Güncelleme Tarihi:
Neredeyse bir kıtanın sahip olduğu bitki çeşitliliği olan Türkiye’nin balları da bu zenginlikten nasipleniyor. Üretildiği yer, üretim şekli ve üreticinin arıyla ilişkisine kadar birçok faktöre bağlı olarak kalitesi değişse de bazı tatlar var ki onlar sadece Türkiye’nin değil dünyanın da alanında en önemli, faydalı ve bilinen lezzetlerinden. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği ile Anadolu’nun en özel 10 balını konuştuk.
Marka değeri çok yüksek
GEVEN BALI
Çiçeğini bizim gibi arılar da çok seviyor
AYÇİÇEĞİ BALI
Yüksek yaylaların kokusu
KEKİK BALI
Karadeniz’in vazgeçilmez lezzeti
KESTANE BALI
Ağızda buruk bir tat bırakır
HAYIT BALI
Üretimi en zor olanlardan
IHLAMUR BALI
Dünyanın en iyilerinden
KEÇİBOYNUZU BALI
Şaşırtıcı vişne aroması
PÜREN BALI
Tam bir antioksidan
NARENCİYE BALI
Onu bir böceğe borçluyuz
ÇAM BALI
EN GÜVENLİ YOL ÜRETİCİYE ULAŞMAK
Alper Kuyucu - Dördüncü kuşak arıcı
Bal üretiminin dört yöntemi var: Birincisi, arıyı doğayla buluşturarak senede bir-iki kez kaliteli üretim yapmak. İkincisi, arı kovanlarının içine şekerpancarı koyup arıları beslemek… Şekerpancarı balarısının midesinden geçiyor, yüzde 50’si bal oluyor. Üçüncüsü, glikoz şurubu… Bu şekilde maliyet yarı yarıya iner; 5 kilosu 100 liradan satılır. Dördüncüsünde arı yok, doğa yok; glikoz şurubu bala dönüştürülür. Bu tüm dünyada sorun. Çin imitasyon balları ihraç ediyor. Ülkemizde de yeniyor, Çin üretimi olduğu da yazmıyor. “Peki iyi bal nasıl anlaşılır?” derseniz çok net söyleyebilirim ki anlayamazsınız. Artık bunu laboratuvarlar da çözmekte zorlanıyor. Doğal bal yemek istiyorsanız üreticisini bulup güvenilir insanlardan almalısınız. Bir de bal doğada bozulmayan tek gıda maddesi. Bal, doğal bir fermantasyonla katı hale gelip kendini koruyor. Biz buna kristalizasyon diyoruz bu da balın garanti belgesidir. Merdiven altı ürünler hiçbir zaman kristalize olmaz.
İKLİM KRİZİ İYİDEN İYİYE TADIMIZI KAÇIRIYOR
Çevre ve Arı Koruma Derneği (ÇARIK) Yönetim Kurulu Başkanı Şamil Tuncay Beştoy, arıcılığın iklim değişikliği nedeniyle özellikle son üç yıldır tam bir kumara dönüştüğünü söylüyor. “Bu yıl yağması gereken zamanda yağmayan yağmur, yağmaması gereken dönemde durmadı. Aşırı sıcaklar bahar geldi diye arıyı dışarı çıkardı ama bitkiler sıcaktan kavrulduğu için arılar polen ve nektar bulamadı. Arılar besleyemeyecekleri için larvaları kovandan attı” diyerek aşırı hava olaylarının arılar üzerindeki etkilerini anlatan Beştoy, arıcıların kayıplarının kimi yerlerde yüzde 40’ları bulduğunu belirtiyor. Beştoy, bu yıl çam balında da aradıklarını bulamayacaklarını çünkü aşırı sıcaklar yüzünden çamlardaki Basra böceği sayısının çok az, kimi yerlerde de sıfır olduğunu belirtiyor.
Türkiye geneline dağılmış yaklaşık 60 bin üreticinin üyesi olduğu Türkiye Arıcılar Birliği’nin Başkanı Ziya Şahin de arıcılar olarak iklim değişikliğinin somut etkilerini 10 yıldır hissettiklerini söylüyor. Arıların ve özellikle küçük üreticilerin iklimin değişen şartlarına uyum sağlamakta zorlandığının altını çizen Şahin, “İklimin etkileri 10 yıldır gümbür gümbür geliyordu. Şimdi artık bu etkileri yaşıyoruz. Böyle giderse büyükler ve ekonomisi iyi olanlar kurtulsa da küçük üreticilerin bu işi sürdürmesi zor. İklimin değişen şartlarına arılar da üreticiler de uyum sağlamakta çok zorlanıyor” diyor.
YOK OLMAK ÜZERELER!
Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 2018 verilerine göre, iklim değişikliği ve tarımda kullanılan zehirler nedeniyle arılar ve diğer polenleyici türlerin nesli tükenme tehlikesi yaşıyor. BM verilerine göre yüksek sıcaklıklar, kuraklık ve seller gibi aşırı iklim olaylarıyla çiçeklenme zamanındaki değişimler nedeniyle dünya genelinde arıların yüzde 40’ı yok olma riskiyle karşı karşıya.
8 milyon 128 bin 360: Toplam kovan sayısı (TÜİK-2019)
80 bin 675: Arıcılık yapan işletme sayısı (TÜİK-2019)
109 bin 330 ton: Türkiye’deki yıllık bal üretimi (TÜİK-2019)
KISA... KISA...
BİR GÖVDEDEN 18 AĞAÇ
KAHRAMANMARAŞ İÇİN YENİ BİR RENK