Güncelleme Tarihi:
DAVA dosyasına göre, Ankara’da yaşayan üniversite öğrencisi Beyza Nur Kaya (22), Çankırı’da çiftliği bulunan mandıra sahibi Ege Rüştü Akoğlu (23) ile duygusal ilişki yaşıyordu. Genç kız, 19 Ekim 2023 günü sevgilisi Akoğlu’nun evine girdikten 6 dakika sonra silahla vurularak öldürüldü.
112’Yİ ARADI DİYE...
Cinayetin ardından tutuklanan Akoğlu’na ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ancak mahkeme, sanığın “olaydan sonra 112’yi araması, komşulara haber vermesi ve zor kullanmadan ekip otosuna binmesi gibi” gerekçelerle ‘iyi hal’ indirimi uyguladı, verilen cezayı müebbet hapis cezasına çevirdi.
BAKANLIK TEMYİZ ETTİ
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, tartışmalı karar ilişkin yaptığı istinaf başvurusunda sanık hakkında uygulanan ‘iyi hal’ indirimine isyan etti. Bakanlık vekili tarafından yapılan başvuruda, sanığın ‘kasten öldürme’ suçunu doğrudan kastla işlediği sabit olduğu belirtilerek, şu çarpıcı değerlendirme yapıldı:
“Bu suçu işlediği dosya kapsamında açıkça ortadayken verilen ceza yetersiz kalmıştır. Bu haliyle caydırıcılıktan uzaktır. Vicdanları sızlatan bu elim suçu, ceza hukukunun amacıyla birlikte değerlendirdiğimizde müebbet değil de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilmesi beklenirdi.
GERÇEKLERİ GÖRÜN
Şöyle ki; ülkemizde, kadına /çocuğa yönelik şiddetin her geçen gün artarak devam ettiği somut bir olgu olup, hâkimlerin/mahkemelerin görevinin, yasaları olduğu gibi uygulamanın ötesinde, toplumsal gerçekleri görüp, tespit edip, sonuçlarını önlemeye yönelik yasa uygulamalarının yorumunu yapmak ve gerektiği taktirde yanlış yorumların, sonuçlarının önlenmesi için uygulamanın oturmasını sağlamak olması gerekmektedir. Sanık hakkında alt sınırdan ceza verilen ve indirim hükümleri uygulanan mahkeme kararında, hukuki isabetsizlik yapılmıştır.”
ÜST SINIRDAN CEZALANDIRILMALI
Bakanlık başvurusunda, indirim şartlarının oluşmadığı, sanığa üst hadden hapis cezası verilmesi gerektiği de belirtilerek, “İşlenen suçun niteliği, suçun toplum ve mağdur üzerindeki sosyolojik ve psikolojik etkileri ve toplumun temel yapı taşı olan aile kurumuna verdiği zararlar ve oluşturacağı travma dikkate alındığında ve mezkur suçu işleyen sanığın fiilinin sabit bulunmasına rağmen ceza üst sınırından ceza verilmemesi çelişki yaratmaktadır” değerlendirilmesi yapıldı.
İSTİNAF İNDİRİMİ ONADI
- Karara katil zanlısı da itiraz etti. İstinaf incelemesi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından yapıldı. Daire, 26 Şubat tarihinde istinaf başvurularının reddine karar vererek, yerel mahkemenin kararının onanmasına hükmetti. İstinaf mahkemesi kararında, telefon mesajlarının sanığın maktule uzun süredir psikolojik şiddet uyguladığını ortaya koyduğu belirtilerek, “Maktulün sanığa yönelik haksız tahrik oluşturacak nitelikte bir davranış sergilediğine dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Sanık, kovuşturma aşamasında ilk kez, maktulün kendisine ve ailesine yönelik ağır tehditler ve hakaretlerde bulunduğunu, olay sırasında kendisine saldırdığını iddia etmiştir. Ancak bu iddialar, somut delillerle desteklenmediği gibi, sanığın suç ve cezadan kurtulmaya yönelik soyut beyanları olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle, sanık hakkında ‘nitelikli kasten öldürme’ suçundan verilen kararda, ‘haksız tahrik’ indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir” denildi. Bakanlığa, itirazına yönelik ayrıca bir yanıt verilmedi.
AİLEDEN 62 TEPKİSİ
- Ailenin avukatı Celal Söylemez de yaptığı istinaf başvurusunda “Gelinen aşamada müvekkillerin biricik kızları 22 yaşında ve hayatının baharında sanık tarafından öldürülmüş, katledilmiştir. Hal böyle iken yerel mahkemenin TCK 62. maddesini (iyi hal indirimi) uygulamak suretiyle cezada indirime gitmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur” dedi.