Güncelleme Tarihi:
Almanya İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich, operasyonların bin kadar polisle yedi farklı eyalette gerçekleştirildiğini söyledi.
Friedrich, ayrıca “Millatu Ibrahim” (İbrahim'in Milleti) isimli Selefi örgütün Almanya’da yasaklandığını açıkladı. Bakan, baskınlarda iki Selefi örgütün daha yasaklanmasını sağlamaya yetecek kanıtlar elde edildiğini umduklarını belirtti.
İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise aralarında konutlar, camiler, okullar ve yerel dernekler bulunan 70 kadar yere baskınlar düzenlendiği, en büyük operasyonların Kuzey Ren-Vestfalya ve Hesse eyaletlerinde gerçekleştirildiği belirtildi.
Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti İçişleri Bakanı Ralf Jaeger de polisin düzenlediği operasyonu “tehlikeli radikallerle mücadelede güvenlik güçlerinin attığı kararlı bir adım” olarak nitelendirdi. Jaeger, “Bugünkü operasyonla Selefiler üzerindeki baskıyı artırıyoruz” diye konuştu.
Mayıs ayı başında Solingen şehrinde çoğunluğu Selefilerden oluşan bir grup ile polis arasında yaşanan çatışmaların ardından Alman yetkililer, 44’ü Selefi 81 kişi hakkında soruşturma başlattı.
Almanya’da şu an 4 bin civarında Selefi bulunuyor. Alman yetkililer bu grupları devlet kurumlarına karşı şiddet içeren planlar kurmakla suçluyor.
Federal Anayasayı Koruma Dairesi’nin izlemesi altında bulunan Selefilerin Almanya’da Berlin, Ulm, Ren-Ruhr bölgesi ve özellikle Bonn ve Solingen çevresi ile Frankfurt’ta aktif olarak çalıştıkları ifade ediliyor. Yasaklanan "Millatu Ibrahim" örgütünün yanı sıra "Die wahre Religion" (Gerçek Din) ve "DawaFFM" (Dava) isimli örgütler öne çıkıyor.
19’uncu yüzyılda, Sünni İslam’ın bir kolu olarak Suudi Arabistan’da ortaya çıkan Selefilik diğer inançları dışlıyor. Selefiler kendilerini Allah’ın istediği yönde yaşayan tek din olarak görüyor, hatta kendileri gibi düşünmeyen Müslümanları da reddediyor.
Selefilerin bir kısmı ses getirecek, varlığını hissettirecek boyutta propaganda amaçlı çalışıyor ve internet ortamını çok iyi kullanıyor. Diğer kısım ise cihat amaçlı çalışıyor ve gerektiğinde şiddeti de bir hak olarak görüyor.
Siyasi bir oluşum olarak Selefiler özellikle Arap Baharı’nın yaşandığı Ortadoğu ülkelerinde son dönemde fazlasıyla dikkat çekti. Suudi Arabistan ve Katar tarafından Hizbullah karşısında bir denge unsuru olarak destekleniyor.
Mısır’da parlamentodaki ikinci büyük grup olan El Nur Partisi Selefilerden oluşuyor. Selefiler ayrıca devlet başkanlığı seçimlerinde Abdül Munim Ebul Fütuh’u destekleyerek dikkat çekti ve dengeleri değiştirdi.
Suriye’de son aylarda yaşanan bazı patlamaları üstlenen Selefi unsurların ülkedeki Hıristiyanlara, Alevi ve Şiilere yönelik saldırılar düzenlediği haberleri geliyor. İranlı yetkililer ABD’yi Selefileri kullanarak Suriye’de karışıklık çıkarmakla suçladı.
Ürdün’ün Esad yönetimine karşı gerektiğinde kullanılmak üzere 18 bin Libyalı Selefi asker barındırdığı öne sürüldü. Lübnan’ın Trablusşam şehrinde ise silahlı Selefi gruplar ve Aleviler arasında çıkan çatışmalar iç savaş tehlikesini gündeme getirdi.
Son olarak bu hafta başında Tunus’ta Selefi gruplar başkentte açılan bir sergide İslam’a aykırı resimler gösterildiğini öne sürerek ayaklandı. Selefiler, hem serginin düzenlendiği yere hem de başka kamu binalarına taş ve molotofkokteylleriyle saldırdı. Polisin müdahalesi sonucu 100 kişi yaralanırken, 200’e yakın kişi de gözaltına alındı.