Güncelleme Tarihi:
THE QUEEN
KRALİÇE
Yön: Stephen Frears
Oyn: Helen Mirren, Michael Sheen, Alex Jennings
Tür: Dram
Süre: 97 dk.
İngiltere kraliçesi II. Elizabeth’i nasıl bilirdiniz?
Hakkında bir şey bilmezdik diyenler de, bir dizi sıfat ve cümle sıralayacaklar da Kraliçe filminden sonra farklı düşünecekler.
Bir kere hemen söyleyeyim, II. Elizabeth bu filmde soğuk, kibirli bir kraliçe olarak değil, taşıdığı tacın ağırlığı altında kimi zaman ezilen, başını dik tutmaya çalışsa da acı çeken, gözyaşı döken bir insan olarak resmedilmiş.
II. Elizabeth, onun insani yönlerini perdeye taşımakta son derece başarılı olan Helen Mirren’a teşekkür etmeli bence. Tüm önyargıları yıkan müthiş performansı ‘soğuk Kraliçe’ imajını yıkacak kadar sıcak çünkü.
TAÇ GİYEN BAŞTA HUZUR OLMAZ
Usta İngiliz yönetmen Stephen Frears’ın yönettiği Kraliçe, Prenses Diana’nın ölümünden sonraki sancılı döneme odaklanıyor.
Açılışta Shakespeare’in ünlü dizesi yansıyor perdeye: “Taç giyen başta huzur olmaz”.
2. Elizabeth’in tacı devraldıktan sonraki en huzursuz dönemlerinin Leydi Diana’nın beklenmedik ölümünden sonraki zamana denk geldiğini söylemek yanlış olmaz herhalde.
Cenazenin Fransa’dan İngiltere’ye gelmesi, cenaze töreni ile detaylar, her yerde yas ilan edilirken saraydaki bayrağın yarıya inmemesi krize yol açarken, İngiliz halkı sevgili prenseslerini kaybetmiş olmanın acısını kraliyet ailesinden çıkartmaya çalışıyorlar. Kraliçe’nin suskunluğu ve aileyi alıp İskoçya’ya götürmesi halkın öfkesinin daha da büyümesine neden oluyor.
İşte bu noktada devreye yeni başbakan Tony Blair giriyor.
UZLAŞMACI TONY BLAIR
Muhafazakarların uzun soluklu iktidarına son veren İşçi Partisinin yenilikçi lideri Blair’in hükümeti devralırken Kraliçe ile yaptığı görüşme filmin en ilginç sahnelerinden. Saraydaki bu sahnelerde modernliğin ve resmiyetin, yenilikçiliğin ve gelenekçiliğin çatışması var.
Bence filmin en dokunaklı sahnesi şehir dışına çıkarak kendini toparlamaya çalışan Kraliçe’nin üzerinde büyük etki bırakan geyikle karşılaştığı anda yaşanıyor. Bundan sonra onun yumuşadığını ve değiştiğini görüyoruz.
Kraliçe için Tony Blair yanlısı bir film demek mümkün. Seçimleri henüz kazanmış başbakan Tony Blair, Kraliçe ile halkın arasını yapan yenilikçi lider olarak sempati kazanıyor.
Kapsamlı röportajlar, derin araştırmalar, sağduyulu kaynaklara dayandırıldığı söylenen Kraliçe aynı zamanda belgesel niteliğinde ve tarzında bir film.
Televizyon filmi hissi veren sahneler içeren ve fazla abartıya kaçmayan bu sade filmi izlerken öyle şaşalı kareler, büyük resimler bulmayacaksınız belki ama hem dönemin hem de o coğrafyada o döneme damgasını vuran insanların ilginç portreleriyle karşılaşacaksınız.
II. Elizabeth ve Tony Blair’e sempati duyulmasını sağlayacak filmin Prens Philip ve Prens Charles için o kadar da hoşgörülü davranmadığını göreceksiniz.
Soğuk, mesafeli, kibirli olarak bildiğimiz II. Elizabeth’i Diana’nın ölümüyle çılgına dönen İngiliz halkı ve medya arasına sıkışmış çaresiz bir insan olarak resmeden Kraliçe’yle ilgili son söz tabii ki Helen Mirren için.
Çok boyutlu ve gerçekçi bir Kraliçe portresi çizen Dame Helen Mirren’ın bu rolüyle Oscar’ı kucaklamasına sadece bir gün kaldı dersem abartmış olmam herhalde.
HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
SİS VE GECE
Yön: Turgut Yasalar
Oyn: Selma Ergeç, Uğur Polat, Ayten Uncuoğlu, Oktay Kaynarca
Tür: Polisiye-Gerilim
Sis perdede dağılıyor
Ahmet Ümit’in beğenilen polisiye romanı Sis ve Gece, Leoparın Kuyruğu filminden hatırlayacağınız Turgut Yasalar’ın yönetiminde zengin bir oyuncu kadrosuyla beyazperdeye uyarlandı.
