Güncelleme Tarihi:
İnternet, gün geçtikçe hayatımıza daha fazla giriyor. Bundan 20 sene önce internet gibi bir gereksinim bile duymazken, bugün internet vazgeçilmezimiz olmuş durumda.
Eğitim ve öğretim de internetten elbette daha fazla uzak kalamazdı. Dil öğrenmek için kurslara para harcayanlar, artık interaktif öğretim CD'leriyle kursu evinde, iş yerinde, yani istediği her yerde istediği zaman alabiliyor ve tabii ki internet üzerinden alınan bu eğitimlerin bir kısmından ücret talep edildiği gibi, ücretsiz hizmet sunan siteler de bulunuyor.
Uzak mesafeleri uzak olmaktan çıkaran, dünyanın globalleşmesinin bel kemiği sayılabilecek internetin bugün eğitime olan katkısını burada tartışacağız.
Artık günümüzde sınıfta ders almak yerine, evden hiç çıkmadan internet üzerinden dersleri takip edebilmek mümkün. Bu sistem henüz ülkemizde oturmamış olsa da, gelişmiş ülkelerde bu yönde çalışmaları son senelerde daha çok görmeye başladık.
İnternet üzerinden eğitimi elbette artıları ve eksileriyle bir bütün olarak değerlendirmek gerekir. O nedenle salt internetten eğitim almanın olumlu yanlarından bahsetmek doğru olmaz.
Sloan Consortium'un Araştırma Yöneticisi olan Jeff Seaman'a göre bugün yaklaşık 3,5 milyon öğrenci online kurslarda eğitim görüyor ve online öğretmenlere olan talep gün geçtikçe hızla artıyor.
Tom Ermolovich Northeastern Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapıyor ve derslerini internet üzerinden izlenebilecek şekilde videolara kaydederek öğrencilerine izlettiriyor.
Bir diğer isim ise Robert Vernon. Indiana Üniversitesi'nde profosör olan Vernon, verdiği seminerlerini öğrencilerle sanal dünyada paylaştığını dile getiriyor.
Genel olarak, öğrenciler ve öğretmenlerin aynı anda internette olmaları pek mümkün olmuyor. Bu nedenle öğretim üyeleri ve profosörler ders materyallerini internet üzerine koyarak öğrencilerin diledikleri zaman bu derslerden faydalanabilmelerini sağlıyor.
İnternet: Geleceğin vazgeçilmez eğitim aracı
Regis Üniversitesi M.B.A'de görev alan profosör Peter Bemski, internetin bu anlamda nasıl vazgeçilmez olduğunu bakın nasıl anlatıyor: "Ben Regis Üniversitesi'nde derslerimi hep sınıfta verirdim, yani buna zorunluydum, çünkü başka bir alternatifim yoktu. Ancak internet hayatımıza iyice yerleştiğinde, başta tereddüt etsem de interneti kullanmaya karar verdim. Bazen benim başka üniversitelere seminer vermek için gitmem gerekebiliyor, ama Regis Üniversitesi'ndeki öğrencilerime de burada olmadığım süre boyunca ders vermeme gibi bir lüksüm olamazdı. O nedenle ben de sınıfta ders vermemin mümkün olmamasından dolayı internet üzerinden öğrencilerime ders verdim. Böyle anlarda gerçekten internet ilk yardım çantam gibi".
İnteraktif eğitimi destekleyenler olduğu gibi bunun aksini düşünenler de var. Stephen Ruth, George Mason Üniversitesi'nde profosör olarak görev yapıyor. Ona göre internet üzerinden dersleri izleyen öğrenciler, geleneksel yöntemlerle, yani normal sınıftayken aldığı dersteki gibi o ambiansı, havayı yakalayamıyor. Ruth sözlerine şu şekilde devam ediyor: "Birebir öğretmenden ders almakla araya bir bigisayarın girmesiyle alınan dersin yarattığı etki kanımca aynı olamaz".
Sloan Consortium'un Araştırma Yöneticisi Seaman'a göre internet üzerinden yapılan eğitimde patlama yaşanan alanlar daha çok önlisans, yani iki senelik eğitim veren bölümler.
Phoenix Üniversitesi'nden Hector Leal ise görüşünü şu şekilde ifade ediyor: "Öğretim üyeleri internet sayesinde çok daha fazla gelir kazanabilir. İnternet, öğretim üyelerine daha fazla boş zaman tanıyacağından, ikinci bir kariyer yapma şansları da var".
Maryland Üniversitesi'nden Merrily Stover'a göre ise e-öğrenim, bir öğretim görevlisi için üniversiteden uzak olduğu zamanlarda derslerine devam edebilmesine olanak tanıyor.
Dünyada durum böyleyken ülkemizde internet, eğitim aracı olarak ne kadar yoğun kullanılıyor peki? Sistem şimdilik yurtdışındaki üniversitelerde olduğu gibi işlemiyorsa da, yakın gelecekte ülkemizdeki üniversitelerin büyük çapta interneti kullanacağını öngörmek zor değil.
Türkiye'de uzaktan eğitim veren üniversiteler
Maltepe Üniversitesi
İlk katılımcılarını 2006/2007 Güz Döneminde bünyesine katan program, 2007/2008 Bahar Dönemi'nde kayıtlarına devam ediyor. 10 Mart 2008 tarihine kadar devam edecek olan kayıtlara, 4 yıllık lisans derecesine sahip tüm MBA adayları, programın web sitesi üzerinden online olarak başvurabiliyor. Programın toplam eğitim ücreti 6.500 YTL (KDVdahil) olup, ödemeler %15 peşin + 12 taksit olarak da yapılabiliyor. Taksit fırsatının yanı sıra, peşin ödemelerde de %10 indirim uygulanıyor.
Ayrıntılı bilgi için tıklayın...
Anadolu Üniversitesi
Türkiye'de de uzaktan eğitime geçen üniversitelerimiz var. Bunların en başında Anadolu Üniversitesi geliyor. Açık Öğretim Fakültesi (AÖF), öğrencilere e-MBA, e-sertifika ve ilgi yönetimi önlisans programı sunuyor. Bunun yanında çevrim içi dersleriyle de bilinen AÖF'nin, ders videoları internetten indirilebiliyor.
Ayrıntılı bilgi için tıklayın...
Gazi Üniversitesi
Gazi Üniversitesi de uzaktan eğitim programına sahip olan üniversitelerimizden. İşletme bölümü için verilen uzaktan eğitim programının iki yıllık eğitim süresi var.
Ayrıntılı bilgi için tıklayın...
Sakarya Üniversitesi
Sakarya Üniversitesi Adapazarı Yüksek Meslek Okulu da uzaktan eğitim programına sahip. Vize sınavları internet üzerinden yapılabilirken, final sınavları ise kampüslerde yapılıyor.
Ayrıntılı bilgi için tıklayın...
Çukurova Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Eğitim Fakültesi ve Adana Meslek Yüksekokulu'nun bazı bölümlerinde uzaktan eğitime geçilmiş durumda.
Ayrıntılı bilgi için tıklayın...
Ankara Üniversitesi
Uzaktan eğitim ayağında Ankara Üniversitesi'nin, Avrupa Bilgisayar Yetkinlik Sertifikası, İlahiyat Lisans Tamamlama Programı ve Müzelerde Önleyici Koruma programları var.
Ayrıntılı bilgi için tıklayın...
Bu üniversiteler dışında, Mersin Meslek Yüksek Okulu'nda bazı programlar ve ODTÜ'de değişik kurslar şeklinde uzaktan eğitim programları da mevcut.