Güncelleme Tarihi:
1. Bir süredir tamamen çiğ gıdalarla beslenen oyuncu Müge Boz’la hayatında nelerin değiştiğini konuştuk.
2. Bird, Flamingo, Fenix gibi İstanbul’un popüler restoranlarının yaratıcılarından Aliye Turagay, Neyir Turalı’yla birlikte bir ay önce Etiler’de açtıkları Atelier Raw’u anlattı. 3. Beslenme uzmanlarına çiğ beslenmenin artılarını, eksilerini sorduk. Karar sizin; belki de yemekle ‘ateşkes’ yapmanın vakti gelmiştir?
MÜGE BOZ: YUMURTAYA ÂŞIKTIM, ONU BİLE BIRAKTIM
** Üç haftadır tamamen ‘raw’ (çiğ) besleniyorum. Çiğ beslenme uzmanı Mehmet Ak’tan dört günlük bir eğitim aldım. O, eğitimde “Kim bir ay sadece çiğ beslenmeyi deneyecek” diye sordu. “Ben denerim ama yumurtaya âşığım, o ne olacak” dedim. Patatesli yumurta benim için her şey demekti çünkü. Ama onu bile bıraktım.
** Bizim ailede doğal şeyler tüketilirdi hep. Annem yoğurt yapardı, salçalar anneannemden, ekmek babaannemden gelirdi. Sekiz yıl önce yeşil içecek tüketmeye başladım. Yine yedi-sekiz yıldır glütensiz besinler tüketiyorum. Yavaş yavaş sütü, peyniri, yoğurdu, kırmızı et, tavuk ve balığı bıraktım. Çay-kahve de zaten içmiyordum.
ALİYE TURAGAY: BÖYLE BESLENMEK FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK DEMEK
Nereden çıktı çiğ beslenme atölyesi açmak?
- Pilates hocam, buradaki ortağım Neyir’in (Turalı) iki yıldır sadece çiğ besinler tükettiğini, tüm mutfağını değiştirdiğini, müthiş kilo verdiğini anlatınca Neyir’e misafir oldum, bana birkaç hafta ‘raw’ yemekler yaptı. Hem bilgisi hem de bu tatlar beni çok etkiledi. ‘Raw’ etrafında paylaştıklarımız ve etrafımızdaki insanların talebi bizi birlikte bir atölye kurup bunu daha ciddi öğrenmeye yöneltti. İsveç’ten gelen ‘raw’ uzmanı, doktor Sana Heco’yla dört ay çalıştık. Kurduğumuz ekiple aylar boyu mönü çalışmaları yaptık. Neyir, dünyanın dört bir yanında atölyelere katıldı. En nihayetinde bir sene sonra burayı açtık.
Nedir ‘raw food’?
- Türkçe karşılığı ‘çiğ yemek’. Ama ‘çiğ’ kelimesi kulağa pek hoş gelmiyor, o yüzden şimdilik ‘raw food’ demeyi tercih ediyoruz. Pişirilmemiş gıdalarla beslenmek anlamına geliyor. Fabrika ayarlarına dönüş yani...
İnsanoğlunun ateşi bulması iyi bir şey sandık bugüne kadar, meğer değil miymiş?
- Değilmiş (gülüyor). Çünkü ısıya maruz kalan yiyecekler değerlerini kaybediyor.
Atelier Raw’da neler bulunuyor?
- 100’e yakın ürünümüz var. Meyve ve sebze suları, kaju ve bademden yapılmış süt, peynir ve yoğurtlar, granola’lar, kurutulmuş meyveler, krakerler, kuruyemişler, çimlendirilmiş tohumlar, tatlılar ve ana yemekler, krakerler, ekmekler, salatalar ve superfood diye tabir edilen yüksek protein ve mineral kaynakları, baobab, spirulina, ketentohumu, kara buğday, kenevir tohumu, chia tohumu, canlandırılmış tohumlar gibi... Bunların satışını yapıyoruz. Bir de mönü seçeneklerimiz var. Seçtiğiniz mönüyü sabah kapınıza teslim ediyoruz. Günde 500 paket çıkarıyoruz böyle. Ayrıca catering hizmetimiz var. En kısa zamanda bir ‘Raw Pastane’ açacağız.
