Paylaş
Bu yılki araştırmanın sonuçları geçen çarşamba günü açıklandı.
İlgiyle ve dikkatle okudum.
Araştırmayı yapan akademisyenlerden biriyle konuştum.
Kendi payıma Türkiye ile ilgili olumlu ve umut verici işaretler gördüm.
O nedenle bu araştırmayı sizinle paylaşmak istedim.
İşte benim değerlendirmem...
TÜRKİYE KENDİNE ÖZGÜ BİR ÜLKE
BENCE en önemli sorulardan biri şu: “Ülkenizi nasıl tanımlarsınız?”
“Türkiye bir İslam ülkesidir” diyenlerin oranı 2018 yılında yüzde 56.3 iken 2019’da bu oran geçen yıl yüzde 32.9’a inmiş.
Bu yıl ise daha da düşerek yüzde 22.4 olmuş.
“Türkiye bir Batı ülkesidir” diyenlerin oranı ise geçen yıl 17.16 iken bu yıl yüzde 21.5’e yükselmiş.
Peki öyleyse Türkiye’de halk ülkesini nasıl görüyor?
Halkın yüzde 27.4’ü Türkiye’yi “Kendine özgü bir ülke” olarak görüyor.
Bu konuda geçen yıla göre anlamlı bir değişiklik yok.
AVRASYACILAR, ANTİ-BATICILAR ETKİLEDİ AMA HÂLÂ AB DİYORUZ
BİR başka ilginç rakam.
Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini destekleyenler.
Geçen yıl Türkiye’de çok ağır bir Avrasyacılık, Batı ve ABD aleyhtarlığı rüzgârı esti.
Bu da üyeliğe destek konusunda 7 puan düşüşe yol açmış.
Buna rağmen, halkın hâlâ yüzde 51.5’i AB’ye tam üyelikten yana.
Üstelik destek oranı AKP’de yüzde 47, CHP’de yüzde 67.9.
En düşük destek ise yüzde 37.5’le MHP.
ABD’YE KIZGINLIK AZALIYOR İŞBİRLİĞİ YAPALIM DİYORUZ
BİR önemli başka gösterge... “Türkiye için en büyük tehdit hangi ülkeden gelir...”
Bir numaraya Amerika Birleşik Devletleri konuluyor.
Ama dikkat... Bu oran geçen yıl yüzde 81.3’ken bu yıl yüzde 70’e düşmüş.
Bitmedi...
Çok ilginç bir rakam daha var.
“Türkiye dış politikada hangi ülkeyle işbirliği yapmalıdır” sorusuna ilk sıraya yüzde 30.2 ile Türk cumhuriyetleri konuyor.
Peki ya ikinci sıra?
Rusya mı? Katar mı?
Bilemediniz... Yüzde 27 ile ABD.
Türk halkı çok rasyonel...
RUSYA İLE CİCİM AYLARI BİTİYOR
BU arada çok önemli bir başka gelişme de şu:
Geçen yıl Türk halkının yüzde 55.8’i “Rusya ile aramızda yakın ilişki vardır, stratejik ortağımızdır” derken bu yıl bu oran yüzde 37’ye düşmüş.
ARTIK ORTADOĞU’DAN SITKIMIZ SIYRILIYOR MU
Geçen hafta yayınlanan 20 yaş altı “Z kuşağı” anketi sonuçları ile bunu yan yana koyduğumda benim gördüğüm tablo şu.
Ortadoğu’da bitmek bilmeyen kanlı savaşlar, göç nedeniyle Türk halkının Ortadoğu’dan ve Arap dünyasından sıtkı sıyrılıyor.
Avrasyacılık dikiş tutmuyor.
İstikamet tekrar Batı’ya dönüyor.
BU ARAŞTIRMAYA NEDEN GÜVENİYORUM
BİR: İç siyaset olmadığı için insanların daha rahat ve çekinmeden cevap verdiklerine inanıyorum.
İKİ: Araştırmayı yapan kadro, başta Prof. Mustafa Aydın olmak üzere, saygın akademisyenlerden oluşuyor.
ÜÇ: 2013 yılından beri aynı yöntem ve örneklemle yapıldığı için değişimleri izlemek daha güven verici oluyor.
ARAŞTIRMA AÇIKLANDI ERTESİ GÜN ŞUNU OKUDUM
Bu araştırmanın açıklandığının ertesi günü gazeteci Serpil Yılmaz’ın köşesinde şu haberi okudum: Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu bünyesinde çalışan Türk Amerikan İş Konseyi şu açıklamayı yapmış:
“Türkiye, Rusya’dan aldığı doğalgaz fiyatının altında bir fiyatla Amerika’dan sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithal ediyor.”
Ve altında da tırnak içinde şu yorum:
“Tedarikçi pazarı Azerbaycan, Katar, Cezayir değil Amerika oluyor...”
Bence bunlar Türk dış politikasının daha dengeli bir arayışa yöneldiğini gösteren iyi haberler.
PERDE ARKASI
LİBİDOSU EN YÜKSEK ERKEK HANGİ ÖZEL MİSYONLA GİTTİ
Evet belki de yeryüzünün libidosu en yüksek erkeklerinden biri.
Adı Diego...
Bir Galapagos kaplumbağası.
Libidosunun bu kadar yüksek olduğunu nereden mi biliyorum...
Anlatayım...
Diego Galapagos adalarında doğdu.
1928 yılında Galapagos’tan alınıp, ABD’de San Diego Hayvanat Bahçesi’ne getirildi.
1976 yılına kadar burada yaşadı.
İşte o tarihte “Çok özel” bir misyonla doğduğu Galapagos adalarına geri gönderildi.
*
Nedeni de şu.
Galapagos adalarında dev kaplumbağalardan sadece 22 tane kalmış. Yani nesli tükeniyormuş.
Kurtarmak için libidosu yüksek bir erkek kaplumbağa aranmış.
Ve dünyada libidosu en yüksek erkek kaplumbağanın Diego olduğu tespit edilmiş.
DİEGO’NUN NUR TOPU GİBİ 800 EVLADI OLDU
SONUÇ çok başarılı oldu:
Diego, yüksek libidosu ile 800 kaplumbağanın babası oldu.
Tükenmekte olan nesli, onun bu olağanüstü libidosu sayesinde yok olmaktan kurtuldu.
İşte o Diego geçen hafta emekliye ayrıldı.
Kaplumbağanın emekliye ayrılması ne demektir derseniz vallahi kafamda canlandıramıyorum.
Yani daha az hareketli bir hayat desem...
Adamın kalbi zaten dakikada bir atıyor...
Onu bilmem ama şunu biliyorum. Diego “heykeli dikilecek” adamdır.
Önünde saygıyla eğiliyorum.
GÜNÜN ESPRİSİ
Diego: Kıdem tazminatım tam verilsin.
Paylaş