Güncelleme Tarihi:
Hacımemiş sokağı, şirin kafe ve restoranları, antikacı dükkanları, galerileri, seramik ve cam işçiliği atölyeleri ve daha bir çok farklı mekânlarıyla Alaçatı’nın yükselen yıldızı. Kemalpaşa sokağı gibi sıkış sıkış bir kalabalık, sokağa taşan gürültülü mekânlar yok burada, daha sakin ve dingin bir yer.
Alaçatı sadece yaz döneminde değil dört mevsim gerçekleştirilen etkinliklerle cazibe merkezi olmayı başarıyor. Bu etkinliklerden en çok ilgi çekeni Ot Festivali. Efsanelere göre 1,001 çeşit ot yetişen Alaçatı’nın şifalı otları ile yapılan yemeklerin sergilendiği, çeşitli yarışmaların düzenlendiği festivale çok sayıda turist katılıyor.
Uluslararası yarışmalara da ev sahipliği yapan Alaçatı, dünyanın en iyi rüzgâr sörfü yerlerinden birisi olarak gösteriliyor. Alaçatı Yumru Koyu dünyanın sayılı sörf yerlerinden biri ve burada her yıl Dünya Windsurf Şampiyonası yapılıyor. Ben de rüzgar sörfü yapmayı bilmiyorum ama alanında uzman isimlerin eğitim verdiği okullarda, harikulade sörf yapanları izlemek keyif verici. Alaçatı, yılın 330 günü rüzgarlı olduğundan, her yıl pek çok rüzgar sörfü müdaviminin akınına uğruyor. İster profesyonel olun ister sörfe gönül verenlerden, gidin deneyin.
Her cumartesi çok geniş bir alanda kurulan Alaçatı Pazarı, sebze meyvenin dışında, kaliteli giyim ürünleri ve el yapımı reçellerin, baharatların bulunabileceği çok renkli bir yer. Yakın köylerde üretim yapan köylülerin lezzetli doğal ürünlerini alın. Reçelci Niko‘ya uğrayın, nelerden nasıl leziz reçeller yapıldığını görün.
İştah kabartan Çeşme kumrusu, ‘İzmir kumrusu’ ve ‘Çeşme kumrusu’ adıyla da tanınıyor. Nohut mayalı susamlı ekmeğe sucuk, domates ve tulum peynirinin eşlik etmesiyle muhteşem bir lezzet şölenine dönüşen kumru, öğlen arası atıştırması olarak en doğru tercih. Denizden çıkanlar ve gece eğlencesini bitirenler kumrucuya uğruyor.
Alaçatı’nın simgesi, 1850’lerden kalma taş yel değirmenleri, buranın en eski yapıları arasında yer alıyor. Büyüklükleri birbirinden farklı 4 adet yel değirmeni Alaçatı merkezde yer alan küçük bir tepenin üzerine kurulu. Alaçatı sokaklarını turladıktan sonra hem yorgunluk kahvesi içmek hem de nefis gün batımı izleyip fotoğraf çekmek için ideal bir yer.Ekim Ayında Gidilecek En Güzel Yerler İçin Tıklayın!
Ege mutfağını enfes lezzetlerini sunan restoranları ve sıcakkanlı halkıyla Alaçatı, otel yönünden de zengin bir çeşitliliğe sahip. Küçücük masalarıyla doyumsuz tatlar sunan meyhaneler Alaçatı’yı Alaçatı yapan değerlerden. Ege otları ve yerel lezzetlerin eşlik ettiği meze çeşitleriyle süslenen rakı sofraları, canlı müzikle birlikte yüzleri güldürüyor. Rakı sofrasının konukları ‘zaman geçmesin’ diye dua ederken, bu masalarda eğlenmenin yanında hüzünlenmek de garanti.
Alaçatı birçok tasarımcının atölyesinin bulunduğu bir merkeze dönüştü. Hemen hemen her sokakta karşınıza çıkan tasarım atölyelerinde özgün tasarımları görmek mümkün. İster küçük bir buzdolabı magneti, ister deri bir çanta, Alaçatı’da her bütçeye uygun hediye bulunabiliyor. Ayrıca yan yana tezgahların açıldığı gece pazarı öğleden sonra ziyaretçilerini ağırlamaya başlıyor.1874 yılında inşa edilmiş bir kiliseden dönüştürülmüş olan Pazaryeri Camii’nin yanındaki Antika Pazarı cumartesi ve pazar günleri kuruluyor ve ve Türkiye’nin ilk antika pazarlarından biri olarak anılıyor.
Her biri bambaşka bir kimliğe sahip, kendisine hayran bırakan Alaçatı butik otelleri, dört mevsim ayırt etmeden benzersiz atmosferiyle misafirlerini ağırlıyor. Bir çoğu 100 yılı aşkın tarihiyle, aslına uygun olarak restore edilen kesme taştan yapılmış Alaçatı otelleri, cumbalarında Türk kahvesi keyfi yapabileceğiniz bir konfor sunuyor. Hele Ege usulü kahvaltısı dillere destan.
Son yıllarda özellikle İstanbullu yatırımcıların da ilgi gösterdiği Alaçatı’da çok sayıda eğlence mekanı açıldı. Bazıları gündüz beach club, gece ise eğlence mekanına dönüşen bu yerlerde zaman zaman ünlü şarkıcılar ve DJ’ler de sahne alıyor. Birbirinden güzel plajları, akşam üstü happy hour’larla başlayıp sabahın ilk ışıklarına kadar süren Alaçatı gece hayatı kendinden sık sık söz ettiriyor.