Güncelleme Tarihi:
Türk Metal Sendikası’nın örgütlü bulunduğu Bocsh’ta çalışan işçilere geçen nisan ayında 3 yılı kapsayacak toplu sözleşmede yüksek oranda zam verilmesi, Renault ve TOFAŞ başta olmak üzere aynı sendikanın örgütlü bulunduğu otomotiv ve yedek parça fabrikalarındaki işçilerin tepkisine yol açtı. Fabrikalardaki işçiler sözleşmelerinin yenilenmesini isteyerek olumsuzluktan sorumlu tuttukları sendikadan istifa etme sürecine girdi.
Yaklaşık 5 bin işçinin çalıştığı Bursa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Renault Otomotiv Fabrikası’nda işçiler, gece vardiyasına girmeyerek fabrika önünde sabaha kadar eylem yaptı. Sabah 08.00 vardiyasına gelen bin 500 işçi de fabrikaya girdi, ancak onlar da dışarıda eylem yapan arkadaşlarına destek için fabrika içinde eylem yaparak çalışmadı. İşçi temsilcileri ile fabrika yönetimi arasında görüşmelerin sürdüğü bildirilirken, fabrika önünden ayrılmayan işçiler, ücretlerinde iyileştirme beklediklerini belirtti.
"AYNI ŞARTLARI İSTİYORUZ"
Yıllardır Renault’ta çalıştığını söyleyen Erhan İmralı, uzun zamandır iyi bir zam alamadıklarını dile getirerek, "Tepkimizi dile getirdik ancak sendikacılar bunu fabrika yönetimine iletmediler. Bir başka fabrikada sendika değişim problemi vardı. Mahkeme süreci başladı yetki konusunda ve 4 sene sözleşmeye giremediler. 4 sene sonra Türk Metal’e geçti arkadaşlar ve iyi bir zam aldılar. Aldıkları rakam güzeldi. Saat ücretinde bize göre 1-1,5 lira fazla alıyorlardı. Aynı sendikaya üyeydik, işveren aynı sendikaya üyeydi ama bizimle farklı sözleşme imzalandı. Biz bir rakam vermedik, sadece Bocsh’la aynı şartlara sahip olmak istiyoruz dedik, yönetim bizi dinlemedi" dedi.
Fabrika yönetiminin açıklama yapması gerektiğini söyleyen İmralı, "İki vardiya da dışarıda şu anda. Ücretlerimizde iyileştirme bekliyoruz. Bizim de bir ailemiz var. Bunları geçindirmemiz gerekiyor. Sadece Renault’un kar etmesiyle olmuyor bu işler. Her sene üretim rekorları kırıyoruz ama bizim ailemizde bir değişiklik yok. Böyle giderse 16.00-24.00 vardiyası da iptal olacak. Çünkü daha evlerine gidip dinlenmediler, buradalar. Eylemimiz sürüyor" dedi.
OYAK RENAULT SÖZCÜSÜNDN AÇIKLAMA
Oyak Renault sözcüsü fabrikada çalışanların yaptığı eylem ile ilgili olarak Reuters'a şu açıklamayı yaptı: Türkiye Bursa'da kurulu bulunan fabrikamız Oyak Renault otomobil fabrikalarında 15 Mayıs saat 0000 itibariyle önceden öngörülmeyen bir duruş yaşıyoruz. Üretimdeki bu duruş yürürlükte olan iş yasalarına ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun değildir. Fabrikanın içinde ve dışında toplanmış bulunan yaklaşık 2,500 çalışanın korunması, normal çalışma düzenine dönmesi için Oyak Renault yönetimi eylem planı uyguluyor.
SORUN BOSCH'TAKİ 191 İŞÇİNİN MAAŞIYMIŞ
Dün akşam saatlerinde başlayan eyleme ilişkin Hürriyet’e konuşan Türk-Metal Sendikası Başkanı Pevrul Kavlak,Renault Fabrikasındaki olayların, Bosch’ta çalışan 191 kişinin maaşından kaynaklandığını anlattı. Oysa ortalama saat ücretinin Renault'da 9 lira 83 kuruş iken; Bosch'ta 9 lira 46 kuruş olduğuna dikkat çekti. Kavlak açıklamasının devamında “DİSK’e bağlı Birleşik Metal İş sendikası ile Bosch’ta yetki tartışması yaşadık. Mahkemenin sonuçlanması 38 ay sürdü. Bu süre içinde hiç zam alamadıklarından 1200 kişi işi bırakmak zorunda kaldı. 600 arkadaşımız icralık oldu. Zam alınamadığı için insanlık dramı yaşandı. Bu yaşananlar üzerine Bosch, bin 646 kişiye işi bırakmasınlar diye, bir kereye mahsus maaş ayarlaması, artışı yapmış. Bunların içinde bin 450 kişiye ikinci kez ayarlama yapılmış. Sadece 191 kişiye de 3. defa ayarlama yapılmış. 38 ayın sonunda mahkeme yetkiyi bize verince, toplu sözleşme masasına oturduk. Ama biz pazarlığı Ahmet Mehmet üzerinden yapmadık. Kimin kaç kere maaş ayarlaması yaptığına da bakmadık. Sözleşme masasına son saatlik ücretler üzerinden oturduk. Aynı işi yapanlara aynı zammı içeren bir sözleşme imzaladık. Böyle olunca üç kere artış alan o 191 kişinin maaşı, 300 lira civarında yüksek oldu” dedi.
