Işıl Kasapoğlu: ‘Ben dünyayı değiştirmeye uğraşıyorum’

Güncelleme Tarihi:

Işıl Kasapoğlu: ‘Ben dünyayı değiştirmeye uğraşıyorum’
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 14, 2024 07:00

Tiyatro rejisörü Işıl Kasapoğlu’nun hayatını konu alan ‘Anlatmadan Yapamam’ adlı belgesel film ENKA Açık Hava Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluştu. İlk gösterim sonrası bir araya geldiğimiz Kasapoğlu ile dünyayı değiştireceğine inandığı tiyatroya vakfettiği bir ömrü konuştuk.

Haberin Devamı

Işıl Kasapoğlu: ‘Ben dünyayı değiştirmeye uğraşıyorum’

Tiyatromuzun en önemli rejisörlerinden Işıl Kasapoğlu’nun hayatı film oldu. Geçen hafta prömiyerine katıldığımız ‘Anlatmadan Yapamam’ isimli filmin ikinci gösterimi, 4 Eylül Çarşamba saat 21.15’te ENKA Açık Hava Tiyatrosu’nda. ENKA Sanat’ın yapım sponsoru olduğu, yönetmenliğini Selçuk Metin’in üstlendiği belgesel, Kasapoğlu’nun tiyatroyla tanıştığı andan itibaren hem özel hem de sanat hayatını izleyiciyle buluşturuyor. Bugüne kadar birçok ilde tiyatrolar kurup oyunlar yöneten usta rejisör yüzlerce oyuncu yetiştirdi. Filmde kimler yok ki; Tilbe Saran, Selçuk Yöntem, Bülent Emin Yarar, Serkan Keskin, Tansu Biçer, Sarp Aydınoğlu, Tardu Flordun...

Haberin Devamı

Bir nevi komün hayatınız olmuş. Hep ekiplere liderlik etmişsiniz. Çocukluğunuz da böyle miydi?

Baştan beri kendimi her şeye muhalefette hissediyorum. Yani yürümeyen her şeye karşı çıkmaya çalışıyorum. Çocukluğumdan beri bunu yapıyorum ve bunu yapmamın bir tek yolu vardı, o da tiyatroydu. Ama bu sağ-sol, şu-bu muhalefeti değil sadece. Bugün öldürülen köpekler için de muhalefet yapıyorum, arkadaşlarımın yürümeyen işleri için de... Başlarda içime atıyorum, bir süre sonra karnımda sancılar başlayınca haykırmaya başlıyorum.

Filmin bir yerinde tiyatro için kırmızı Citroën arabanızı sattığınızı söylüyorsunuz. Hayatınızdan başka neleri feda ettiniz?

Her şeyi. Önce sevgililerimi; üç eşim oldu. Üç ayrı eşten de üç çocuğum var. Önce onlar bana kızdı. Çünkü her seferinde tiyatroyu öne çıkarmaya çalıştım. Belki hataydı... Önce o dünyayı değiştirme derdi...

Işıl Kasapoğlu: ‘Ben dünyayı değiştirmeye uğraşıyorum’
Kasapoğlu’nun hayatını anlatan belgeselin prömiyerine sanat dünyasından çok sayıda kişi katıldı.

Belgesel fikri nasıl oluştu?

İlk tepkim ‘hayır’dı. Çünkü mesele beni anlatmak değil ama yaptıklarımı anlatan olacaksa ona varım dedim. Yani mesele ne yaptığım, hangi okulda okuduğum, nasıl yaptığım değildi. Mesele bütün bunların beni nereye getirdiği... Semaver Kumpanya, İzmit Büyükşehir Tiyatrosu,
AK Sanat, Diyarbakır Devlet Tiyatrosu gibi onlarca grup doğdu. Buydu önemli olan.

Haberin Devamı

Sizin için tiyatronun Don Kişot’u demek doğru olur mu?

İsterseniz söyleyin ama Don Kişot yapacağım şimdi (gülüyor). Kasımdan itibaren Don Kişot çalışacağım. Elbette her oyunumun içinde varım... Yani Kral Lear olsa orada mutlaka ya babam var, ya anam var. Don Kişot’ta da mutlaka kendimden bir şeyler vardır.

Hiç sahnede olmak istemediniz mi?

Hayır, hiçbir zaman. Çünkü ben kendimi liseden itibaren yönetmenliğe hazırladım. Yani sahneye çıkmak için hiç efor sarf etmedim. Ama sahneye çıkan birini iyi anlayabilmek, ona ayna olabilmek için eğittim kendimi. Hâlâ çabalıyorum.

‘Hiç dizi izlemedim’

Filmde hayatınızı etkilemiş isimler vardı, kimler iz bıraktı?

