Güncelleme Tarihi:
Yağmur kelimesinin sembol olarak kullanıldığı manzum ve mensur eserlerden bazıları şunlardır:
1- Kemal Or - Yaz Yağmuru
2- Küçük İskender - Yağmura Çok Teşekkür Ederim
3- Nihan Taştekin - Yağmur Başlamıştı
4- Haldun Taner - Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu
5- Tahir Taner - Yağmur Hikayeleri
Yağmur Şiiri Kimin Eseri ve Kim Tarafından Yazılmıştır?
Yağmur şiiri, Servet-i Fünun akımının kurucularından biri olan Tevfik Fikret tarafından yazılmıştır. Türk Edebiyatının en özgün kalemlerinden biri olan Tevfik Fikret, ilk şiirlerini lise yıllarında yazdı. Gençlik yıllarında kaleme aldığı şiirler, o dönemin en prestijli dergileri arasında yer alan Mirsad ve Malumat dergilerinde yayımlandı.
Divan edebiyatının miadını doldurduğunu söyleyen Tevfik Fikret, sembolizm ve parnasizm akımlarından etkilendi. ''Sanat sanat içindir'' anlayışını benimseyen ünlü şair, çocuklar için kaleme aldığı şiirlerde aruz vezni yerine hece ölçüsü kullandı.
İlk şiir kitabı Rübab-ı Şikeste (Kırık Saz), edebiyat çevrelerince tanınmasını sağladı. Tevfik Fikret, öykü ve deneme türünde de eserler vermiş olmasına karşın, her zaman şair kimliğiyle ön plana çıktı.
Yağmur Şiirinin Türü Nedir?
Yağmur şiiri sembolist bir şiirdir. Şairin duygularından çok izlenimlere yer verdiği şiirde, hem insanlar hem de cansız varlıklar detaylı bir şekilde tasvir edilir. İlk kez 1897 yılında yayımlanan şiir, Türk Edebiyatındaki en başarılı sembolist şiirlerden biri kabul edilir.
Yağmur Şiirinin Konusu
Yağmur şiiri, şairin yağmur yağarken gözlemlediği manzaralardan oluşur. Islanmamak için evine doğru koşan bir çocuğun telaşı, boş sokaklar ve kararan bulutlar, şairin gözünden anlatılır.
Yağmur Şiiri İnceleme
Yağmur şiiri 28 dizeden oluşur. İlk ve son kıtada beş dize yer alır. Şiirin diğer kısımları ise beyitlerle yazılmıştır.
Tevfik Fikret'i diğer şairlerden ayıran en önemli özellik, tamamen yenilikçi bir şair olmasına rağmen eserlerinde Osmanlıca mazmunlara çok fazla yer vermesidir. Bu özelliği, divan şairlerine benzeyen Tevfik Fikret'in Yağmur adlı şiirinde de Arapça ve Farsça kökenli birçok tamlama bulunmaktadır. Örnekler:
Nim-i Şeb - Gece Yarısı
Leyd-i yadımda - Anımsadığım, hatırladığım gece