Paylaş
Adam resmen bütün mesaisini CNN Türk’e ayırmış durumda.
*
AK Parti’yi bırakmış, İdlib’i bırakmış, memlekette olup bitenleri bırakmış, örgüt çalışmalarını bırakmış, FETÖ’nün siyasi ayağını bırakmış, iktidara alternatif olmak için çaba göstermeyi bırakmış, ekonomiyi bırakmış, hukuku bırakmış.
Varsa CNN Türk, yoksa CNN Türk...
*
Zehir hafiyelik yapıyor Tuncay Özkan.
Sabah akşam CNN Türk’e çıkacak isimlerin peşinde...
Sabah uyanıyor, kafasında tek soru:
“Acaba bu akşam CNN Türk’e kimler çıkacak?”
Listeyi alır almaz hemen başlıyor isimleri tek tek aramaya...
Bir kere arıyor, bir daha arıyor, bir daha arıyor.
“Çıkma” diyor. “Fena olur” diyor. “Pişman olursun” diyor.
Taciz üstüne taciz ediyor yani.
*
Akşam olunca... Açıyor CNN Türk’ü...
Bakıyor, kim çıkmış, kim çıkmamış.
Çıkanların isimlerini hemen not ediyor.
Ertesi gün de hemen başlatıyor CHP’den ihraç işlemini...
Ümit Kocasakal’ı ihraç etmek için düğmeye basmış mesela...
İrem Çiçek için de bir ihraç dosyası hazırlanmasının eli kulağındadır galiba.
*
Şunca yıldır siyaseti izlerim.
Bir siyasi parti yöneticisinin bu kadar disiplinli, bu kadar takipçi, bu kadar enerjik, bu kadar zehir hafiye, bu kadar ödünsüz, bu kadar çalışkan, bu kadar hedefe kilitlenmiş, bu kadar göz açtırmaz olduğuna ilk kez tanık oluyorum.
*
Tuncay Özkan! Tuncay Özkan!
CNN Türk konusunda sergilediğin şu enerjinin binde birini partin CHP’nin iktidara gelmesi için harcasaydın...
Yemin ederim CHP bugün iktidardaydı.
BURHAN KUZU’YA BİR TAVSİYEM VAR
HÂKİM diyor ki:
“Burhan Kuzu beni Zindaşti için defalarca aradı.”
*
Zindaşti kim?
İranlı uyuşturucu baronu... Karanlık bir adam...
*
Durum ciddi. Suçlama yenilir yutulur cinsten bir suçlama değil.
Hatta işittiğimize göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Burhan Kuzu hakkında “nüfuzunu kullanarak Zindaşti lehine yargıya baskı yaptığı” iddiasıyla bir soruşturma başlatmış.
*
Tabii ki sonuçta bu bir iddiadır. Tabii ki Burhan Kuzu’yu peşinen suçlu ilan etmek doğru değildir. Tabii ki yargılamanın neticesini beklemek gerekir. Tabii ki Burhan Kuzu’nun kendisini savunma hakkı vardır.
*
Burhan Kuzu’yla ilgili hiçbir önyargım yok.
Hatta kendisini zaman zaman sempatik bulduğum da oldu.
Bu işten aklanarak çıkması ise kalpten temennim.
*
Ancak bütün bunlar, Burhan Kuzu’ya “Bu iş sonuçlanıncaya kadar tüm resmi görevlerinden istifa etmesinin gerekli olduğunu” tavsiye etmeme engel olamaz.
Bir hukuk profesörü olarak Burhan Kuzu’nun bu tavsiyemin ne anlama geldiğini ve önemini çok iyi anlayacağını düşünüyorum.
SEKTER İÇİN ÖZEL PUL
PTT’nin böyle bir hizmeti varmış.
Kişiye özel pul basımı yapıyorlarmış.
*
Bir arkadaşım, işte bu hizmetten yararlanarak kedim Sekter için pul bastırmış.
*
Bugün Sevgililer Günü...
Gerçi biraz geç haber veriyorum ama siz de sevgiliniz, eşiniz için bu hizmetten yararlanarak hoş bir sürpriz yapabilirsiniz.
BÜFECİ GAZETECİ
ALİ Kıdık diye biri var.
Türk Havayolları’ndan geçimini sağlamaya alışmış bir gazeteciydi bu...
THY bunun mamasını kesince, bu da hemen başladı yalan yanlış bir sürü haberle Türk Havayolları’nın üstüne üstüne gitmeye.
Sadece THY’yi değil, İGA’yı da hedef aldı. İGA aleyhine de kampanya yaptı.
*
Ben de bunun bu yönüne işaret eden bir yazı yazdım.
Bu yazı üzerine nasıl çirkinleşti, anlatamam. Bana atmadık iftira, bana etmedik hakaret bırakmadı.
*
Ama Allah büyük!
Üç-beş gün önce işte bu gazeteci müsveddesinin gerçek yüzü ortaya çıkıverdi.
Olay şu:
THY’den maması kesilince... Allem edip kallem edip İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden bir büfe kapmış! Ancak Güngören Belediyesi, bu yasadışı büfeye takoz koyunca da hevesi kursağında kalmış!
*
Böylece bu çirkin müfterinin peşinde olduğu şeyin sadece ve sadece mama olduğu da tescillenmiş oldu.
Dedim ya... Allah büyük!
Kemal Kılıçdaroğlu’nun babasının dediği gibi: Sen doğru dur, eğri belasını bulur.
VİRÜS ZAMANINDA AŞK
SOSYAL medyada gördüm bu fotoğrafı.
Bu yılki “Sevgililer Günü” için özel olarak tasarlanmış.
*
Fotoğrafı görür görmez de “bingo” dedim.
İşte budur. Tam olarak budur.
*
Çin kaynaklı malum virüs her alanda keyfimizi kaçırmaya devam ederken...
14 Şubat’a da işte böyle maske taktırdı.
KONDURAMAMAK
DEFNE Samyeli, aldatmayı Cem Yılmaz’a konduramamış.
*
Bir yandan kahve içiyor, bir yandan da elimdeki gazeteden Defne Samyeli’nin bu doğrultuda verdiği beyanatı okuyordum.
“İnsan konduramıyor” cümlesini okuduğumda...
Yemin ederim kahveyi püskürttüm.
Gazete berbat oldu.
*
Defne Hanım!
Şu memlekette “aldatma” denilen olguyu, Cem Yılmaz’a konduramıyorsanız... Kondurulacak şahsı biraz zor bulursunuz.
GİTMEYENLER VAR... GÖRMEYENLER VAR...
- Aramızda hâlâ Göbeklitepe’ye gitmeyenler var. Üstelik dizisi bile çekildiği halde. Bu kabul edilmez, edilemez.
*
- Aramızda hâlâ Antakya’da yeni açılan Museum Hotel’i görmeyenler var. Üstelik dünyanın antik kalıntılar üzerinde yükselen tek oteli olduğu halde.
Paylaş