OluÅŸturulma Tarihi: Åžubat 22, 2001 00:00
HÜRRİYETPazartesi günü MGK toplantısında yaşanan kavganın ekonomiye etkisi dün de sürdü. İşte bu konudaki haberin başlığı, "Yetti bu inat" olmuş. Ecevit, bu kavganın ardından olayı bir kez daha, bu sefer partisinin grup toplantısının basına açık olan bölümünde ayrıntıları ile anlatmış dün. Konuşmasında, "Sezer'in bu konuları neden MGK'ya getirdiğini telaffuz bile etmek istemiyorum" demesi, darbeciliği ima ettiği yorumlarına yol açmış. Yaşanan tartışmayı hemen kamuoyuna açıklamasını eleştirenlere de, "Olay, ben söylemesem de yanlışlarla dolu olarak kamuoyuna yansıyacaktı. Nitekim söylentiler, haberler dolaşmaya başladı. Bu durum bir ekonomik kriz başlangıcına yol açmış oldu maalesef" diyerek yanıt vermiş. Olayın ardından Sezer'e haber yollayarak, ekonominin bu durumdan etkilenmeyeceğini açıklamasını istemiş. Ancak Sezer'in kabul etmediğini söylüyor. Köşk'ten
borsa kapandıktan sonra geç bir saatte, "Programı destekliyorum" açıklaması gelmiş dün. Ecevit grup toplantısında bu konuşmayı yaparken, bazı DSP'li vekillerin ağladığı görülmüş. Dün gecelik faizler yüzde 7500'le tarihi yükseliş, İMKB de yüzde 18.1'le tarihi düşüş yaşayınca, öğleden sonra 'kriz zirvesi' toplanmış. Sabahın erken saatlerine kadar süren zirvede, 'kur çıpası' yerine, 'dalgalı kur' sistemine geçilmesi benimsenmiş. Bu karar çerçevesinde Merkez Bankası Kanunu değiştirilecekmiş. 'Dalgalı kur' sistemine geçişin sancılarını yaşaması söz konusu olabilecek bankalara her türlü desteğin sağlanmasına da karar verilmiş. Bundan böyle Merkez Bankası, piyasalara müdahale için faiz silahını kullanacakmış. Mesut Yılmaz da partisinin grup toplantısında konuşmuş dün. Yılmaz, toplantının basına kapalı bölümünde yapmış kriz konusundaki açıklamalarını. "Tahammül edilmesi zaruri bir kaza yaşandı. Bu kriz, Kasım'dan daha büyük sonuç doğurabilirdi, önlendi. Artık yaşananları hızla bertaraf edip, unutmamız gerekir" diyormuş. Yılmaz'a göre, Devlette yazılı kurallar kadar gelenekler ve teammüller de önemliymiş. "'Ben hukukun içinden geliyorum, sadece yazılı kurallara bakarım, devlet gelenek ve teamüllerini dikkate almam' anlayışı ile devlet yönetilmez. Bugünkü yaşanan sorunun kaynağı da budur" diyor. Sümerbank soruşturması çerçevesinde kırmızı bültenle aranan eski Genel Müdür Şükrü Karahasanoğlu, İtalya'nın Milano şehrinde Interpol tarafından yakalanmış. Yanında önemli dokümanlar bulunan Karahasanoğlu'nun iadesi istenecekmiş bu ülkeden. MİLLİYETManşette, "Kurtuluş reçetesi" denmiş. Kavga sonrası yapılan açıklamalarla krizin dondurulduğunun düşünüldüğü bir anda, Ecevit'in grup toplantısında Sezer'in suçlayan bir konuşma yapması, piyasaların altüst olmasına yol açmış yine. Dün, "Kara Çarşamba" olarak adlandırılıyor. Pazartesi gününden itibaren fırlayan faiz oranları ve Türk Lirası sıkışıklığının dün tüm ödemelerin kilitlenmesine yol açması üzerine Başbakanlık'ta kriz zirvesi toplanmış. Toplantıda, 9 Aralık 1999'da başlayan ekonomik programın en önemli ayağı olan sabit kur politikasından vazgeçilmiş. Artık
