Oluşturulma Tarihi: Ağustos 01, 2005 00:006dk okuma
Tek albümlük değilizBir buçuk sene sonra yeni albümleri ‘Sefarad Volume II’yle müzik piyasasına ikinci kez ‘Merhaba’ diyen Sefarad üyeleri, ‘Bu piyasada kalıcı olabileceğimizi göstermek istiyoruz. Tek albümlük bir grup değiliz. Bizden, ‘Bir zamanlar Sefarad vardı’ diye bahsedilmesin yeter’ diyorlar. Birbirinizi ne şekilde tanımlarsınız? Sami: Ceki en agresif olanımızdır. Fakat hiç ummadığınız bir zaman da, herkesten daha yufka yürekli olabilir. Cem daha toparlayıcıdır. Bir şeye ‘Kırmızı’ diyorsa, o kırmızıdır! Hayatta kimse onu başka bir şeye ikna edemez. Ceki: Sami, değişikliği seven bir adamdır. Marjinal takılır. Onun bu halini seviyorum. Çünkü onun bu özelliğinin birazı bende de var. Ama ben onun kadar bunu ortaya çıkaramıyorum. Cem panik ve tez canlıdır. Bir şey yapmak istiyorsa hemen yapması gerekir. Cem: Sami eğlencelidir. Yanında sıkılmazsınız. Komik derecede batıl inançlıdır. Siz tahtaya iki kere vuruyorsanız, Sami dokuz kere vurur. Ceki, karakterini gizlemeyi mükemmel bir şekilde başarır. İçine girdiğiniz zaman gerçekten komik bir adamla karşılaşırsınız. O komiği çıkartmak bir çok insan için çok zor! Çevresindeki ilk beş kişiden biri değilseniz asla gerçek Ceki’ye ulaşamazsınız! Sonuçta bir şekilde birbirimizi tamamlamaya çalışıyoruz. Tamamlamak zorundayız da... Çünkü hepimiz üç ayrı karakter olarak, ‘Sefarad’ adındaki çocuğu yetiştirmeye çalışıyoruz.- İçinizde solo albüm çıkarmayı düşünen var mı?Sami: Eğer bir gün solo albüm yaparsam; Ceki ve Cem; ‘Henüz hazır değilsin, yapma’ derlerse, yapmam. Çünkü onlara çok güveniyorum. Ama bir gün mutlaka solo albüm yapacağım.Ceki: Ortada ‘Sefarad’ diye bir çocuk var. Bunu bozma, ne istiyorsan yap! Bizim kuralımız bu! Hepimize teklifler geliyor. Bir kişiye gelen teklifi bile, üçümüz tartışıyoruz. Bir çok örneğini görüyoruz: Adam grubundan ayrı solo albüm çıkarıyor. Grubuyla yaptığı müziğin aynısı! Madem aynı müziği yapacaksın, niye solo albüm çıkarıyorsun ki?YURT DIŞINA AÇILMAK GURBETÇİ KONSERİ DEĞİLDİR- Bir röportajınızda; ‘Müziğimizi bütün dünyaya duyurmak istiyoruz’ demişsiniz. Bu konuda bir çalışmanız var mı?Ceki: Sorbonne Üniversitesi’nden bir davet aldık ve 1500 kişiye konser verdik. Hollanda’da taksilerde bizim şarkılarımız çalıyormuş. Bütün taksi şoförleri Türk vatandaşı mı bilemiyorum! Yurt dışıyla irtibatlarımız sürüyor. Şirketimiz de bu konuda bizi destekliyor.Cem: Türkiye’de bunu başarmaya çalışan iki kişi var; Tarkan ve Mustafa Sandal. Sertab Erener’i de dahil ediyorum. Bu isimlerin dışındakiler Almanya’daki gurbetçilere konser verip, ‘Yurt dışına açıldık’ diyorlar. Sami: Yurt dışına açılmak demek; Tarkan’ın popülaritesinin orada da olması demek. Onun durumu da yılan hikayesine döndü. Sonuçta zeki bir adam, mutlaka bir bildiği vardır.Ceki: Mesela biz Eurovision’a katılmayı düşünüyoruz!- Şaka mı yapıyorsunuz?Ceki: Ben Türkiye’ye yurt dışından ödül getirme gururunu yaşamak istiyorum.Cem: Eurovision, bizde abartıldığı kadar yurt dışında önemli olan bir yarışma değil. Ancak kişisel fikrim; öyle bir ortamda olmak istemiyorum. Yerimin orası olduğunu düşünmüyorum! Çünkü gazoz kapağı kupası almak istemiyorum! Hem ya getiremezsen o ödülü? ‘Eurovision matah bir şey mi canım?’ derler, kazanamayınca da seni yerden yere vururlar.Ceki: Her şey kazanmak değildir. O ortamda Türk müziğini, klarnetini, darbukanı tanıtmak da önemli bir şey.- 20 sene sonra ne yapıyor olacaksınız?Cem: Allah sağlık verirse, çok oturaklı, çok düzgün bir aile yaşantım olacak. Çünkü rutin hayatı çok seviyorum.Sami: Hayatta maddi, manevi doymak istiyorum. Çok meşhur, işini çok iyi yapan ve kesinlikle müzikle uğraşan biri olurum.. 45 yaşına gelince de çok güzel bir sevgilimin olmasını isterim.