Sis ve Gece, Sedat adlı gizli servis elemanının yasak aşk yaşadığı sevgilisinin bir anda ortadan kaybolmasıyla gelişen olayları anlatıyor. İçinde aşk, suç, aldatma, kıskançlık ve çeşitli entrikalar barındıran hikaye sürpriz bir sona doğru ilerliyor.
Aksiyon yerine diyaloglara ağırlık vererek ilerlemeyi tercih eden Turgut Yasalar romana sadık kalan bir uyarlamaya imza atmış. Yazarlar kitaplarından yola çıkılarak çekilen filmlerle ilgili sessiz kalırlar. Ama bu kez kitabın yazarının da çok memnun kaldığı ve bizzat sinema izleyicisine tavsiye ettiği bir film var karşımızda.
LAST KING OF SCOTLAND
İSKOÇYA’NIN SON KRALI
Yön: Kevin MacDonald
Oyn: Forest Whitaker, James McAvoy, Kerry Washington, Gillian Anderson
Tür: Dram - Tarih - Gerilim
Süre: 121 dk.
İdi Amin rolü Oscar getirebilir
Binlerce kişinin ölümüne sebep olan Ugandalı diktatör Idı Amin’in hayatı ve liderliğiyle ilgili detaylar İskoçya’nın Son Kralı sayesinde gün ışığına çıkıyor.
Acımasız diktatörün yakın arkadaşı ve danışmanı olan İskoçyalı doktor Gerrigan’la olan ilişkisini anlatan İskoçya’nın Son Kralı, başrolündeki Forest Whitaker’ı Oscar’a çok yaklaştırdı.
Whitaker’ın diktatörün insancıl yönlerini de ortaya çıkardığı çok boyutlu üstün performansı görmeye değer. İskoçya’nın Son Kralı hem tarihe meraklı hem de iyi bir film izlemek isteyen herkesin görmesi gereken bir film.
DREAMGIRLS
RÜYA KIZLAR
Yön: Bill Condon
Oyn: Jamie Foxx, Beyoncé Knowles, Eddie Murphy, Danny Glover
Tür: Dram-Müzikal
Süre: 131 dk.
Çeyrek asırlık müzikal
25 yıldır beyazperdeye taşınmayı bekleyen Tony ödüllü Rüya Kızlar nihayet karşımızda. 8 daldaki Oscar adaylığıyla konuşulan bu etkileyici dönem filmi üç Afro-Amerikalı genç kızdan oluşan The Dreams adlı müzik grubunun yükseliş yıllarında yaşananları anlatırken eğlence dünyasının acımasız ve sert yönlerini de perdeye taşıyor. Kadrosunda Oscarlı akör Jamie Fox ve pop kraliçesi Beyonce Knowles’u da barındıran Rüya Kızlar’ın yardımcı oyuncuları Eddie Murphy ve Jennifer Hudson, Oscar’ın en güçlü adaylarından.
LETTERS FROM IWO JIMA
IWO JIMA’DAN MEKTUPLAR
Yön: Clint Eastwood
Oyn: Ken Watanabe, Kazunari Ninomiya, Tsuyoshi Ihara, Ryo Kase
Tür: Drama - Savaş - Tarih
Süre: 140 dk.
Eastwood Japon cephesinde
Clint Eastwood’a En İyi Yönetmen dalında Oscar adaylığı getiren Iwo Jima’dan Mektuplar, bir süre önce vizyona giren Atalarımızın Bayrakları filminin tamamlayıcısı niteliğinde. Eastwood bu kez kamerasını Japon cephesine yerleştiriyor ve 60 yıl önce Iwo Jima Savaşı’nda yaşananları Japonlar’ın gözünden anlatıyor. 4 dalda Oscar adaylığı bulunan film sayı ve güçleri adaya çıkartma yapan Amerikalılar’a göre çok daha az olan Japon askerlerinin çaresizlikleri, mücadeleleri ve ölüm-yaşam arasındaki o ince çizgide yaşadıkları üzerine kurulu. Filmin hikayesi onlarca yıl sonra, adanın ıssız topraklarından çıkarılan mektuplardan yola çıkılarak şekillenmiş.
GOMEDA
Yön: Tan Tolga Demirci
Oyn: Feride Çetin, Serkan Altunorak, Bulut Köpük, Halim Ercan
Tür: Korku
Kapadokya’da korku
Adını başarılı kısa filmleriyle duyuran Tan Tolga Demirci ilk uzun metrajında korkutmayı amaçlıyor.
Gomeda beş arkadaşın Kapadokya’daki Gomeda Vadisi’nde başlarına gelen korkunç olaylar üzerine kurulu. Bir mağarada hapsolan gençleri düş ve kabusların eşliğinde birçok sürpriz bekliyor. Gomeda’nın başrol oyuncularından biri de İki Genç Kız’daki etkileyici performansıyla akıllarda yer eden Feride Çetin.