Güncelleme Tarihi:
Müzik kariyerinin 40. yılını kutluyor Ahmet Selçuk İlkan. İki disklik ‘Unutulmayan Şarkılar’ albümüyle başladı kutlamalar, devamı da gelecek. Albümün çıkışıyla birlikte verdiği röportajların birinde, “Mutlulukların şairi olmak kolay, mesele yalnızlıkların şairi olabilmekte” diyor.
Popüler müzik dünyasının en namlı söz yazarlarındandır İlkan.
Ama söylediklerinden anlaşıldığı kadarıyla, kendisini söz yazarından çok bir şair gibi görmekte ya da hissetmekte.
Pek şaşırtıcı değil, daha çok arabesk alanına emek verdi ve bu alanın hem sanatçıları hem de dinleyicileri, kendilerini edebi kıstaslarla sınırlamıyor.
Elbette bir şair değil İlkan. Ama gayet profesyonel ve iyi bir söz yazarı. Dinleyicisinin ne istediğini, kendisinden ne beklediğini iyi bilen ve şarkıların bestecileriyle uyum içinde çalışan, bestenin dengesini bozmayan biridir. Bu hassasiyet ve bu disiplindir İlkan’ı 40 yıldır dik ve ayakta tutan.
KAHIR MEKTUBU
5 üzerinden 3 yıldız
İlkan’ın çok sayıda hit (ya da büyük) şarkısı vardır. Bunların arasında ‘Kahır mektubu’ en başta gelenlerdendir. Bu şarkı Murat Belge tarafından da çok ciddiye alınmış ve ince ince eleştirilmişti. Belge, bu ve benzeri şarkıların üzerinden toplumu okuyabileceğimiz iddiasıyla yola çıkmış ve iddiasını esprili bir eleştiri diliyle ispatlamaya çalışmıştı. Belge’nin bu çıkışı o zamanlar için fazla sivri bulunmuştu.
İÇ DÖKEN ŞARKILAR
‘Unutulmayan Şarkılar’ esas alınarak da çok çeşitli okuma yapılabilir, yüzlerce sonuç çıkarılabilir. Ama olabilecek en kısa yoldan söylemek gerekirse, aşkı bir mahkûmiyet kabul edenlerin şarkıları bunlar. Tamamı da aşkla yanıp tutuşmuş bir sanatçının, tıpkı kendisi gibi ya da kendisine benzerler için kaleme aldığı, iç döken/dert paylaşan şarkılar.
Bu nedenle, düzenlemelerinden vokallerine kadar her şey arabeskten yana; hem de 70’lerin ve 80’lerin arabeskinden. Konuklar da ona göre seçilmiş. Cengiz Kurtoğlu, Hakan Altun, Linet, Ümit Besen baş köşede. Albüme dahil edilmiş popçular bile, belirlenmiş bu rotadan çok fazla sapmamışlar.