Güncelleme Tarihi:
KENAN BAŞARAN: GÜNEŞ'İN NECİP ÇARESİZLİĞİ
Attığı 11 golle Göztepe’yi Göztepe yapan adam, yani Jahovic yoktu. Bunun yanı sıra Jahovic’e o pozisyonları hazırlayan Scarione de yoktu. Dolayısıyla Göztepe’nin işi zordu. Beşiktaş’ın işini kolaylaştıran adamların başında Tolgay geliyordu. Hem kademeye girme hem oyun organizasyonunu gerçekleştirme açısından son derece başarılıydı. Göztepe’nin devre arasında savunmaya mutlaka transfer yapması gerekiyor. Bu bölgeye kaliteli bir oyuncu takviyesi yaparlarsa çok daha iyi bir takım olabilirler.
4 haftalık bunalımdan sonra Beşiktaş, Alanya’yı yenerek, tedaviye başlamıştı. İzmir’e ise taburcu olmak için gitti. İlk 10 dakika 3-0 Göztepe lehine olacak maçın resmi tabelasında 1-0 Beşiktaş yazıyordu. Bunun sebebi büyük takım tecrübesi ve klas ayak farkıydı: Babel’den ciğerine pas, Talisca’dan da filelere gol... Göztepe, Monaco gibi Beşiktaş’a önde baskı uyguladı ve bu da siyah beyazlı savunmaya çok sayıda hatalı pas yaptırdı.
İlk 45’te Tosic Pepe ikilisinin hatalı pas sayısı 12! Net pozisyonlar bulan İzmirlilerin engeli ne Atiba ne Tosic ne de Pepe’ydi. Tek engel Fabri’ydi. Rakiplere çok pozisyon vermek bu sezonki Beşiktaş’ın temel hastalığı. Diğer hastalığı da esas golcüsünü yeterince besleyememesi. Tosun, ancak 45’te ceza alanında topla buluşabildi. Neyse ki dün akşam kaleyi gören her Beşiktaşlı şut attı. Bu da övülecek yanıydı. 2. devrenin ilk 8 dakikasında Beşiktaş maçı bitirecek skoru yakaladı.
“Babel sağına çekerse gol olur” der Beşiktaş taraftarı. 47’de de bunu yaptı. Cenk de 2. devrenin hemen başında ceza alanında iki kez topla buluştu ve ikincisinde golü attı. Haftalardır söylediğim şu: Ceza sahasına yerden de gir. Caner Erkin’li oyunda Beşiktaş daha çok bir ‘hava topu takımı’ydı. Ta orta sahadan şişirilen toplara tanıklık ediyorduk. Beşiktaş, havadan gol ararken yer topunu geri plana atmıştı. Caner’in yokluğu hava ve yer topunda bir denge sağlayacak ve Beşiktaş daha etkili olacak.
Medel'i reddediyor
3-1’den sonra Güneş’in Necip’i oyuna almak zorunda kalması büyük bir çaresizlik, hüzünlü ve acıydı. Son iki sezonun şampiyonu ve Şampiyonlar Ligi’nin yenilgisiz takımının 2 farkı korumakta zorlanması düşündürücü. Güneş, geçmişte hep 1 farkla öndeyken Necip’e sarılırdı ama dün 3-1’ken bunu yapmak zorunda kaldı. Beşiktaş, aldığı 3 puandan çok dünkü bu Necip çaresizliğine kafa yorsun çünkü bu takım savunmasıyla, ligin sonu gelmez. Ve Medel... Beşiktaş’ın vücudu bu organ naklini reddediyor.
ALİ ECE: TALISCA'NIN DÖNÜŞÜ
İlk 5 dakika Beşiktaş’ın en iyisi Fabri’ydi. Çünkü Göztepe maça kendisini puan tablosunda bu kadar yukarılara taşıyan ofansif coşkusuyla başladı. Göztepe tribünü yine her iç saha maçındaki gibi takımın yıldızıydı. Lakin saha içindeki en büyük yıldızları gol makinesi Jahovic kart cezalısıydı.
Bir de üstüne Fabri en iyi maç başlangıçlarından birisini yapınca Beşiktaş efsanesi Serpil Hamdi Tüzün’ün kulakları bininci kez çınladı: “Önce iyi bir kaleci ve iyi bir golcü her maçın akışını değiştirebilir. Fabri kurtardı, akabinde Talisca adeta şapkadan Kartal çıkardı! Ceza alanı dışından yükselen Brezilyalı adeta sol ayakla gelişine vurur gibi kafasıyla yere doğru vurdu, çeyrek pozisyonda ilk golü attı. Şenol Güneş bu nedenle Süper Lig’de Talisca’yı en az iyi oynadığı maçta bile oyundan almayabiliyor. Çünkü Brezilyalı flu bir pozisyonda bile net bir gol atabiliyor! Talisca’nın Cenk Tosun’a yaptığı asist ve 78’de yine Cenk’e verdiği anahtar pas “Şenol Güneşsilin” ilacının iyileştirici etkisi.
