Oluşturulma Tarihi: Mayıs 12, 2004 00:00
Hükümet, pandora kutusunun kapağını açarak ilk hatayı işledi. Şimdi geri adım atmak istememesi doğaldır. Acaba bugüne kadar gösterdiği uzlaşıcı yaklaşımını artık terk mi ediyor?28 Şubat’ı eleştirmiş bir insanım. Demokrasilerde, asker süngüsü ile ince ayar yapılmasına inanmam. Ülkelerin yasaları vardır. Adalet sistemi işler ve gereken yapılır. Asker işin içine sokulmaz. 28 Şubat’taki ince ayar ne kadar hatalı ise, AKP hükümetinin adeta intikam alma izleriyle dolu olan İmam Hatip Liseleriyle (İHL) ilgili kararı da o kadar hatalı. İmam Hatip Liseleri (İHL) ve Türban, AKP’nin iki temel
seçim vaadiydi. İlk aşamada da İHL’lere el attı ve pandora kutusunu açtı. YÖK’te değişiklik adına, İHL’lere getirilen kısıtlamayı kaldırdı. Ben dahil bir çoğumuz “Herşey yolunda giderken, şimdi gerilim yaratmanın ne gereği var? Daha ilerde ve daha geniş bir uzlaşı bulunduktan sonra değişiklik yapılamaz mı?” demiştik. AKP, kendi tuzağına düştü. Büyük olasılıkla da isteyerek bu oyuna girdi. Başta Genelkurmay ve Üniversiteler ters tepki gösterdikten sonra, AKP artık geri dönemezdi. Nitekim dönmedi ve ilk defa “benim dediğim olacak” yaklaşımıyla ortaya çıktı. AKP’nin bu adımı atmasında hem ara seçimlerde aldığı yüksek oy oranı, hem de Uluslararası alanda elde ettiği rüzgarın önemli bir rol oynadığı anlaşılıyor. Tayyip Erdoğan ya partisindeki sertlik yanlılarına mağlup oldu veya onlarla birlikte hareket etti. ÖNÜMÜZDEKİ AŞAMALAR ÇOK ÖNEMLİ İç politika gerçekleri açısından bakacak olursak, AKP’nin yasayı Meclis’ten geçirme ısrarını –tüm tehlikelerine ve gereksizliğine rağmen- anlayabiliyorum. Aksi durumda “Asker höt dedi ve geri adım attılar” denecekti. Muhalefet ve Üniversiteler karşısında diz çöktüğü, geri adım attığı ileri sürülecekti. TBMM’de böylesine büyük çoğunluğa sahip bir partinin, seçmenlerine verdiği en önemli sözü dahi tutamaması “AKP’nin iktidar olamadığı” şeklinde yorumlanacaktı. AKP bu kaygılar sonucu, geri adım atmama kararı aldı. Ancak Başbakanın dünkü meclis konuşması öylesine katı bir yaklaşım gösterdi ki, işin ucu kaçtı. Grup toplantısındaki mantık dokusu çok önemliydi: Kararı hükümet verir... Halktan oy alan politikaları saptar. Erdoğan açıkça “Rektörler tepki gösterecek, Asker karşı çıkacak veya bazı medya grupları ateş püskürecek diye, biz doğru bildiğimizden şaşmayız. Biz iktidar partisiyiz. Ülke bizden sorulur” demek istedi. Başbakanın sözleri teorik açıdan doğru. Halktan aldığı destekle politikaları saptamanın iktidar partisine ait olduğuna kimse karşı çıkamaz. Bir parti lideri olarak Tayyip Erdoğan kendi açısından mantıklı hareket etmiş sayılabilir. Ancak bir Başbakan olarak son derece gereksiz bir sertlik sergiledi. Hiçbir uzlaşı ümidi bırakmadı. İpleri fena halde gerdi. Oysa Başbakanlık koltuğundaki bir liderden beklenen, ne kadar güçlü görürse görsün, böylesine önemli bir konuda yumuşamayı getirecek bir tutum, bir üslup benimsemesiydi. Bir yandan piyasalar fokurdamaya başlarken, öte yandan da böyle bir iç politika gerginliğine hiç gerek yoktu. Bundan sonraki gelişmeler de pek yumuşama emaresi göstermiyor. Cumhurbaşkanı bu yasayı mutlaka veto edecek ve AKP tutumunda ısrarlı olacaktır. Başbakan’ın dünkü konuşması bu konuda kuşku bırakmıyor. Oysa Tayyip Erdoğan’dan beklenen, bir Başbakan olarak sert değil, ülkenin iç barışını bozmayacak bir tutum takınmasıydı. Geriye, Cumhurbaşkanının ikinci defa önüne gelecek olan yasayı Anayasa Mahkemesine göndermesi kalıyor. Yani, yine gerilimli bir döneme girilicek. Türkiye’de kimin iktidar olup olmadığı, laik sistemin tehlikeye girip girmediği tartışmaları artacak. Avrupa Birliği ile müzakerelerin açılması için büyük bir çaba harcanması gereken bir dönemde, Türkiye yaz aylarını bu kavgalarla geçirecek. Bence çok yazık edilecek.* * * (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.) yayınlanmaktadır
button