döviz fiyatı serbest piyasada belirlenecekmiş. Zirve sonrasında yapılan kısa açıklamada, Telekom ve Türk Hava Yolları özelleştirmelerinin gerçekleştirilmesi için gerekli önlemlerin alınacağı, ekonomik programın titizlikle sürdürüleceği, yapısal reformların planlandığı gibi gerçekleştirileceği ve maliye programında değişiklik olmayacağı bildirilmiş. Açıklamada yeni düzenlemenin ihracat ve turizm gelirini de artıracağı vurgulanıyormuş. Öte yandan Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in her hafta perşembe günleri yapılan haftalık olağan görüşme davetine bu hafta katılamayacağını bildirmiş.Ecevit, davete katılamamasına gerekçe olarak, "Güneydoğu Avrupa İstikrar Paktı Toplantısı'na katılmak üzere gideceği Üsküp seyahati için hazırlık yapmasını ve pazartesi günü yapılması planlanan Milli Güvenlik Kurulu Toplantısı'nda zaten görüşülecek olmasını" göstermiş. Köşk - Konut krizi, Wall Street'e de yansımış. New York'ta gelişmekte olan ekonomilerin tahvil satışlarını izleyen yatırım analistleri, 'Türkiye piyasanın en büyük baş ağrısı' değerlendirmesini yapmışlar. Kriz Süleyman Demirel'i de vurmuş. Bilkent Üniversitesi'ndeki konferansta, MGK krizine yönelik soruları yanıtlayan Süleyman Demirel "İyi ki Ecevit'in yerinde değilim" dedikten sonra fenalaşmış. Yaklaşık bir buçuk saat süreyle ayakta kalan ve konuşmasının sonlarına doğru yüzünün sarardığı gözlenen Demirel'e durumu fark eden korumaları sandalye yetiştirmişler. Demirel'in sahneden inmeye bile gücü kalmazken, yanı başındaki sandalyeye kendini bırakmış adeta. Yüz hatlarını inceleyerek "karakter analizi" yapan eğitimci Mehmet Auf'a göre Sezer, Ecevit ve Özkan'ın barışmasını beklemek hayalcilikten başka birşey değilmiş. Auf'a göre, Sezer'in kaş, Ecevit'in burun, Özkan'ın kulak yapısından tartışmanın nedenini saptamak çok kolaymış. Sezer'in çene ve kaş yapısının çok belirgin olduğuna dikkat çeken Auf, "Kaş yapısı sona doğru azalıyor. Bu, belli konularda aşırı detaycı ve bilgili olduğunu gösterir. Çene yapısının geniş olması ise iradesi ve kararlılığının yüksek olduğunun belirtisidir. Bu tip insanlar geri adım atmaz" diyormuş. Psikiyatrist Prof. Dr. Özcan Köknel de, Hüsamettin Özkan'ın, "Babasına hakaret edilen biri ne yaparsa, onu yaptım" sözlerini yorumlamış. "Belirli rolü olan kişilerin özellikle yönetim kademesinde bir sorunu çözerken oraya kendi duygularını, amaçlarını, beklentilerini yansıtmaları çok hatalı. Sadece o değil, duygularıyla hareket eden herkes hatalıdır" diyor Köknel. SABAH"Döviz serbest" deniyor manşette. Ekonomik programda köklü bir