Güncelleme Tarihi:
Cemal Reşit Rey Konser Salonu, 9 Şubat’ta, Türkiye’nin uluslararası başarılara imza atan genç kuşak müzisyenlerinden keman sanatçısı Atilla Aldemir’i, Rostropoviç’in “Kuşağının önde gelen viyolonselcilerinden, tartışılmaz yetenek” olarak değerlendirdiği Benyamin Sönmez’i ve kendine özgü yorumuyla tanınan piyano virtüozu Tuluğ Tırpan’ı ağırlayacak.
Konserde Şostakoviç, Çaykovski ve Tırpan'ın eserleri seslendirilecek.
Atilla Aldemir’in 1840 yapımı J.B.Vuillaume keman ile sahne alacağı konserde, Benyamin Sönmez ise Mateo Goffriller (1698-Venedik) viyolonselle eserleri yorumlayacak.
Johannes Brahms Yarışması’nın tarihinde beş ödüle sahip tek yarışmacısı
Atilla Aldemir, 2007 yılında Uluslararası 14. Johannes Brahms Yarışması keman kategorisinde ikincilik ve iki özel ödül kazandı. Aldemir, aynı yarışmanın 2008 yılı viyola kategorisinde ise üçüncülük ve en iyi çağdaş eser yorumu ödülüne layık görüldü. Atilla Aldemir böylece Johannes Brahms Yarışması’nın tarihinde beş ödüle sahip tek yarışmacısı unvanına sahip oldu. Aldemir’in kazandığı diğer ödüller arasında Premio R. Lipizer Yarışması “The passion for music, strong artistic temperament” ödülü, 8. Zagrep Vaclav Hulm finalist, Essen Folkwangpreis, Vestfalya Kültür Ödülü, T.C. Kültür Bakanlığı Genç Yetenekler Keman Yarışması ikincilik ödülü bulunmaktadır.
Natalia Gutman ile
Benyamin Sönmez, 2006 yılında Yeni Zelanda’da M. Rostropovich’in patronajında düzenlenen Uluslararası Adam Viyolonsel Yarışması'nda 350 profesyonel çellist arasindan ilk beşe girerek büyük başarı gösterdi. Sönmez, ayrica en iyi Boccherini yorumcusu ödülünü kazandı.
Sönmez, Yuri Bashmet’in desteği rus çellist Prof. Natalia Gutman ile ilk profesyonel müzik çalışmalarına başladı. Sönmez’in Gutman ile Almanya’da başlayan müzik çalışmaları Moskova’da devam etti. Sönmez’e “Sultan” ismini takan Gutman, Moskova’nın güvenli olmadığını söyleyerek, ona kendi evinde ailesiyle yaşamayı teklif etti. Böylece, Çaykovski Konservatuvarı’nın en yetenekli öğrencisini Benyamin Sönmez ile Natali Gutman anne oğul gibi oldu.
Müzikallerin prensi
Sabri Tuluğ Tırpan’ın 2002 yılında George Orwell`in 1984 kitabından esinlenerek bestelediği "HEARTS" müzikali Musical Coctail dergisi tarafından son yıllarda Almanca konuşulan ülkelerde bestelenmiş en iyi müzikal olarak değerlendirildi. Tırpan’ın 2004 yılında Mozart`ın Figaro`nun Düğünü Operası’nın temalarından yola çıkarak bestelediği caz stilindeki ikinci müzikali FIGARO çok büyük beğeni topladı ve Almanya`da da birçok yerde seslendirildi. Sanatçının 2005 yılında çıkardığı, kendi eserlerinden oluşan ‘My Red Color" isimli çalışması, Fishtank etiketi ile tüm Avrupa`da piyasaya çıktı ve Avusturya`da yılın en iyi çalışmaları arasında gösterildi.