Maç seçmekten yorulmadılar

Güncelleme Tarihi:

Maç seçmekten yorulmadılar
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 03, 2009 22:38

Gökhan’ı stopere koyan, Ali Bilgin’den sağ bek yapan zihniyet, şampiyonluğa bu kadar yaklaşmışken altın tepsiyi kıran zihniyet, Antep maçını niye gündüz oynatıyorsunuz diye kızan bir zihniyet; El Klasiko tüm hızıyla devam ediyor.

Haberin Devamı

Emrah Öner yazıyor

Maçın ana fikirleri şunlar;

 

Beşiktaş’a veya Mustafa Denizli’ye maçtan önce bırak iyi veya kötü haberi, hiçbir haber vermeyeceksin. Çünkü bazı takımlarda, özellikle Beşiktaş’ta ters etki yaratabiliyor. Biliyoruz ki, Sivas bugün yense idi, derbinin skoru böyle olmayacaktı. Bu stresi, bu gerginliği yenebilecek, şampiyonluğu hak edebilecek takım yaratmak kolay değil. Özellikle Barcelona – Real Madrid maçının seyrettikten sonra hiç kolay değil. Çünkü taraftar-medya-yönetim sizden artık çok şeyler bekliyorlar. Buna, kötü bir döneminde yakalanmış bir Fenerbahçe’ye fark atarak şampiyon olmak da dahil... Fakat bu maçta Fenerbahçe’nin akıllı oyunundan bahsetmek farz olmalı.

 

Haberin Devamı

İkinci ana fikir, artık bahis şirketlerinde mi belli edersiniz, tezlerde mi yazılır, anabilim dalı mı kurulur bilmiyorum, “derbinin favorisi falan yoktur ve istatistik vardır.” Bakarsınız, Fenerbahçe’nin İnönü’deki maçlarına, ondan sonra yorum yaparsınız. Özellikle karşınızda, bu kadar maç seçen bir Fenerbahçe var ise.

 

Beşiktaş’ın aslında ilk yarının başında 1-2 ve Holosko’nun golünden sonra, son dakikalarda sıkı gol pozisyonları var. Fakat ne olduysa, 15.dakikadan sonra maça müthiş sahiplenen bir Fenerbahçe de var. Çünkü bu kadro, en sevdiği formata, kontra atağa hazır olan bir kadro…

 

Devre arasında TV’de Rüştü’nün reklamı vardı. Rüştü ve çocuklar diyor ki; “Futbol nerede, biz oradayız.” Ama bir tek Rüştü orada değil. Güiza’nın golünde faul ile alakası olmayan bir pozisyon ve gol yememek için Güiza’ya doğru değil, hakeme itiraz için koşan bir Rüştü. Reklamın sonunda da Rüştü çocuklarla zıplayıp el sallıyor. Aynı Güiza’nın golünde olduğu gibi.

 

Haberin Devamı

Beşiktaş maçı belki de Güiza’nın en iyi maçı. Attığı gol, çok iyi… Fakat takıldığı ofsaytlar bir felaket. Emre ile Deivid’in kavgası tek başına bir yazı olabilir. Pozisyonu göremedik fakat, bir kurumda çalışan biri bu kadar hırslı, bu kadar agresif, bu kadar gergin olabilir mi? Emre, evde nasıl çok merak ediyorum. Acaba televizyonun önünden geçen annesine yatarak mı giriyor? Kapıcı gazeteyi geç getirince boğazına mı sarılıyor?

Benimki de merak işte.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!