Haberin Devamı

Onat Kutlar, Mehmet Ulusoy, Yılmaz Güney, Abidin Dino, Yaşar Kemal. Yani bunlar benim hayatımın mihenk taşları. Hepsiyle tanıştım, birlikte yaşadım. Onlardan çok şey öğrendim. Giorgio Strehler (İtalyan yönetmen) benim için bir dönem ulaşmak istediğim en önemli yönetmen oldu. Ulaşamadım elbette ama öyle ustalar oldu ki hayatımda bugün tiyatro yapabiliyorum.

Filmde “Dünya beni çok değiştirmeye çalışıyor, farkındayım ama ben de onu değiştirmeye çalışıyorum” diyorsunuz...

Mesleğimle bunu yapmaya çalışıyorum. Bu fark edilmeyebilir ama ben dünyayı değiştirmeye uğraşıyorum. Yani dünyayı daha iyi, daha güzel ve daha doğruya getirmek istiyorum. Kendi çocuklarım için, torunlar için ve bütün Türkiye’de, dünyada yaşayan çocuklar için.

Haberin Devamı

Belgeselde tiyatro etiğinden bahsediyorsunuz. Dizi için sizi yarı yolda bırakan oyuncular oldu mu?

Çok ama o isimleri söyleyemem. Oyun çıkmadan iki gün önce bıraktılar ve ben o adamlarla, o arkadaşlarımla hayatım boyunca hiç çalışmadım. “Arkadaşım olarak kalabilir ama benim hiçbir oyunumda oynayamaz” dedim. Ya da tam turneye çıkacakken “Dizi çok daha fazla para veriyor, gelemeyeceğiz” deyip oyunun satışını engelleyen arkadaşlarımla elbette çok karşılaştık.

Diziler hakkında ne düşünüyorsunuz, izliyor musunuz?

Hayatımda hiçbir diziyi izlemedim. Televizyonum yok yani.

Tek kişilik tiyatro oyunları arttı, o konuda ne düşünüyorsunuz?

Mecbur! Çünkü artık seyirci sahne üstünün parasını ödeyemiyor. Biletleri istediğiniz kadar satın, kalabalık bir oyunun; 20 oyuncunun, arkadaki 20 teknisyenin parasını seyirci ödeyemiyor. Mecburen oyunları küçültüyoruz.

Işıl Kasapoğlu: ‘Ben dünyayı değiştirmeye uğraşıyorum’
Işıl Kasapoğlu Paris’te onu etkileyen birçok önemli insanla tanışmış.

Haberin Devamı

‘Diyarbakır hayatımı değiştiren en önemli kent’

Hayatınızda önemli rol oynamış dört şehrin sizin için ne anlam ifade ettiğini anlatır mısınız? Paris’le başlayalım…

Paris kültür başkenti. Her şeyi öğrendiğim; büyük insanlarla, çok önemli yönetmenlerle tanıştığım yer. 11 yaşımdan beri de Fransızca eğitim gördüğüm için onlarla tanışmam çok daha rahat oldu.

Diyarbakır...

Diyarbakır müthiş bir yer. Paris’ten geldikten sonra, üç yıl arka arkaya çalıştığım, bütün hayatımı değiştiren en önemli kent ve en önemli insanlar…

Ankara...

Ankara benim için bürokrasi. Ankara’dan hep korktum. Ankara’da Devlet Tiyatrosu’na girdim. Ama daha çok bütün Anadolu’da çalışmayı tercih ettim. Ankara, Anadolu’yu temsil ediyordu benim için.

Kocaeli...

Kocaeli de çok önemli. Çünkü orada ilk ödenekli belediye tiyatrosunu kurdum. Ve onu gerçekten halkın kendisi istiyordu. Belediye başkanından bize tiyatro yap diye bir istek vardı ve o şevkle gittik, bir tiyatro yaptırdık.

“Yaşar Kemal’in tüm kitaplarını okusunlar”

Genç bir tiyatrocuya verebileceği en ‘sihirli’ öneri:

Kitap okuması. Çok basit. Herkes bunu söylüyor ama gerçek bu. Gidip illa tiyatro kitapları okumasın. Önce kendini geliştirsin. Sergiler gezsin, sinemaya gitsin, konserlere gitsin.

Hayatında iz bırakmış, gençlerin de mutlaka okumasını tavsiye edeceği üç kitap:

Bir tanesi Daniel Sibony’nin 2 ciltlik ‘Shakespeare’ incelemelerini, Giorgio Strehler’in ‘İnsanca Bir Tiyatro’ adlı kitabını, bir de Yaşar Kemal’in bütün kitaplarını okusunlar.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!