Güncelleme Tarihi:
Beyoğlu Mısır Apartmanı’ndaki Galeri Nev’de sadece dört büyük resim sergileniyor. Bu dört tablo Canan Tolon’un bu galerideki 10’uncu kişisel sergisini oluşturuyor. Son yıllarda sanat piyasasında büyük ilgi görmeye başlayan Tolon’un bu resimleri 25 yıllık üretim sürecinin vardığı en yeni durak. Dört görkemli resimden oluşan iddialı bir karşı çıkış.
Canan Tolon, biraz aldığı eğitim, daha çok resimlerinin ilk bakışta yarattığı etki dolayısıyla hep mimarlıkla birlikte anılan bir sanatçı. Siyah ya da benzer koyu tonların beyazla birlikte kullanıldığı tek renkli soyut resimlerinin kendine has bir etkisi vardır. Aslında hiçbir şey göstermeyen ama bakan kişide bir fotoğraf, bir yapı ya da bir hikâye varmış illüzyonu yaratan resimlerdir bunlar. Kariyerinin başından bu yana hep deneylere ve farklı deneyimlere açık olan Tolon’un bir özelliği de pas, kahve lekesi vs. gibi resmin dışından etkileri tuvaline katmayı sevmesi.
SCOOTER'IYLA KENDİ İZİNİ KATMIŞ
Galeri Nev’deki bu sergisinde pas ağırlığını iyice arttırmış. Nitekim serginin adı da ‘Ağır’. Tolon, büyük metal parçalarının iz bıraktığı tuvalin üstünde bazen scooter’ıyla gezip kendi izini de katmış. Renkli küreler eklemiş, uçuşan elipsler katmış ve her resim kendi içinde bir harekete, döngüye kavuşmuş. Tolon’un neredeyse bütün kariyerini içinde barındıran birer uzay boşluğu gibi bu resimler. Uzay gibi büyük, uzay gibi insanı içine çeken...
Sanatçı bu kez ‘ihtişamlı’ resimlerle izleyicinin karşısında. Boyutları 6 metreyi bulan devasa tuvaller bunlar. Öyle kolay kolay evin salonuna asılamayacak ama karşısına geçip bir sanatçının bütün macerası ve hayatın ağırlığına dair kafa yorulacak resimler.
Sözü, sanatçının kendisine bırakarak tamamlayalım. XoXo’da Seza Bali’ye şöyle anlatmış üstümüzdeki o ‘ağırlığı’: “Bu kelime Türkçede çok şey ifade ediyor, hem yavaşlık hem ruh hali olarak ağır olmak. Sergide anlatmak istediğim sadece Türkiye ile ilgili değil, bütün dünyada hissettiğimiz bir ağırlık olması. Nefes almamız gittikçe zorlaşıyor. İçinde bulunduğumuz durumun nasıl bu hale geldiğine bakınca bence aslında en ağır olan, her şeyi ne kadar hafife aldığımız.”
BU HAFTA GÖRÜLMESİ GEREKEN 5 SERGİ
Erkan Aktuğ seçti
Borusan, bugünden itibaren üç yeni sergiyi sanatseverlerle buluşturuyor. ‘Carsten Nicolai: Tuhaf Cezbediciler’, ‘Essential Matters: Çin’de Moving Image Kavramı’ ve ‘Ortak Zemin: Hava’ başlıklı sergiler çağdaş sanatın seçkin örneklerini Perili Köşk’te bir araya getiriyor.
Bahar Oganer, yeni galerisi Merkür’de. Bu kez kaçamak bakış yerine izleyiciyle doğrudan iletişim kuran renkli kadın imgesi ve onu çevreleyen siyah-beyaz doğa tasvirleriyle masalsı bir anlatı kuran Oganer, mekân ve zamana bağlı olmayan bir ebediyet hissi yaratma arzusunda. 2 Mayıs’a kadar sürecek.
“Çalışmalarımda seramiğin sağladığı üç boyutluluk sayesinde zıtlığın harmonisini, hareketi, ters hareketi ve dinamizmini anlatıyorum” diyen seramik sanatının önemli ismi Prof. Beril Anılanmert, sanat yaşamının ‘Seyir Defteri’ niteliğindeki sergisiyle Özel Saint Benoit Fransız Lisesi’nin sanat galerisi La Galerie’ye konuk oluyor. 25 Nisan’a kadar açık.
Çağdaş figüratif Türk resminin en büyük isimlerinden Neş’e Erdok’un 60 yıla yayılan desen serüveni 14 Nisan-12 Mayıs arası Evin Sanat Galerisi’nde. Sergi, sanatçının 1953’te kâğıt üzerine yaptığı ilk resimlerden başlayarak günümüze uzanıyor. Boşuna dememişler “İyi sanatçı deseninden belli olur” diye...
Türkiye’nin önemli gravür sanatçılarından biri olarak tanınsa da kendisini özgünbaskıyla sınırlamayan Hayati Misman, coşkulu fırça hareketleriyle ortaya çıkan figürlerin yer aldığı yağlıboya resimleriyle RenArt’ın konuğu. Sanatçının sergisi 30 Nisan’a kadar sürecek.