiz ve nişan eşyaları, el emeği ile meydana getirilen dantel örtüler, yatak takımları, elişi oyalar, çeyiz sanığı, yemeniler ve giysiler yandı ve kullanılamaz hale geldi. Samanlıktaki, on ton patetes, 1500 kilogram buğday, 7 traktör dolusu yonca, yulaf otu, 70 balya saman da tamamen yandı. Aile hem gaz şirketi hem de bayiye karşı 10 bin 550 lirası maddi, 5 bin lirası manevi olmak üzere 15 bin 550 liralık tazminat davası açtı.
Mahkemeden manevi tazminata ret
Yerel Mahkeme, davalı gaz şirketini kusurlu bulmadı ve bayi yönünden ise davayı kısmen kabul etti ve 5 bin 275 TL maddi tazminata hükmetti, manevi tazminatı ise reddetti. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi ise gaz şirketinin de sorumlu olduğuna, maddi tazminatın yanında manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiğine dikkat çekerek, yerel mahkemenin kararını bozdu. Bozma kararında da özetle şöyle denildi: “Davalı gaz şirketinin bayisi olan diğer davalı tarafından davacılara sağlanan ayıplı mal ve hizmet nedeniyle sağlayıcı (imalatçı) durumunda bulunan davalı şirketin de diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, bu nedenle adı geçen davalı hakkında davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı. Borçlar Kanunu’na göre dava konusu olayda davalılar tarafından sunulan ayıplı hizmet nedeniyle evlerinde çıkan yangın sonucunda davacıların evleri, eşyaları, ahır ve samanlıklarının yandığı bu nedenle moral bozukluğu ve üzüntü yaşadıkları gözönünde tutulduğunda dava konusu olayda davacıların şahsi menfaatlerinin ihlal edildiği dolasıyla manevi bir zararın gerçekleştiğinin kabulü gerektiği. Mahkemece tarafların ekenomik ve sosyal durumları araştırılıp takdir edilecek bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına.”
Direnme kararına da bozma
Yerel Mahkeme ise bozma kararına direndi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından 3 Şubat Çarşamba günü yapılan toplantıda yerel mahkemenin direnme kararı da bozuldu. Gaz sızdıran tüpü “ayıplı mal” olarak niteleyen Kurul, şirket ve tüpü takan bayinin maddi tazminat yanında manevi tazminat ödemesine de hükmetti. Satır arasında kalan bu önemli karar benzer tazminat davaları için örnek niteliği taşıyor.