değişiklik yapılarak, döviz kurunun dalgalanmaya bırakıldığı belirtilmiş. MGK'da yaşananların ardından piyasalarda patlak veren kriz sonucu alınmış bu karar. Dün öğle saatlerinde başlayarak yaklaşık 13 saat süreyle toplantı yapan ekonomi kurmayları almış bu kararı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, hükümetin uygulamakta olduğu programı sürdüreceği söyleniyormuş. Kamu bankalarının özelleştirilmesi hızlandırılacak, gider artırıcı hiçbir karar alınmayacakmış. Ankara'dan daha yeni ayrılan IMF Türkiye Masası Şefi Cottarelli de apar topar geri geliyormuş. Cottarelli ile, enflasyon hedefinin yükseltilmesi ve ek rezerv kolaylığının hızlandırılması konularının konuşulacağı sanılıyormuş. Bir başka başlıkta da, yatırımcı uyarılmış. 1994 yılının 5 Nisan'ı hatırlatılıyor. Bu tarihte dövizi tercih edenlerin, 40 bin liradan
dolar alıp, daha sonra 29 bin liradan satmak zorunda kaldıkları ve büyük zarara uÄŸradıkları belirtilmiÅŸ. Süleyman Demirel, Bilkent Ãœniversitesi'nde dün yaptığı söyleÅŸide, zirvede çıkan kavgada Sezer'i suçlamış bu gazetenin yazdığına göre. "Hükümetler yolsuzlukla maluldür derseniz iÅŸin içinden çıkılmaz. Yargı düzenini, basını yok sayıp, 'Herkes yolsuz' derseniz, morali tahrip edersiniz" demiÅŸ. Demeyince olmuyor herhalde. KonuÅŸma sırasında kan ÅŸekeri düşünce fenalaÅŸmış eski cumhurbaÅŸkanı. Doktoru, önemli bir ÅŸey olmadığını açıklamış. RADÄ°KALManÅŸette, diÄŸer gazeteler gibi son alınan ekonomik kararlar var. Dün Türkiye'nin tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birini yaÅŸadığı belirtilmiÅŸ. Ä°ki büyük kamu bankası salı günü Türk Lirası ve döviz ödemelerini yerine getiremeyince 'zincirleme' tepki olarak tüm bankacılık sistemi kilitlenmiÅŸ. Güne hesaplarını kapatamadan baÅŸlayan bankalar Türk Lirası bulamamışlar. Gecelik repo faizleri yüzde 7500'lere kadar yükselince, bono piyasasında panik satışlar olmuÅŸ ve dövize hücum yaÅŸanmış. Bu durum, "Yabancı yatırımcı riski görünce döviz alıp kaçtı" diye yorumlanmış. Kredi derecelendirme kuruluÅŸlarından Moody's Türkiye'nin pozitif olan döviz kredi notunu duraÄŸana çevirmiÅŸ bu geliÅŸmeler üzerine. Bir de "IMF devalüasyon yapılmasını istiyor" söylentisi çıkınca, ekonomik kriz derinleÅŸmiÅŸ. Borsa 1587 puan düşerek günü 7180 puandan tamamlamış. Krizin, dünyayı da etkilediÄŸi bildiriliyor. Brezilya para birimi real tepetaklak olurken, Rus borsası yüzde 8.5, DoÄŸu Avrupa borsaları yüzde 4 deÄŸer kaybetmiÅŸ. Ä°ÅŸte bu geliÅŸmelerin ardından BaÅŸbakanlıkta bir zirve yapılmış. 