- Evlilik yok mu?Sami: Herhalde sevgilim olur. Gayri meşru çocuğumuzla birlikte! Ben uçuk bir adamım. Rutin yaşayamam çünkü.Ceki: Tekneye binip, dünyayı gezmek istiyorum. Karımı ve birkaç arkadaşımı alacağım yanıma.Pınar YILMAZERLEROryantal yaptı üçüncü olduRus asıllı Türk vatandaşı Tanya Liskina, ABD’de düzenlenen ‘En Güzel Dul’ (Mrs. Globe) yarışmasında dünya üçüncüsü seçildi. Bir Türkle evlenip boşanan Tanya, finalde yaptığı üç dakikalık oryantal dans ile jüriyi kendisine hayran bıraktı. Turizm kenti Antalya’nın Lara bölgesindeki dairesinde köpeğiyle birlikte yaşayan 26 yaşındaki Tanya Liskina, tam yedi yıl önce Ukrayna’dan Antalya’ya gelip, yerleşmiş. Bu yolculuğun öyküsünü şöyle aktarıyor: ‘Ukrayna’nın bir köyünde doğdum. Üniversitede tiyatro ve sahne sanatları okuyup, artist olmayı çok istiyordum. Ama bu hayalimden vazgeçip, muhasebe bölümüne gittim. Sonra pişman oldum çünkü masabaşı işler bana göre değildi. Ablam St. Petersburg’da evlenince annemle beni yanına aldırdı. Ama St.Petersburg’da üniversite ücretleri çok yüksekti, bu yüzden okuyamadım. Annem dahil bütün aile, ayakta durabilmek için çalışıyorduk. Annem yazın işinden izin alıp kısa bir tatil için Türkiye’ye geldi. Kader bu ya, burada aşık olup evlendi. Cicibabam bir Türk oldu. Ben de bu kente geldikten sonra burada yaşamaya karar verdim.’Asıl adı Tatyana olan Tanya, 1.5 yıl önce Müslümanlığı seçip bir Türk ile evlenmiş. Ancak kısa bir süre sonra da boşanmış. Çifte vatandaş olan Tanya, 90-60-90 ideal vücut ölçüleriyle tekrar podyuma dönmüş ve kendini işine vererek bugün kazandığı ‘En Güzel Dul’ ünvanına kadar ulaşmış. Fakat bu ünvanı alması o kadar kolay da olmamış. 40 DUL KATILDITanya bu süreci şöyle anlatıyor: ‘Antalya’da Podyum Ajans’a bağlı olarak çalışıyordum. Önce Miss Mediterranean 2004 Güzellik Yarışması’na katılmak istedim. Yarışma komitesi, daha önce evlenip boşandığım ortaya çıkınca başvurumu geri çevirdi. Ben de bu kez Amerika’da yapılacak ‘En Güzel Dul’ (Mrs. Globe) yarışmasına katılmaya karar verdim. 13 Temmuz’da California’ya gittim. Dünya genelinde katılan 40 dul arasından, ‘En Güzel Gülen’ ve ‘En Güzel Kıyafet Taşıyan’ ünvanlarını kazandım. 24 Temmuz’da yapılan büyük finalde de üçüncü oldum.’ ÖZEL KOSTÜMLE DANS ETTİ Tanya, ‘En Güzel Dul’ (Mrs. Globe) yarışmasının finalinde, özel hazırlattığı mavi kostümle jüri önüne çıkıp, oryantal öğretmeni Buse’den aldığı çarpıcı figürlerle üç dakika dans etmiş. En iyi arkadaşım köpeğim Alf Tanya’nın en iyi arkadaşı ‘Alf’ adını verdiği Sibirya Kurdu köpeği. 30 kilo ağırlığındaki köpeğini yanından hiç ayırmayan Tanya, ‘Alf, Sibirya’da kızak çekenlerden. Ama burada sürekli evde duruyor. Odasındaki klima 24 saat çalışıyor. Annesiymişim gibi seviyorum onu’ diyor. Ufuk BALKİS /ANTALYAAJANDA1 AĞUSTOSSon albümleri ‘Dünya Yalan Söylüyor’la büyük bir çıkış yakalayan Mor ve Ötesi Harbiye Açıkhava’da...4 AĞUSTOS‘Ellerine Sağlık’ ile satış rekorları kıran Yalın, ikinci albümü ‘Küçücüğüm’ ile başarısının geçici olmadığını kanıtladı. Şimdi sıra Rumelihisarı Konseri’nde...‘Sonum oldu!’Bir gün ailemle havuza gitmiştik. Ben yüzmeyi pek bilmediğim halde havuza girdim. Bir ara su yuttum, neredeyse boğuluyordum. Bir çocuk beni kucaklayıp, havuzun kenarına oturttu. Annem ve babam boğulmak üzere olduğumu görmemiş. Beni çocuğun kucağında görünce gerisini siz tahmin edin! Beautiful, 13BAY AŞK UZMANIİntikam için arkadaşıyla çıkıyorumEŞALMAZ: 14 yaşındayım. Çıktığım biri vardı. Ama beni terk etti. Ben de intikam almak için en yakın arkadaşının teklifini kabul ettim. Şimdi ise eski sevgilim benimle barışmak istiyor. Aslında yeniden birlikte olmak istiyorum. Çünkü onu çok seviyorum. Ama arkadaşını da üzmek istemiyorum. Sizce hangisini tercih etmeliyim?BAY AŞK UZMANI: Seni terk edince en büyük hatayı yapmışsın: Sadece intikam almak için hiçbir şey hissetmediğin biriyle çıkmışsın! Daha sakin düşünüp, ona göre hareket etmen gerekirdi. Bu durumda şimdiki erkek arkadaşın çok üzülecek. Ona neler hissettiğini açıklaman gerek. Belki sana kızacak ama gerçekleri bilmesi gerekiyor. Eski arkadaşınla tekrar çıkmak için de iyi düşün bence. Seni neden terk ettiğini bilmiyorum. Böyle bir şeyin tekrarlanmaması gerekiyor.�
button