Güncelleme Tarihi:
DÜNYADA 75 milyar dolar büyüklüğe ulaşan, Türkiye’de de 300 milyon dolara yaklaşan sanat piyasasında, hat sanatı eserleri dikkat çekmeye başladı. Son yıllarda çağdaş sanat eserlerinin yükselişinin yanında, hat sanatı eserleri de en çok talep gören eserler arasına girdi. Son 5 yılda Türk sanat piyasasının üçte biri büyüklüğü yakalayan hat sanatı eserlerinin fiyatları da milyon liraları yakaladı. Hat sanatındaki yükselişin en göze çarptığı satış ise Kazasker Mustafa İzzet’in bir hilye-i şerifinin 1 milyon 150 bin liraya satılması oldu. Hat eserleri için önümüzdeki yıllarda çok yüksek fiyatların ortaya çıkacağı belirtiliyor. Ekimde başlayacak sonbahar müzayedelerinde, hat eserleri de önemli yer tutacak.
30 bin eser kataloglarda
Antik A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi Olgaç Artam, Türkiye’de yaklaşık 35 müzayede evinin faaliyet gösterdiğini, 100’ün üzerinde de müzayede yapıldığını belirterek, şunları söyledi: “Antika ve sanat eserlerine ilgi arttıkça müzayedelerin sayısı da artıyor. Eserlerin kalitesindeki yükseliş de önem taşıyor. Türkiye’de satışa çıkan eser sayısı için kataloglarda yer alan lot sayısı olarak bakacak olursak 30 binin üzerinde diyebiliriz. Avrupa ve Osmanlı döneminden 18. 19 ve 20. yüzyıla ait antika ve sanat eserleri, porselenler, gümüşler, bronz heykeller, mobilyalar, mücevherler, klasik ve çağdaş tablolar, hat, levha, değerli kitaplar müzayedelerde en çok satışa sunulan eserler arasında sıralanabilir.”
Hat sanatına ilgi var
Klasik ve çağdaş eserlerin dışında son yılların bir gözdesi daha var; hat sanatı. Olgaç Artam, bu yükselişi şöyle açıkladı: “Geçtiğimiz müzayede sezonlarında Hoca Ali Rıza, İbrahim Çallı, Şevket Dağ, Nazmi Ziya, Halil Paşa gibi birçok klasik Türk ressamı 1 milyon lira sınırını aşarak rekor kırdı. Kazasker Mustafa İzzet, Hafız Osman gibi önemli hattatların eserleri de 1 milyon lirayı aştı. Bu rekor fiyatların oluşmasındaki en önemli etken üst düzey nitelikteki eserlerin çok zor bulunuyor olabilmesi ve sahip olmak isteyen koleksiyoner sayısındaki artış.”
Beyaz Müzayede’nin kurucusu Aziz Karadeniz ise “Hat, bütün dünyada talep görebilecek bir sanat. Ortadoğu da dahil ilgi görüyor. Klasik Türk resmi ise dünyadaki koleksiyonerlerin ilgisini çekmiyor. Çünkü dünyada akım yaratmış bir sanat değil” dedi.
Her kesime eser var
TÜRKİYE’deki koleksiyonerlerin profilini de değerlendiren Olgaç Artam, şöyle konuştu: “Şu anda alıcıları, koleksiyoncular, özel müzeler, yatırım amaçlı fonlar ve hobi için alan bireysel alıcılar olarak ana gruplara ayırabiliriz. Öncelikle hobi olarak ya da yatırım amaçlı başlayan alımlar, alınan eserler hakkında bilgi sahibi olundukça, benzerlerini görüp araştırma yaptıkça bir tutkuya dönüşüyor. Müzayedelerde her kesime göre eserler bulunuyor. 500 liraya da 500 bin liraya da eserler görülebilir. Bir sanatçının en iyi döneminden başyapıt niteliğindeki eserleri rekor fiyatlara satılırken daha orta çaplı eserleri halen çok uygun fiyatlara müzayedelerde satılıyor.”
Koleksiyonerler yaşı genç eserleri satışa vermiyor
BEYAZ Müzayede’nin kurucusu Aziz Karadeniz, Türkiye’de koleksiyonerlerin aldığı eser tarzının değişmeye başladığını belirterek, şu bilgileri verdi: “3-5 yıl önceki müzayedelerde satın alınan eserlere değil de genç sanatçılara ve yeni eserlere yöneliyorlar. Yabancı eserler de almaya başladılar. Sanat, belirli bir kültürel alt yapı gerektiriyor. Çağdaş sanatta büyüme olmasına rağmen milli gelire oranı ufak. Türkiye’de sanat piyasasını İstanbul taşıyor. Müzayedelere gelip eser satın alan 500-1000 kişi var. Türkiye’deki koleksiyonların da yaşı genç. Son 10 yıldır eser topluyorlar. Koleksiyoner sayısı arttıkça müzayedelere gelen eser sayısı da artıyor. Ancak Türk koleksiyonerler şu anda toplama aşamasında olduğu için satışa eser vermiyorlar.”