13.15'te baÅŸlayan 'kriz zirvesi' 02.30'a kadar sürmüş Zirvede döviz kurunun piyasalar tarafından serbestçe belirlenmesine izin verilmesi kararlaÅŸtırılırken, Merkez Bankası piyasa ve kur hareketlerini faiz silahıyla kontrol etmeye karar vermiÅŸ. Ecevit'in dün partisinin grup toplantısında Sezer'i suçladığı haberi de var ilk sayfada. Sezer'in eleÅŸtirilerini MGK'da yapmasının bir anlamı olduÄŸunu söyleyerek 'darbecilik' iması yapması öne çıkarılmış haberde. Yeni Yargıtay BaÅŸsavcısı KanadoÄŸlu da hızlı çıkmış. Geçen hafta TaÅŸanlar dahil üç vali hakkında dava açan Yargıtay BaÅŸsavcısı, biri yine TaÅŸanlar olmak üzere iki vali ve bir belediye baÅŸkanını dava etmiÅŸ. CUMHURÄ°YETBanu Salman'ın haberi var manÅŸette. "Büyük soygun" deniyor. Gazete, Devlet Denetleme Kurulu'nun araÅŸtırmalarına zemin oluÅŸturan Yüksek Denetleme Kurulu raporlarını ele geçirmiÅŸ. Hüsamettin Özkan'a baÄŸlı Halk Bankası'ndan, batan Etibank'ın sahibi Sabah Grubu'na olumsuz istihbarat raporlarına karşın 40.1 trilyon lira aktarılmış. Halk Bankası'nın, batan Egebank'ın sahibi Demirel grubu ÅŸirketlerine usulsüz olarak verilen kredilerden ise toplam 120 milyon dolar alacağı bulunuyormuÅŸ. Raporda, Ceylan Holding ve Korkmaz YiÄŸit'in sahibi olduÄŸu Bank Ekspres ile ilgili iddialar da yer alıyor. Ä°lk sayfada yer alan diÄŸer bir baÅŸlıkta da, "Faiz depremi" deniyor. Dün ekonomi piyasalarında yaÅŸananlar anlatılmış. Hafta başında devletin zirvesinde yaÅŸanan siyasi gerilim sonucu dün Merkez Bankası'nın Türk Lirası sıkışıklığına giren piyasalara fonlama yapmamasıyla mali piyasalar kilitlenmiÅŸ. Faiz piyasalarında bankalar arası gecelik iÅŸlemlerin yüzde 7500'lere sıçraması borsada yüzde 18'lik sert düşüşe neden olunca, Ä°stanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda endeks 7180 puandan kapanmış. ANAP ve MHP, MGK'de yaÅŸanan gerilimi tırmandırmamaktan yana tutum alınca, Ecevit yalnız kalmış bir baÅŸka habere göre. Dün toplanan DSP grubunda, Sezer'e öfke yaÄŸarken, CumhurbaÅŸkanı'nın yetkilerinin kısılması, görev süresinin 5 yıla indirilmesi gündeme getirilmiÅŸ. ANAP ve MHP kurmayları ise, bu düzenlemelerin öncelikli olarak çıkarılmasının, yapılacak en büyük hata olacağını düşünüyorlarmış. Sivil toplum örgütleri ve yurttaÅŸlar ise, CumhurbaÅŸkanı Sezer'e yönelik destek mesajlarını sürdürüyorlarmış. ÇYDD Genel BaÅŸkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, "Sezer'e bu yeni yıpratma kampanyası karşısında da sahip çıkmak yine bize, yani halka ve onların sesi olan sivil toplum örgütlerine düşmektedir" diye konuÅŸmuÅŸ. Bu arada Avukat Rıfat Bozkurt, Foça Cumhuriyet BaÅŸsavcılığı'na Hüsamettin Özkan hakkında suç duyurusunda bulunmuÅŸ. Özkan'ın "CumhurbaÅŸkanının yüzüne karşı sövme ve hakaret" suçundan cezalandırılmasını istiyormuÅŸ. IMF ve ABD'li ÅŸirketlerin damgasını taşıyan "elektrikte yeni piyasa dönemi" baÅŸlıyormuÅŸ. "Ä°ki sene sonra neredeyse tüm elektrik hizmetleri özel sektöre devredilmiÅŸ olacak" deniyor. Yeni sistemle ev kullanıcılarının faturalarının da ÅŸiÅŸeceÄŸi belirtilmiÅŸ. Ä°yi günler. Asuman ALPASLAN - 22 Åžubat 2001, PerÅŸembe Â
button