Güncelleme Tarihi:
İstanbul'da Akciğer rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tiyatrocu Yıldız Kenter son yolculuğuna uğurlanıyor. Kenter için ilk tören Kenter Tiyatrosunda düzenlendi. Kenter'in Türk bayrağına sarılı ve etrafı beyaz çiçeklerle çevrili tabutu tiyatro sahnesine konuldu. Törene usta tiyatrocunun çok sayıda seveni katıldı. Kenter'in sevenleri tiyatro sahnesine çıkarak veda konuşmalarını gerçekleştirdi.
HER ZAMAN ÇOK HAYRANLIKLA İZLEDİĞİM BİR SANATÇIYDI"
Törene katılan oyuncu Nevra Serezli, Türk tiyatrosunun usta ismi Yıldız Kenter'i anlattı. Serezli, şunları söyledi: "Tiyatronun temel taşlarından biri. Ben gözümü açtım, Yıldız ve Müşfik Kenter ile tanıştım. 1963 senesinden beri her oyununu izledim. Beraber İngiltere'de bir oyun oynama şerefine nail oldum. Her zaman çok hayranlıkla izlediğim bir sanatçıydı. İyi bir usta ve hocam da oldu bir sene. Bazı insanlar var ya hani onlar hiçbir zaman gitmezmiş gibi düşünülür. Yıldız hocamın gidişi böyle çok şok etti beni. Çünkü o hep vardır. Hep bu tiyatroda şu perde açılacaktır. Biz de arkaya kulise gidip onu öpeceğiz ve kutlayacağız. O da bizi karşılayacak gibi geliyor. Bu son yıllarda çok fazla değer kaybettik."
Ama bu mesleğe başlamama sebep olan insandı Yıldız Kenter. Gidişleriyle devirleri kapanan insanlar değil, hala devirleri devam eden insanlar.
ÇİÇEK DİLLİGİL
Sahne üzerinde öğrettikleri yahut derslerde öğrettiklerinin ötesinde bir hocaydı. 6 sene bu tiyatroda kendisiyle birlikte sahneye çıkmış şanslı bir insanım. Her zaman öğretmenimdi. Her zaman çalışmak, her zaman kendini geliştirmek adına bize o kadar çok şey öğretti ki tiyatronun haricinde. Evde yaptığımız köfteye kadar kızardı. "Niye bu kadar küçük yapıyorsun büyük yap bir kitap daha okumaya vaktin olsun" derdi. Hayatını kendini geliştirmeye adamış bunu da paylaşan bir yıldızdı. Hocaların hocasının hocasıydı. Hepimiz ondan öğrendiklerimizi aktaracağız.
Güzin Özyağcılar: Yıldız Hanım benim annem, hocam, her şeyim. Bizim onunla başka türlü de bir ilişkimiz vardı. Ben Londra'da ablasının yanında kaldım. Bana annelik yaptılar. Çok başka bir yeri vardı hayatımda. Bu mesleği yaptım, kızım onun öğrencisiydi. Benim ailem de bu mesleği seçmeme rıza göstermedi. Yıldız Hanım araya girdi beni Londra'ya yolladı. Hayatımda yeri çok başkadır.
Mehmet Birkiye: Aslında ne diyeceğimi çok bilmiyorum. Yıldız Hanım bir sözüyle anlatayım. 52 senedir tanıyorum Yıldız Hanım'ı. Çok sevdim bu zamanı. Hocayı çok sevdim o da beni çok sevdi. O bir kutup yıldızı gibi bana hep yol gösterecek.
Göksel Kortay: Yıldız Kenter, Türk tiyatrosunun en parlak yıldızıydı. Benim için çok özel ve çok önemliydi. Çünkü ben Türk seyircisinin karşısına ilk kez Kent Oyuncuları'nda çıktım. Yıldız Kenter bana teklif yapmıştı. Sonraki yıllarda nikahım bu sahnede oldu. Nikah şahidimiz Yıldız Kenter'di.
Sonra 5-6 yıl önce Beşiktaş Belediyesi benim için "Ustalara Saygı" gecesi yapıyordu. Yıldız Hanım'a rica ettim "gelebilir misiniz" dedim. O sıralar rahatsızdı, çok zayıf düşmüştü yatıyordu. "Gelirim elbette" dedi ama ev halkı gelemeyeceğini bana iletti. Çok üzülerek artık sesimi çıkarmadım.
O gece altıda yine telefon ettim. Yine "geleceğim" dedi. Arkasından ev halkından biri bana telefon etti. "Gelemez sen programını ona göre yap" dediler.
Program 8.30'daydı. Baktım 7 'de Yıldız Hanım merdivenlerden iniyordu. "Yıldız Hanım gelmeyecektiniz" dedim. "Ben hiç sana gelmez miyim" dedi. Çok da güzel bir konuşma yaptı.
O ölmedi ölümsüz oldu. Artık yıldızlı gecelerde gökyüzüne baktığımda en parlak yıldızı göreceğiz.
Abdullah Şahin: Yıldız Hoca her tiyatrocu için gerçek bir yıldızdı. Benim de hayatımda çok büyük anlamı var. Ben taşradan kalkıp konservatuar sınavlarına geldiğimde o da jüri başkanıydı. Onu orada gördüğümde çok heyecanlandım. Yıldız Kenter 5 sene öğretmenliğimi yaptı konservatuarda. Türk tiyatrosuna ciddiyet ve saygıyı getirmiştir. Türk tiyatrosunu en iyi uygulayan hocadır.
İzzet Günay: Sinemada çalışma şansım oldu. Ağaçlar, Anneler Ve Kızları var.
Gerçekten Türk tiyatrosu Türk halkı ismi gibi bir ‘Yıldız’ı uğurluyor bugün. Gerçekten çok üzgünüm, kendisini çok severdim, çok sayardım.
Bu iki kardeş 50'lerin sonunda tiyatroya başka bir hava getirdiler. Onları ağzımız açık hayran hayran seyretme şansı bulduk. Büyük hizmetleri var.
Yıldız Hanım'ın bir de eğitimci tarafı var. Bugün çalışan bütün genç oyuncular Yıldız Hanım'ın tedrisinden geçtiler. Bir ekol yarattı. Topraklarımızda iyi oyuncular, kıymetli oyuncular zor yetişiyor. Onun için onu kaybetmek bize çok ağır gelecek. Büyük bir acı. Keşke ileride böyle bir proje yapılsa da Müşfik ile ikisinin bir heykeli dikilse bir yere diye düşünüyorum.