Tatsız tuzsuz beslenmek demek mi çiğ beslenmek?
Asla. Lezzet, olmazsa olmazımız.
Peki pahalı bir şey mi?
- Çok ucuz değil. Ama yenen yanlış şeylerin hatasından dönerken harcanan paraları düşünüyorum; doktorlar, diyetisyenler, detokslar, zayıflama kürleri, ameliyatlar... Kaliteli beslendiğiniz zaman bunlara gerek kalmıyor.
Siz tamamen çiğ mi besleniyorsunuz?
- Yüzde 75’i ‘raw’. Yüzde 25 de davetlerde, aile yemeklerinde yediklerim...
Neler değişiyor çiğ beslenmeye başladıktan sonra?
- ‘Raw’a başladıktan sonra yattığım gibi, deliksiz uyuyorum. Kilo veriyorsunuz. Cilt güzelleşiyor. Dişler, saçlar, gözler çok olumlu etkileniyor. Muazzam bir enerji geliyor. Çünkü vücut sindirmekte çok zorlandığı et, hamur işleri, şeker ya da süt ürünleri gibi yiyecekler ve katkılı, işlem görmüş gıdalarla boğuşmadığı için enerji dolu oluyor, uyuklama halleri ve yorgunluklar ortadan kalkıyor.
Neyir Turalı (solda) ve Aliye Turagay geçen ay açtıkları Atelier Raw’da.
DÜNYA BU MODELE KAYIYOR
Dr. Ayşegül Çoruhlu-Biyokimya ve antiaging uzmanı
Bir yiyeceğin işlenmemiş, ısıtılmamış hali onun hücrelerimize en uygun halidir. Eğer hücresel biyokimyamıza en uygun yiyecek türünü arıyorsak, bu çoğunlukla çiğ tüketilen, topraktan çıkmış, güneş görmüş, bitkisel ağırlıklı besinlerdir. Vücudumuza çiğ, bitkisel besinleri aldıkça bunların içindeki ‘canları’ da canlılığımıza katmış oluruz. Çiğ besinler içlerindeki vitaminleri ve antioksidanları korur. Isıyla yok olan enzimler sağlığımız için çok gereklidir. Pankreas sağlığı için çiğ besin şarttır. Çiğ besinler bağırsaklarımızda iyi bakterilerin yaşamasını sağlar. Dünya giderek pişmemiş, işlem görmemiş, organik toprakta yetişmiş, bol sebze-meyve-baharat-kuruyemiş-tohum içeren beslenme modeline kayıyor.
YETERSİZLİKLERE NEDEN OLABİLİR
Neşe Ceylan-Acıbadem Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı
Çiğ beslenmede besinlerin içlerindeki enzimler yıkıma uğramaz, vitamin ve mineral kaybı olmaz. Bunları tüketenler kendilerini daha enerjik hisseder. Bağırsakları düzenli çalışır. Karaciğer ve bağırsaklarda detoks etkisi oluşur. Kalp-damar hastalıkları en aza indirilebilir. Ama uzun vadede bazı vitamin ve mineral yetersizliğine sebep olur. Protein yetersizliği de görülebilir. Çiğ beslenmede gıdaların çok iyi yıkanması gerekir. Süt ve süt ürünlerinin pastorize edilmiş olanları tercih edilmelidir. Et ürünlerinin çiğ tüketilmesini kesinlikle tavsiye etmeyiz. Yararlı besinlerin de gereğinden fazla tüketilmesi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir. Bu beslenme şekli zayıflama diyetlerinde ara dönemlerde alternatif olarak kullanılabilir.