MESS'TEN AÇIKLAMA
Türkiye’nin otomotiv devlerinden Oyak Renault’ta dün gece vardiyasında başlayan iş bırakma eylemi devam ederken Metal İşverenleri Sendikası bugün yazılı açıklama yaptı. ’Oyak Renault Fabrikası’nda ve MESS üyesi işyerindeki gelişmeler’ başlığıyla yapılan açıklamada, gelişmelerin hassasiyetle takip edildiği belirtilerek, "Oyak Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş.’de başlatılan işyerini terk etmeme ve topluca iş bırakma şeklindeki eylemlerle birlikte olaylar yasa dışı bir boyuta ulaşmıştır" denildi.
Oyak Renault’u da kapsayan 2014-17 dönemi MESS grup sözleşmesinin 3 yıl için imza altına alındığı hatırlatılan açıklamada, "Bu eylemler yoluyla 3 yıllık süre için bağlayıcılığı olan grup TİS şartlarına yönelik haksız taleplerde bulunulması yasadışıdır" denildi.
RENAULT İŞÇİLERİ NE İSTİYOR? İŞTE YANITI
DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası ise yaptığı yazılı açıklamada, işbirlikçi ve dayatmacı toplu sözleşme düzenine karşı, düşük ücret sistemine, sermaye denetiminde sahte sendikaya karşı metal işçilerinin isyan ettiğini ileri sürdü. İşçilerin, taleplerinin ise şunlar olduğunu ileri sürdü:
1- Ücretlerde iyileştirme yapılsın.
2- İşten atılma olmasın
3- İşçilerin seçtiği temsilciler yönetim tarafından tanınsın
4- Sahte sendika ve temsilcileri iş yerlerine sokulmasın
Türk-Metal Sendikası'ndan binlerce istifanın yaşandığı belirtilen Birleşik Metal-İş Sendikası açıklamasında şunlar dikkat çekti:
"Başta Renault işçileri olmak üzere MESS üyesi iş yerlerinde giderek büyüyen isyan dalgası emin adımlarla ilerliyor.Sahte sendikadan istifalar her geçen gün artıyor. Sadece Renault’da istifalar 4500’e ulaştı. Tofaş, Mako, Çoşkunöz, Delphi, Ototrim ve daha pek çok işyerinde işçiler dalga dalga sahte sendikadan istifa ediyorlar.
El ele verdiler. Önce MESS ve Türk Metal grup toplu sözleşmesini düşük ücret sistemini kalıcılaştırarak, işçilerin satın alma güçlerindeki erimeyi durdurma süresini 2 yıldan 3 yıla uzattılar. İşçilerin sömürü koşullarını ağırlaştırdılar, yaşam ve çalışma koşullarının iyileşme mücadelesine engel oldular. Bu işbirliği sonucunda ortaya çıkan toplu sözleşme dayatmasını kabul etmeyen Birleşik Metal-İş ve üyeleri greve çıkınca bu kez üçgen tamamlandı. Siyasal iktidar, hangi sınıftan yana olduğunu ortaya koydu ve sermayenin çıkarlarını korumak için grevlerimizi yasakladı.
İşçi karşı ittifaka kimi hukuk kurumları da dahil oldular. Danıştay’a yaptığımız yürütmeyi durdurma başvurusu oy çokluğu ile reddedildi.
Dayatmayı kabul etmedik, işçilere düşmanca davrananlarla aynı masaya oturmadık, grev yasaklayan ve sermayenin ofisi gibi çalışan bir siyasal iktidarın atadığı özel arabulucuyla görüşmedik.
Dosya Yüksek Hakem Kurulu’na gitti. Orada da işçi düşmanı ittifak faaliyetini sürdürdü. Kurul’un toplantısı bitmeden, sahte sendika kurul kararını öğrenmiş ve bildiri dağıtmaya başlamıştı. YHK’dan da aynı sözleşme çıktı diyerek metal işçilerinin isyanını sönümlendireceklerini sandılar. Ama keser döndü, sap döndü. Gün geldi hesap döndü. Grup sözleşmesinden memnun olduğunu iddia ettikleri ana metal fabrikalarında işçiler isyan ettiler. O çok güvendikleri, sağlam olduğunu düşündükleri kalenin içi karıştı.
Kalenin içinin karışmasına birkaç somut olay neden oldu.
Birincisi, grup sözleşmesini iyi sözleşme,diye duyurdular Bosch’ta farklı sözleşme imzaladılar. Diğerleri aynısını talep edince yasal olarak mümkün değil, yalanına sarıldılar.
İşçiler istifaya yönelince, işçi kanı döktüler. Renault’da işten atmayı denediler, işçi direnerek atılanları geri aldırdı ve kart basma nöbeti yeni eylem biçimi olarak diğer fabrikalarda da hayata geçirildi.
Bardağı taşıran damla işçilerin taleplerinin karşılanamayacağı yolunda yapılan işveren ve MESS açıklamaları oldu.
ayalp@hurriyet.com.tr