Gazetecilere saldırıları kınıyorum ama ayrımsız

3dk okuma

Şu üç olay, birbiri ardına yaşandı:

Haberin Devamı

- BİRİNCİ OLAY: Yangın bölgelerinden birinde bir grup, yaptıkları haberleri beğenmedikleri için TRT ekibine saldırıyor. Fiili şiddet uygulayarak, yumruklar savurarak, hakaretler ederek...

*

- İKİNCİ OLAY: Dün görüntülerini izledim: Bir CHP Milletvekili, Ülke TV ekibiyle ağız dalaşına giriyor, hatta olayı o kadar ileri götürüyor ki... Ülke TV’nin kadın muhabirinin üzerine yürüyor.

Gazetecilere saldırıları kınıyorum ama ayrımsız


*

- ÜÇÜNCÜ OLAY: Ve bir başka vandallık... Bir grup, Halk TV’nin canlı yayın yaptığı alanı basıyor, “Böyle konuşamazsınız” falan diye racon kesiyor. Tehditler, zorbalıklar... Ve tabii şiddet.

*

Birileri TRT’nin söylediğini beğenmez, birileri Ülke TV’nin söylediğini beğenmez, birileri de Halk TV’nin söylediğini beğenmez.

*

Haberin Devamı

Beğenmedikleri sözlere karşı uyguladıkları yöntem ise ortak:

Şiddet, kaba kuvvet, hakaret, üzerine yürüme falan.

*

Bu tür saldırıları, kimden geldiğine ve kime yöneldiğine bakmaksızın hep beraber lanetlemeliyiz.

*

Ancak böyle çıkar karanlıklar aydınlığa.

BİZİM MEMLEKET BİR ALLAMELER DİYARIDIR

SADECE iki örnek vermekle yetineceğim.

*

Birinci örnek:

*

Helikopterle yangın söndürme işinin kıyısından bile geçmemiş bir vatandaşımız şöyle bağırıyor:

*

“Abi bu pilot tam bir facia... Suyu çok yukarıdan atıyor.”

Gazetecilere saldırıları kınıyorum ama ayrımsız

*

İkinci örnek:

*

Hayatında uçak, helikopter ve zemin etütleri konusunda iki saniyecik ders görmemiş bir başka vatandaşımız ise kendinden gayet emin:

*

“Buraya uçak değil helikopter lazım. Zemin uçağa müsait değil.”

ZİYA SELÇUK’UN ARDINDAN KAFAMDAKİ DÖRT DELİ SORU

DAHA geçen hafta eğitimin tam göbeğinde yer alan isimlerden işitmiştim.

Şöyle demişlerdi:

*

“Türkiye’de eğitim işini en iyi bilen üç kişiden biridir Ziya Selçuk.”

*

Ziya Selçuk’un bakanlık görevinden ayrıldığını öğrendiğim anda...

Gazetecilere saldırıları kınıyorum ama ayrımsız

Kafamda dört adet deli mi deli soru belirdi.

*

Haberin Devamı

İşte kafamda beliren dört deli soru:

*

- SORU BİR: Bilmek ayrı, uygulamak ayrı mıdır?

*

- SORU İKİ: Çok bilen mi iyi icraat yapar, çok pratik olan mı?

*

- SORU ÜÇ: Bilmek, örgütlenmeyi kendiliğinden getirebilir mi?

*

- SORU DÖRT: Bazen pratik, teoriyi fena halde dövüyor mu ne?

*

Şunu da söylemeden geçersem hakkaniyetsizlik etmiş olurum:

*

Eğitimde nasıl bir iz bıraktığını bilemiyorum ama nezaketiyle, hep güzel ve olumlu konuşmasıyla, eşsiz anlatımıyla, eğitime insani yaklaşımıyla, inanılmaz bilgisiyle bende olumlu bir iz bıraktı Ziya Hoca...�

ÜMİTCAN İSMİNİN YUMUŞATMASI

ÜMİTCAN isminde...

- Bir afacanlık tınısı var.

- Kabul edilebilir oranda bir yaramazlık tınısı var.

Haberin Devamı

- İsmin kendisi ister istemez “Bizim Ümitcan” tınısı yaymakta.

*

İşte bu nedenlerle...

Gazetecilere saldırıları kınıyorum ama ayrımsız

Adı sürekli şüpheli kadın ölümleriyle birlikte anılan adamın haberini gazetede “Ümitcan şöyle yaptı, Ümitcan böyle yaptı” diye vermek içimizden gelmedi.

*

Dünkü Hürriyet’te çıkan...

Yine O Adam Yine Bir Ölüm” başlığının kısa hikâyesi budur.

IRKÇILAR ÜÇE AYRILIR

BİR radyo programında iki kişi oturmuş leş bir muhabbet çeviriyor.

*

“Afganistan’dan sakallı sakallı leş insanlar geleceğine Ukrayna’dan mülteci kadınlar gelsin” falan türü bir muhabbet.

*

Yaptıkları tam anlamıyla...

Mide bulandırıcı müptezel bir ırkçılık.

Bir de matah bir şey söylemişler gibi...

Kıs kıs gülüyorlar.

*

Şöyle bir baktım suratlarına.

Şunu fark ettim:

*

Haberin Devamı

Bu adamlar, yaptıkları leş gibi müptezelliğin de korkunç ırkçılığın da farkında bile değiller.

“Ne yapıyorsunuz” falan denildiğinde akılları başlarına gelecek türden muazzam bir alıklık içindeler.

*

İşte buradan yola çıkarak ırkçıları üçe ayırdım:

*

BİR: Normal ırkçılar.

*

İKİ: Müptezel ırkçılar.

*

ÜÇ: Müptezelliğinin farkında bile olmayan müptezel ırkçılar.

Yazarın Tüm Yazıları