Güncelleme Tarihi:
Ekonomi politikalarında gidilen değişiklikler sonrası belirsizliklerin azalması, Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki iyileşme, cari açığın düşürülmesi ve enflasyon beklentilerinin gerilemesi gibi gelişmeler, Türkiye’nin yabancı yatırımcıların radarına girmesini sağladı. Bu durum, dünyanın en büyük bankalarının raporlarında yer almasının ardından, Türk iş insanlarının sahadaki tanıklıklarıyla da pekişmiş durumda. Burdur’da bir araya geldiğimiz Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, dünya ve Türkiye ekonomisindeki son gelişmeleri değerlendirirken, yabancı yatırımcıların son dönemde Türkiye’ye ilgilerinin artmasına dikkati çekti.
‘BİZE UZUN UZUN TÜRKİYE’Yİ SORDULAR’
Olpak, “Geçen hafta Avrupa’daki büyük fon ailelerinden birisiyle 4-5 kişilik bir toplantı gerçekleştirdik. Bize uzun uzun Türkiye’yi sordular” dedi. “Neden Türkiye ile ilgilendiklerini sorduğumuzda ise ‘Türkiye’yi tekrar radarımıza almayı düşünüyoruz’ dediler” diyen Olpak, “Bu, Batı Avrupa’da bir fon. Birçok firmanın da sahibi olan bir aile fonu. Türkiye’de de o firmalar kanalıyla varlar. Fakat bu, hemen yarın sabah şu kadar milyar dolarlık yatırım olacak demek değil. ‘Biz kafamızda tekrar Türkiye ile ilgili düşünmeye başlıyoruz. Onun cevabını almak istiyoruz’ diyorlar. Görebildiğim kadarıyla, hâlâ yüksek olmakla birlikte düşüş eğilimine giren bir enflasyonu görmüş; politik stabilitenin devam edebileceğini hissediyor. Böyle bir çerçeve içerisinde ‘ben burayı niye radarıma almayayım’ noktasına gelmiş durumdalar” ifadelerine yer verdi.
‘KREDİLERDEKİ SINIR KOBİ’LER İÇİN ESNESİN’
40 yıla yaklaşan geçmişi ve 152 iş konseyi ile her coğrafyada Türk iş insanlarına hizmet veren DEİK, bu yıl Olpak’ın kendi memleketi olan Burdur Gölhisar’daki İbecik köyünde bir toplantı düzenledi. Burada ekonominin gidişatına yönelik değerlendirmelerde bulunan Olpak’ın öne çıkan taleplerinden biri, ‘uygulanan ekonomi programını bozmadan finansman konusunda adım atılması’ yönünde oldu.
“Enflasyonu düşürmeye yönelik süreç devam ediyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile konuştuğumuz zaman ‘sırtımızda ödememiz gereken yüklerimiz var’ diyor; depreme, EYT’ye, KKM’ye işaret ediyor. Fakat hâlâ birkaç küçük adımın atılabileceğini düşünüyorum” diyen Olpak, “İhracatçıya verilen yüzde 2’lik döviz desteğinin bir miktar artırılması bizim bütçe dengelerimizi çok fazla bozmayabilir. İç pazarda soğumayı sağlamak için kredilerin büyütülmeyeceğini biliyoruz ama en azından KOBİ’ler için yüzde 2’lik kredi büyüme sınırı bir miktar esnetilebilir, çünkü KOBİ’lerin nefes tutma süreleri çok daha dar” dedi.
‘DÖVİZ BOZDURMA ORANINDA’ ADIM TALEBİ
Bu yaz atılan yeni bir adımla, ihracatçıların döviz bozdurma zorunluğu yüzde 40’tan yüzde 30’a indirilmişti. Son dönemde Merkez Bankası’nın rezervlerindeki iyileşme sonrası bu oranın yeniden düzenlenmesini talep eden Olpak, “TCMB’nin rezervleri iyiye gidiyor. Yüzde 30’luk rakam üzerinde bir adım atılabilir. Hemen kaldırmaktan bahsetmiyorum” ifadelerine yer verdi.
TEKSTİLDEN SONRA İKİ SEKTÖRDE ENDİŞE
OLPAK, son 1-1.5 aydır otomotiv ve kimya sektöründen de olumsuz sinyaller almaya başladıklarını, bunun iyi takip edilmesi gerektiğini vurguladı ve şöyle dedi: “Tekstili anlayabilirim çünkü sipariş süreçleri daha kısadır ama bu son 2 sektör beni tekstilden daha fazla endişelendiriyor.”
Olpak ayrıca, Türk ihracatçısının sigorta konusunu yeterince dikkate almadığını, bunu gereksiz harcanan bir para olarak gördüğünü de ifade ederek, iş dünyasının paradan para kazanma yaklaşımından vazgeçmesi ve borçlanmasını da kazandığı para birimine göre yapması gerektiğini söyledi. Olpak, piyasada dayak yemenin önemli bir kısmının bu nedenle yaşandığını, paradan para kazanmanın finans sektörünün işi olduğunu vurguladı.
‘İTHALATI İÇİN DÖVİZ ALAN BİLE DÖVÜLÜYOR’
NAİL Olpak ayrıca, son dönemde Eximbank’ın, özellikle TCMB reeskont kredileri üzerinden cezalar uyguladığı yönündeki şikâyetlere de değindi. “Son Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu toplantısında gündeme getirdiğim konulardandı” diyen Olpak, şöyle dedi:
“İthalatı için döviz alan firmayı bile dövmeye başladık. Maliye her şeyi takip edebiliyor. ‘Sayın Bakanım, döviz spekülasyonu yapan biri varsa dövün, arkanızdayız ama adam hiçbir spekülasyon yapmıyor, ithalat yapmış, bunun için döviz alıyorsa yapılan yanlıştır. Reeskont kredisi üzerinden işlem yapmaya başlıyoruz. Yaptığımız yanlıştır. Bunun önündeki engelleri kaldırmamız gerekir’ dedik.”