Başkan sertleşerek farkı 10 puana çıkardı

CNN, Amerika Birleşik Devletleri’nde kasım ayında yapılacak başkanlık seçimi ile ilgili son anketi geçen hafta yayınladı...

Haberin Devamı

Bütün Amerika’yı baştan sona saran protesto gösterilerinden sonra yapılan bu ilk anketin sonucu merakla bekleniyordu.

Sonuç şu:

Başkan Trump, Demokrat Parti adayı Joe Biden’la arasındaki farkı 10 puana çıkarmış.

Başkan sertleşerek farkı 10 puana çıkardı

Hemen acele etmeyin... Sonuç şu:

Biden: Yüzde 51

Trump: Yüzde 41...

Öyleyse başlıktaki ifadenin doğrusunun şu olması gerekmez mi?

“Biden oy farkını 10 puana çıkardı...”

Bence değil...

Çünkü Biden farkı 10 puana çıkarmak için hiçbir şey yapmadı...

Yapan Başkan Trump’tı...

*

Ne mi yaptı?

İşsiz sayısını yüzde 4’ten yüzde 14’e çıkardı...

Protestocuların üzerine asker gönderdi. Yerel yöneticilere, güvenlik yetkililerine “Vurun kırın” emri verdi...

*

Daha da ilginç olanı ise şu:

Haberin Devamı

Elinde İncil kiliseye gidip poz verdi...

Ama Amerika’nın bazı Evangelistleri bile bu sertlik politikasına karşı çıkmaya başladı.

Protestoculara karşı sertleşti...

Ama Cumhuriyetçilerin en kuvvetli olduğu yerlerden biri olan Teksas’ta bile ara kapanmaya başladı.

*

Popülist lider şimdi şu soruya cevap vermek zorunda:

Kaçanlar daha sertleştiğim için mi kaçtılar?

Kalanlar daha sertleştiğim için mi kaldılar?

Başkan sertleşerek farkı 10 puana çıkardı

İLK SOSYAL AÇILIŞIMI BEYOĞLU’NDA YAPTIM

Korona sonrası sosyal açılışımı pazar günü Beyoğlu’nda Tarık Zafer Tunaya merkezinin restorasyon sonrası hizmete girişi için düzenlenen törenle yaptım.

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz’ın ev sahipliği yaptığı törene Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan ve Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız katıldı...

Bu salona, efsane bir anayasa hocasının isminin verilmesini hep çok sevdim.

Salonun restorasyonu çok güzel olmuş. Gerçekten çok amaçlı modern bir kültür merkezi haline gelmiş.

Bakan Ersoy bir turizmci olarak kendini Beyoğlu’na vakfetmiş. Anlattığı projeler ve bu projelerin çok hızla gerçekleştirilmesi gerçekten etkileyiciydi.

Haberin Devamı

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz iyi bir kültür tarihçisi. Konuşmasını çok beğendim.

Açılışın Devrim Erbil’in sergisi ile yapılması da çok iyi bir tercihti.

Tören öncesi İstanbul Devlet Modern Folk Müzik Topluluğu’nun küçük konseri içimi açtı.

Tam Beyoğlu’na giden şarkılar söylediler.

2 TAVSİYE
SOSYAL AÇILIŞLARDA İKİNCİ SIRADA OTURMANIN YARARI

PROTOKOL SIRASINDAN KAÇININ: Özellikle bakanların katıldığı açılışlarda protokol sırasında oturmamaya gayret edin.

Çünkü herkes ‘VIP’ görünmek istediği, bunların sayısı da hiç az olmadığı için birinci sıra sandalyeler arasındaki mesafe 6 feet (1.80 m) kuralına uymuyor.

Ben ikinci sırada oturduğum için sandalye araları daha genişti.

Haberin Devamı

KURDELE KESME SIRASINDAN KAÇIN: Sosyal açılışta en tehlikeli yer, kurdele kesme sırası. Herkes o VIP kareye girmek istediği için sosyal mesafe sıfıra iniyor.

HER ÜÇ TÜRK’TEN BİRİ BANA BULAŞMAZ DİYE DÜŞÜNÜYOR

IPSOS araştırma kuruluşunun son saha çalışması sonuçları geldi.

Her 3 Türk’ten biri, korona bana bulaşmaz diye düşünüyor. Buna karşılık her 3 Türk’ten biri “Bana da bulaşabilir” düşüncesinde.

Geriye kalan bir kişi “Bilmiyorum” diyor.

Her 3 Türk’ten biri yakınlarından, arkadaşlarından biri sosyal mesafe kuralına uymazsa “Onu uyarmaya utanırım” diyor. Geri kalan iki kişi ise “Hiç çekinmem uyarırım” düşüncesinde.

