Güncelleme Tarihi:
Dur yolcu, aslında "Bir yolcuya" adlı şiirin ilk kelimeleridir. Çanakkale Zaferi'ni unutulmaz kılmak, sonraki nesillere aktarmak, art niyet besleyenlere Türk'ün gücünü göstermek amacıyla yazılmıştır.
Dur Yolcu Şiiri Kimin Eseri ve Kim Tarafından Yazılmıştır?
Dur yolcu (Bir Yolcuya) şiiri, şair Necmettin Halil Onan'a aittir. Şair, şiiri 1960 yılında kaleme almıştır. Diğer şiirleriyle birlikte aynı isimle kitap olarak bastırılmıştır. Şair, vatan savunmasının en büyük örneklerinden biri olan Çanakkale Savaşı'nın sonraki nesillere de aktarılması, bu savaşın öyle kolay kazanılmadığını anlatmak için bu şiiri yazmıştır.
Şiiri unutulmaz kılan Çanakkale Boğazı'nda Kilitbahir Kalesi üzerinde bir asker anıtının dibine ilk dizelerinin yazılmış olmasıdır. Çanakkale Boğazı'ndan geçtiğinizde bu unutulmaz eseri görebilirsiniz.
Dur Yolcu Şiirinin Türü Nedir?
Dur yolcu eseri nazım (şiir)'dir. Şiirin türü ise epiktir. Epik şiir; Savaş, yiğitlik, kahramanlık, vatan sevgisi, bir tarihi olayı coşkulu şekilde işleyen şiirdir.
Dur Yolcu Şiirinin Konusu
Şiirin ana teması vatan sevgisidir. Düşman işgaline karşı Türk Milletinin, bütün yokluk ve imkansızlıklara karşı tek bir yürek olarak düşmana karşı direnç göstermelerini işlemektedir.
Dur Yolcu Şiiri İnceleme
Şiir, 4 kıta, 16 dizeden oluşmaktadır. Hece ölçüsünün 11 kalıbıyla yazılmıştır. İlk dörtlük çapraz kafiye (abab) şeklinde yazılmıştır. Diğer dörtlükler tam uyak şeklinde yazılmış. Şiirde insan ve vatan kavramı ele alınırken yol ve yolcu sembolüne sık sık yer verilmiş.
Şiir, Çanakkale Savaşı ve zaferiyle özdeşleşmiştir. Her 18 Mart Çanakkale Şehitleri Anma Gününde ilk akla gelen ve okunan şiirdir. Dizelerin birbiriyle uyumu, kelimelerin Türkçe ve sade seçilmesi, okuyanda ve dinleyen de bir ürperti oluşturuyor. Çanakkale Boğazı'na yerleştirilen anıtla birlikte ölümsüzleşmiştir. Anıtı gören ve şiirin ilk dörtlüğünü okuyana bir uyarı görevini görüyor.
Şair, bu şiirde hem yabancılara hem de Türk gençliğine, buraya geldiğinde durup düşünmesini istiyor. Dur ve düşün diyerek, bu savaşın kolay kazanılmadığını, burada nice Mehmetçiklerin kanlarını döktüklerini, ama bir karış bile toprak vermediklerini anlamalarını istiyor.
Şair, kazanılan savaşın coşku ve heyecanını, savaş çığırtkanlığı yaparak değil, ruh ve yaşamına uygun ağırbaşlılıkla ve heyecanı hiç düşürmeden anlatıyor.