Gökçe AYTULU
Oluşturulma Tarihi: Haziran 03, 2015 01:27
7 Haziran’daki seçime geri sayım sürerken, yurtdışındaki 2.8 milyon seçmen için bugün (yerinde) oy verme işleminin son günü. Özellikle HDP’nin barajı aşıp aşamayacağı konusunda kritik hesapların yapıldığı seçimde yurtdışı oylara yakından bakalım.
YÜZDE 5'LİK OY GÜCÜYurtdışı seçmenler, 53.7 milyonluk toplam seçmen sayısının 2.9 milyonunu oluşturuyor. Seçimde toplam oyların yüzde 5’i gibi bir potansiyel güçleri var. Seçmenlerin yarısı, (1.4 milyon kişi) Almanya’da. Ancak sandığa gitme oranı geçen yılki Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 10’a bile ulaşmadı. Almanya’da sadece 112 bin kişi oy kullandı.
KAÇ KİŞİ SANDIĞA GİDECEK?Bu
seçim için 54 ülkede sandık kuruldu. Bazı ülkelerde sadece 1 gün (bugün) oy kullanılabilirken Almanya, Avusturya, Fransa gibi ülkelerde 24 gün boyunca oy kullanılabildi. Bugüne kadar gümrük kapıları da dahil olmak üzere 700 bin civarında oy kullanıldı. (Sınırlarda oy kullanma işlemi seçim gününe kadar devam edecek). Bu da seçime yoğun bir ilgi olduğunu gösteriyor.
USULSÜZLÜK VAR MI?Son dönemde gündeme gelen seçim güvenliği tartışması yurtdışı oylar için de geçerli. Başkasının adına oy kullanma, kabine iki kişi girme gibi usulsüzlük haberleri çıktı. Stuttgart, Hamburg ve Karlsruhe’de müşahitlerin ilk beş gün, sabah sayım işlemlerini izlemesi engellendi.
SEÇİMLER GÜVENLİ Mİ?Son seçimlerde adını sıkça duyduğumuz bağımsız gönüllü kuruluşlardan biri de Gurbetin Oyları girişimi. Başta Almanya olmak üzere, Türk vatandaşlarının yoğun olarak bulunduğu ülkelerde gönüllü seçmenler vasıtasıyla seçimlerin usulünce yapılmasına destek oluyorlar. Gurbetin Oyları’ndan akademisyen Cansu Topal, yurt dışındaki seçimlerin işleyiş açısından daha güvenli olduğu düşüncesinde. “Almanya’da trafolara kedi girmedi, elektrikler kesilmedi” diyor.
KAMERALI DENETİM YOK24 günlük seçim süresince üç partinin müşahitleriyle birlikte bağımsız müşahitler görev yaptı. Kullanılan oylar her gün üç anahtarla açılabilen bir odada saklandı. Anahtarların her biri bir parti temsilcisine verildi. Cansu Topal, alınan önlemlere rağmen birkaç önemli sorunun altını çiziyor. Bunlardan biri oyların saklandığı odaların hepsinin kamerayla denetlenmemesi. Bir diğer sorun ise müşahitlerin yaptığı itirazların komisyon başkanlarınca ağırdan alınması. Topal, “Başkanlar memur oldukları için, usulsüzlüğe yönelik itiraz durumunda kendilerinin sorun yaşayacağını düşünüyor olabilirler” diyor.
SEÇMEN KAĞIDI YOKYurt dışındaki seçimlerde en önemli sorunlardan biri seçmen kâğıdının gönderilmemesi. Kütüğü yurtdışında bulunan seçmenler, YSK’nın internet sitesine girerek hangi sandıkta oy kullanacağını görüyor ve ona göre sandık başına gidiyor. Randevuya dayalı sistemde geçen sene sorun yaşanmıştı. Bu yıl da kütüğü değişen bazı seçmenler Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullandıkları sandığa gidince oy kullanamadılar.
OYLAR TÜRKİYE'YE UÇUYORCansu Topal, yurtdışındaki seçimlerde en büyük handikabın, oyların yerinde sayılmaması olduğunu söylüyor. Oylamaların sona ermesinin ardından mühürlü torbalar, YSK komisyon başkanı ve parti temsilcileriyle birlikte uçakla Ankara’ya getiriliyor. Burada da bir sorun var: Diğer oyların aksine yurt dışından gelen oyların birleştirme tutanakları, Ankara’daki merkezde panoya asılmıyor. Böylece müşahitlerin anında itiraz etmesi mümkün olmuyor.
NEDEN İMAMLAR SANDIK BAŞKANI?Yurt dışı oylamalarda sandık başkanlarının genellikle imamlardan oluşması da tartışma yaratmıştı. Geçen yılki Cumhurbaşkanlığı seçimi, tatil dönemine denk geldiği için sandık başkanlarının çoğunluğunu öğretmenler oluşturmuştu. Bu yıl, seçim süresinin dört günden 24 güne çıkması ve okulların eğitime devam ettiği bir döneme denk gelmesi açısından sandık başkanlığı görevi çoğunlukla din görevlilerine verildi.