Başkan sertleşerek farkı 10 puana çıkardı

ALTMIŞ BEŞ PLUS İÇİN ‘ANTİKA ARABA’ DİYEN BAKIN KİMMİŞ

Haberin Devamı

BEN Sedat Ergin’den okudum.

O da Oya Baydar’ın yazısından alıntılamış.

Benim gibi evde bırakılan “65 plus” kişiler için yeni bir kavram bulunmuş:

“Antika araba”...

Merak ettim bunu kim bulmuş ve neye dayanarak böyle demiş diye...

Meğer bulan kişi Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara’ymış...

Habertürk’te Erdoğan Aktaş’ın konuğu olduğu programda söylemiş.

“Çok kıymetli bir antika aracınız var ve bu aracın güneşten etkileneceğini biliyorsunuz. Eşi yok, benzeri yok, sizin için değeri çok fazla.

Böyle bir aracınızı sokakta güneşin altında bırakır mısınız?”

BU LAF BANA KOMAZ AMA ŞUNU DA BİLMEK İSTERİM

VALLAHİ ben güneşte kalmayı sevmem.

Yani bana komaz ama şunu da bilmek isterim.

Hocam sizce ben...

1913 Ford T Roadster miyim...

1952 Citroen 2cv miyim...

67 Ford Mustang mıyım

Haberin Devamı

1970 Corvette Stingray miyim...

TÜRKİYE ‘IVY LEAGUE’İ HANGİ ÜNİVERSİTELER

HAFTA sonu Güler Sabancı’nın “Bir Üniversite Var Ederken” adlı kitabını büyük bir “vintage” duyguyla okudum.

Sabancı Ailesi, 1994’te kararı alıyor... Ve 26 yıl gibi kısa bir sürede harika bir üniversitenin doğuş hikâyesi bu...

*

O günlerden akılda kalan şey ise üniversitenin kurucu rektörü Prof. Tosun Terzioğlu’nun aileye sorduğu şu soru oldu:

“Siz Türkiye’ye 59’uncu üniversiteyi mi kazandırmak istiyorsunuz, yoksa şu konuştuğumuz özelliklere sahip, fark yaratacak bir üniversite mi?”

Başkan sertleşerek farkı 10 puana çıkardı

Sonunda gözümüzün önünde bir üniversite doğdu.

Ve fark yaratan bir üniversite oldu...

*

Kitabı okurken bir kere daha düşündüm...

“Türkiye’nin bir Ivy Leaguei olsaydı hangi üniversiteler girerdi?”

Ben Sabancı Ailesi’nin yarattığı bu üniversitenin gireceğine inanıyorum.

*

Ivy League: ABD’nin kuzeydoğu sahilindeki 8 en önemli üniversiteyi kapsayan liste. Harvard, Brown, Columbia, Cornell, Pensilvanya, Princeton, Yale ve Dartmouth üniversiteleri.

YAZ AKŞAMÜZERİ İÇİN İKİ YENİ CAZ PARÇASI

Papik, Lory Casella: Perche’Non Sei Una Mela (Fet. Lory Casella)

Hafif bossa ritminde tam akşamüzeri “drink”iyle birlikte...

The Coltrane Quartet: “Wonderful Life”

Black’in 1987 yılında çıkardığı harika şarkının harika bir caz cover’ı...

Aynı saatler için çok iyi...

AÇILIŞ KONSERİ KİM SEZEN Mİ, SERTAB MI

KİTAPTA çok ilginç bir anekdot var... Üniversitenin kuruluşu için büyük bir uluslararası davet yapılmış.

Sakıp Sabancı o gece Sezen Aksu’nun sahneye çıkmasını istemiş.

Ama Sezen şu cevabı vermiş:

“Gülerciğim senin çok yabancı misafirin var. Çok seçkin, yalın bir o kadar da etkileyici bir konser olması lazım. Tek piyanoyla belki aryalar. Doğru isim Sertab Erener’dir. Benim sesim yabancılara aynı etkiyi vermez.”

Güler Sabancı’nın cevabı ise şu olur:

“Ama olur mu Sezenciğim ben sana geldim...”

Dönüşte olayı Sakıp Sabancı’ya anlatır.

Onun da tepkisi şudur:

“Sezen sadece büyük bir sanatçı değil. Büyük insan...”

O gece sahneye Sertab çıkar...

KATKIDA BULUNANLAR
Sayfa Editörü:
Firuzan Demir
Foto Editörü: Umut Veis
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama:
Selma Songül Zengin

Yazarın Tüm Yazıları