Güncelleme Tarihi:
“Ey Kalem! Zamanın Süleyman’ının vasıflarını yaz/ Büyüklükte acaba onun bir eşi görülmüş müdür”... Arifi’nin (Arif Çelebi) ‘Süleymannâme’sinin ilk beyitleri böyle başlıyor... Kanuni’nin saltanatını, gündelik yaşamını minyatürler, şiirler eşliğinde anlatan ve ‘ilk resimli tarihimiz’ olarak kabul edilen eser, Topkapı Sarayı’nda koruma altında ama sergilenmediği için görmemiz pek mümkün değil(di). Şimdilerde güncel bir yorumu Çınar Kültür ve Sanat Merkezi tarafından yayımlanan bu eşsiz eser, sembolik de olsa artık elimizin altında.
ORİJİNALİNE SADIK KALINDI
Minyatür sanatçısı Özcan Özcan önderliğindeki Minyatür Proje Grubu tarafından hazırlanan yeni ‘Süleymannâme’de çoğunluğu sarayın ilk resmi şehnamecisi Arif Çelebi’nin eserinden seçilen minyatürler, orijinaline sadık kalınarak günümüzün malzeme ve teknikleriyle yeniden yorumladı. Dönemin belgesi niteliğindeki bu minyatürlerde yer alan tarihi olaylar ve sembolik dil, kaynak araştırmalarına dayanarak Ayşe Nur Kapusuz ve Mevlüde Burnaz tarafından kaleme alındı. Böylece 54 minyatür ve bunlar için hazırlanan metinlerle orijinal ‘Süleymannâme’ye bir nazire olarak değerlendirebileceğimiz yeni bir çalışma ortaya çıktı.
BÜYÜK BİR EMEĞİN ÜRÜNÜ
Ev sahibi olarak açılış konuşmasını yapan Çınar Uluslararası Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Rabia Babaoğlu, ‘Süleymannâme’ kitabının büyük bir emeğin ürünü olduğunu vurgulayarak “Bu kitap, orijinalini bugün bir müzenin vitrininden bile görme imkânımız olmayan ‘Süleymanname’yi sembolik olarak dokunabilir kılmaktadır” diye konuştu. “İçinde yaşadığımız toplumun bir ayrım gözetmeksizin tüm bireylerini kültürümüzün ve sanatımızın değerleriyle buluşturacak, bu değerlerin gelecek nesillere aktarımı için ortak ve sağlam bir payda oluşturmak üzere yola çıkmış bir gönüllü ekibiyiz” diyen Babaoğlu, gelecek planlarını da şöyle özetledi:
Sınırlı sayıda basılan ‘Süleymannâme’ kitabı, Koşuyolu’ndaki Çınar Kültür ve Sanat Merkezi’nden temin edilebilir. Kitaptaki minyatürlerin yer aldığı sergi, 31 Mart’a kadar aynı mekânda görülebilir. Tel: 0216 545 07 99
Özcan Özcan (minyatür sanatçısı): “Yahya Kemal’in (Beyatlı) ‘Süleymaniye’de Bayram Sabahı’ şiirini bilirsiniz. Girişi muhteşemdir onun. Der ki “Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede/ Bir mehâbetli sabah oldu Süleymaniye’de.” Devamı da şöyledir: “Kendi gökkubbemiz altında bu bayram saati,/ Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi/ Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan,/ Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan.” Tozlu zaman perdesi... O kadar güzel ifade etmiş ki. Yani biz 500 yıl evvel dünyaya hükmeden, yeni dünya düzenini kuran bir Kanuni Sultan Süleyman’a sahibiz. Ama üzerine o kadar toz serpilmiş ki artık onu göremez hale gelmişiz. O yüzden ben talebelerime hep şöyle dedim: Kültürü de sanatın içine koyup o zamanı yeniden yaşatmamız, çocuklarımızın bunu idrak etmesi lazım. ‘Muhteşem Süleyman’...
Yani büyük gücün büyük sorumluluğunu, büyük fedakârlıklarını görsünler istedik. ‘Muhteşem Süleyman’ gerçekten muhteşem Süleyman ama çocuğunu öldürmek zorunda kalmış... Ama ordusuyla son savaşına kadar katılmış. 10 yıl 7 ay 7 gün at sırtında bu adam. Bir taraftan da âşık adam. Aşkının, Osmanlı coğrafyasına, toprağına olan sevgisinin büyüklüğünün ve yeni dünya düzenini nasıl kurduğunun ifadesi en güzel ‘Süleymannâme’de var. O yüzden biz de ‘Süleymannâme’yi yeniden çalıştık. Minyatürleri şiirlerle, kısa metinlerle destekleyerek kolay anlaşılır şekilde yaptık kitabı. Gayemiz gençlere bunu verebilmek. En büyük sorunu kültür sanat birleşmesinde yaşıyoruz. Sanatı yapıyoruz, kültür yok. Kültürle sanat birleşmeli ve bu şekilde bunları çocuklarımıza aktarabilmeliyiz. Kimlik bunalımı... Kanuni’yi bilmiyorsan zaten kimlik bunalımı yaşarsın; ya da Fatih’i...”
KİTAPTA MİNYATÜRLERİ YER ALAN SANATÇILAR
Özcan Özcan, Arzu Akbulut, Aysel Güleser Ekşi, Ayşe Nur Kapusuz, Emel Demir, Emel Sakarya, Fatoş Borbor, Fikriye Akbulut, Füsun Yılmaz, Gülgün Keser, Hamiyet Leventoğlu, İsmet Gömeç, Nermin Özcan Özer, Neslihan Bulut, Tülay İlkar, Zeynep Elçi.