Güncelleme Tarihi:
Öğretmenlik mesleğine başladığı günden itibaren 11 yıldır aynı okulda görev yapan Recep Bingöl, “2-3 sene önce çocuklar yine bir gün havanın çok sıcak olmasından yakınmışlardı. Ben de su savaşı oynattım serinlemeleri için. Birbirimizi ıslatırken tesadüfen ortaya güzel şekiller çıktığını gördüm. Bunu daha güzel bir şeye dönüştürebiliriz diye düşündüm” diyerek çektikleri videonun hikayesini şöyle anlattı:
AMACIM ONLARIN MUTLU OLMASI
“Batman’da hava 40 dereceydi o gün. Çocuklar da “Öğretmenim çok sıcak oldu” dediler. Ben de son dersi etkinlik saati olarak geçirmeye karar verdim ve yine su savaşı oynayalım deyince çok sevindiler. Sonra da masalları canlandıralım dedik. Pinokyo, Uçan Cadı, Kül Kedisi gibi karakterlerin şeklini onları ıslatarak zemine yansıttık. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler fikri de çocuklardan geldi. Hepsini tek tek yapmaya çalıştık. Çocuklar da çok sevdi, eğlendiler. Zaten amacım onların mutlu olmasıydı.
MİZAH ÜZERİNE KURULU EĞİTİM ANLAYIŞI
“Çocuklar okula uzun bir süre gelemediler. Öğrencilerle yakın olamadık ve sıkıcı bir süreç geçirdik. Ben zaten genel olarak çocuğun mutlu olduğu, severek okula geldiği bir eğitim anlayışına sahibim. Mizah üzerine bir eğitim anlayışı kurmaya çalıştım. Önemli olan çocuk eğlensin, mutlu olsun zaten gerisi bir şekilde geliyor, bir şekilde öğreniyorlar. Bu tarz etkinlikleri de sık sık yapıyorum. Okuduğumuz masalları canlandırmış olduk. Çocuklar da çok eğlendi. Bu tarz etkinliklerin videosunu çekip sınıfta hep birlikte izliyoruz. Onlar da kendilerini izlemekten çok keyif alıyorlar.
ÖĞRENCİLERİM ÖZGÜVENLİ OLSUN İSTİYORUM
Ben kendi çocukluğumda çok içine kapanık bir öğrenciydim. Kendi öğretmenim de bunu değiştirmek için pek bir şey yapmazdı. Kötülemek için söylemiyorum tabi, belki o zamanın şartları öyle gerektiriyordu. Ancak ben kendi öğrencilerimin içe dönük olmasını istemiyorum. Kendini ifade edebilen, özgüvenli bireyler olmasını istiyorum. Bu yüzden mesleğe başladığım günden itibaren çocuğun ön planda olacağı bu tarz etkinlikler yapıyorum.
Daha önce Yahya isimli bir öğrencimiz haber olmuştu. En büyük hayalinin motosiklete binmek olduğunu ifade eden esprili bir video paylaşmıştık. Kenan Sofuoğlu’nun yanına gittik hatta onunla motosiklet sürdü. Mesela Yahya çok içine kapanık biriydi. Biz bile soru sorduğumuzda cevap vermiyordu, utangaç bir çocuktu. Sonrasında açıldı ve kendisini Tom Cruise gibi görmeye başladı. Çok rahat konuşmaya, kendisini güzelce ifade edebilmeye başladı. Bu beni çok mutlu etti çünkü farklı bir çocuk oldu. Amacımız da o zaten.
UÇURTMADAN DRONE
Çocuklar drone istemişti. Pahalı olduğu için alamadık ama telefonun kamerasını açıp uçurtmaya bağlayıp onu drone haline getirmiştik. Okulda küçük bir bahçemiz var. Ayçiçekler, lavanta, fesleğen, domates, biber, patlıcan falan hepsini yetiştiriyoruz. Her sabah oradaki ürünlerle kahvaltı yapıyoruz. 11 yıldır aynı okulda öğretmenim. Hem müdürüm hem de iki sınıfı birlikte okutuyorum. Okulda toplam iki öğretmeniz. Benden başka bir Özgür Özbek hoca var. Köy okulları öğretmen açısından daha çok inisiyatif kullanabileceğiniz bir alan. Ben merkeze geçmek istemiyorum. Çünkü buradaki çocuklarla aramızda çok faklı bir bağ var. Velilerle de akraba gibiyiz.