Babel’in golü ise tam bir Babel klasiğiydi. Karşısındaki rakip, Babel’in soldan giderken sağa çekip vuracağını biliyor ancak Hollandalı ne zaman döneceğini hiç çaktırmadığı için bir türlü önlem alamıyorlar. Cenk Tosun ise her maç gol repertuarına yeni bir numara ekliyor. Attığı golde solla kontrol edip sol ayak içiyle direk içine çarptırarak attığı gol saatlerce ekstra sol ayak çalışmasının sonucu.
UĞUR MELEKE: TOLGAY YAŞLANMADAN A MİLLİ YAPSAK ARTIK
Bornova Stadı’ndaki Göztepe-Beşiktaş maçının hikayesini fena halde Galatasaray-Fenerbahçe müsabakasına benzettim doğrusu. Sebebi de şu: Derbide Tudor, birçok genç teknik adamın yaptığı bir hataya düşmüş, orijinal ayarlarını bozup, birtakım sürprizlerle Fenerbahçe’yi şaşırtmak istemişti. Dün akşam da İzmir’de Göztepe’nin 11’ini gördüğümde hissettim benzer şeyleri. Tamer Hoca normalde orta sahasını Rotman-Selçuk-Castro ile sağlam bir üçlüyle kurar, geçirgenlik sorununu böyle çözerdi.
Dün Rotman’ı kulübede oturtup, Ghilas’ın arkasında Halil-Gouffran-Tayfur’un üçüne bir arada görev vermesi, başarısız bir sürpriz oldu bence. Evet, ilk 5 dakikada coşkuyla baskı kurdular, üç tane de cılız fırsat buldular. Ama 7’nci dakikada Babel merkezdeki bomboş Talisca’nın kafasına servisi yaptığında Brezilyalı’nın yanında kim vardı dikkat ettiniz mi? 1,67 boyundaki sağ açık Halil! Tamer Hoca ofansif kadro tercihiyle Beşiktaş’ı şaşırtmak istedi ama korkarım esas şaşkınlığı yaşayan kendi oyuncuları oldu dün.
Beşiktaş 7’de golü bulduktan sonra olgun oynadı, ikinci devrenin başında Tolgay-Babel işbirliğiyle gelen sayıyla da maç fiilen bitti zaten. Babel hem birinci golde adeta Talisca’nın kafasına çarptırdığı asistle, hem ikinci goldeki solosuyla yine maçın fişini çeken adamdı ama Tolgay’ın artan formunu da gözden kaçırmamak lazım.
Lucescu, yarından itibaren milli takımda yenilenmiş bir kadroyla çalışacak, Emre Akbaba, Deniz Türüç, Atila Turan gibi isimlerin 2020 planlarına dahil olması mutluluk verici. Ancak Rumen Hoca, Süper Lig’de bu hafta oynanan maçları dikkatli izlediyse herhalde bazı oyuncular konusundaki kararlarını tekrar gözden geçirmesi gerektiğini fark etmiştir: Alanya’da Efecan her hafta mükemmel oynuyor.
Hem orta sahanın ortası, hem sağ açık için çok iyi bir alternatif. Trabzonlu Abdülkadir de öyle. Dün Göztepe’de sol açık oynayan Tayfur Bingöl’ün ne kadar çok top kazandığını fark ettiniz mi bilmiyorum. Tayfur zaten bek orijinli bir oyuncu. İsmail Köybaşı’nın olduğu bir ulusal takımda onun olmaması akıl dışı.
Ama benim Abdülkadir, Efecan ve Tayfur’dan daha fazla üzüldüğüm bir adam var milli takımda olmadığı için. O da ülkenin belki en iyi orta saha oyuncusu olan Tolgay... Alt yaş gruplarında hem Türkiye, hem de Almanya forması giydiği için, hiç A milli olmadığı halde saçma bir FIFA yönetmeliğine takılıyor. 19 yaşında bir kez milli takım değişikliği yaptığı için bir değişiklik hakkı daha vermiyorlar.
Ve biz bu sorunu iki yıldır bir türlü çözemiyoruz. Benim Şenes Erzik’ten ricam, Tolgay gibi hiç A milli olmadığı halde bu saçma engele takılan oyuncuların durumunu FIFA’nın ele almasını tavsiye etmesi. Çünkü belli ki biz, bu hızla bu işi Tolgay yaşlanana kadar halledemeyeceğiz!