Paylaş
RAFAEL Nadal bundan bir ay önce Fransa Açık Turnuvası’nda muhteşem bir geri dönüşle şampiyon olurken, rakiplerine tek set dahi vermemişti. Wimbledon’da da ilk 3 turu set kaybetmeden geçti. Korttaki performansıyla, “Burada da şampiyon olabilirim” havasını estiriyordu. 4. turdaki rakip 34 yaşındaki Gilles Muller idi. Lüksemburglu tenisçi, tıpkı Nadal gibi solak. Boyu 1.93 metre ancak tenis oynama tarzı Nadal’ın tam zıttı; etkili servisler, servisten sonra file önüne çıkma, agresif ve riskli geri oyun.
Nadal, kötü başladığı maçın ilk iki setini 6-3 ve 6-4’lük skorlarla kaybetti. Herkesin “Bu iş buraya kadar” dediği anda o, savaşı bırakmadı. Setleri dengelediği gibi (6-3, 6-4) iki maç sayısını kurtarıp, oyunu final setine taşıdı. Beşinci set iki tenisçi için de ayrı bir karşılaşma niteliğinde oynandı.
EN UZUN RALLİ 12 VURUŞTU
Gilles Muller seti hep bir game önde götürdü. Rafael Nadal servisini kırdırmamak için ölümüne oynayıp inanılmaz kurtarışlar yaparken, Muller rakibinin ikinci servislerine çok riskli vuruşlar yaparak puanları kısa tutmaya çalıştı. Zaten 5 saate yakın süren karşılaşmada en uzun ralli 12 vuruş sürdü.
Muller, Nadal’ın arka oyun tuzağına hiç düşmedi, yani topun fazla gidip gelmesine engel oldu. Lüksemburglu tenisçi inanılmaz baskıya rağmen soğukkanlılığını korumayı bildi. Sonuçta kazanan Muller oldu. Seti 15-13 önde bitiren 34 yaşındaki oyuncu, maçı 3-2 kazanıp kariyerinde ilk kez bir Grand Slam çeyrek finaline çıktı.
30 bin seyircinin izlediği bu unutulmaz maçta dikkat çeken bir diğer nokta Nadal’ın 3.5, Muller ise 3.1 kilometre koşmasıydı. Yani fit olmak bile kazanmaya yetmedi.
Paylaş