Güncelleme Tarihi:
AK Parti Genel Merkezi’nde konuşan Çelik, özetle şunları söyledi: “Bir yargı süreci yürüyor, bu da siyasetin gündeminde. Evrensel prensiptir, masumiyet karinesi esastır. Siyasetçi burada durur. Siyasetçinin yapması gereken yargı sürecini izlemektir. Hiçbirimiz, dosyanın içeriğiyle ilgili herhangi bir bilgiye sahip değiliz. Savcının iddianamesini, mahkemenin nasıl değerlendireceğini siyasetçiler değerlendirmeyecek.
Cumhurbaşkanımız, AK Parti ve Cumhur İttifakımızın mücadelesinin adı demokrasiyle yan yana yazılır, darbenin ise zıttına yazılır. CHP’nin ismi bunun yanına yazılır. Şimdiye kadar da bu böyle olmuştur. Her türlü vesayet, darbe girişiminin en büyük lojistiği Türkiye’de Yassıada zihniyetidir, siyasi organizasyonu olarak da CHP yönetmiştir. 15 Temmuz gibi bir terörist darbe girişimiyle, yargısal süreci eş tutmak bir kere daha göstermiştir ki CHP kendisini devletin sahibi zannetmektedir. Milletimiz, bu şekilde kendisini devletin sahibi zanneden, devleti ve millet iradesini kendisinin mülkü zanneden bu siyasi organizasyona bütün seçimlerde, demokratik yarışlarda haddini bildirmiştir.”
BUNLAR BİZZAT CHP’LİLERİN İDDİALARI
“Yolsuzluk ve terörle ilgili olarak yürütülen bu soruşturma çerçevesinde ortaya çıkan bütün bu iddialar, bizzat CHP milletvekili, parti meclis üyesi ve belediye meclis üyesi gibi isimler tarafından gündeme getirilmiş iddialardır. Özel ‘Bu iddiaların doğru olmadığını düşünüyorum ve buna kefilim. Bu iddialar ispatlanırsa istifa ederim diyebiliyor mu?’ Sayın Özel, CHP’nin iç süreçlerini Türkiye’nin resmi süreçleriyle karıştırıyor. Kendi içlerinde kurduğu bir sandığı, Türkiye’nin resmi seçim sandığı zannediyor.”