Güncelleme Tarihi:
Karlova, suikast hakkındaki haberleri de yakından takip ettiğini belirtti ve "Hukuk ve yargının önemine inanan biriyim" dedi.
Habertürk'ün haberine göre, Karlova'nın açıklamaları şöyle:
Nasıl bir eş ve insandı?
Sıcakkanlı ve mütevazıydı, insanlara yardım etmeye çalışırdı. Maaşının bir kısmını bana verirdi, bir yardım vakfı seçmemi ve oraya yardım etmemi tembihlerdi. Yardım edenin kendisi olduğunu söylemek, bunu birilerine anlatmak aklından bile geçmezdi.
Türkiye’ye dair en çok neyi seviyordu?
Türkiye’nin doğasını çok seviyordu, vakit buldukça geziyorduk. Ankara’nın Beypazarı İlçesi’ni çok severdi. Sıklıkla oraya giderdik. Lüks restoranları ve kalabalığı sevmez, halk restoranlarını ve ev yemeklerini tercih ederdi. Türk tarihi ve kültürüyle çok ilgileniyor, araştırıyor, Türklerle sohbet etmekten hiç sıkılmıyordu.
Jet krizi yaşandığında sayın Karlov Rusya Büyükelçisi’ydi. O dönemde neler yaşadı, hissetti?
Kriz tıpkı Türkiye gibi, bizi de çok etkilemişti. Eşim o süreçte çok çalışıyor, çok yoruluyordu. Ama hep soğukkanlıydı. “Sorunları atlatacağız, her şey tekrar eskisi gibi olacak” derdi.
Türkiye’de suikast soruşturması sürüyor. Son olarak bir TRT çalışanı tutuklandı. Takip ediyor musunuz?
Suikast hakkındaki tüm haberleri çok yakından takip ediyor, okuyor ve anlamak için Türkçe bilen arkadaşlarımdan yardım istiyorum. Suikastı kimin ve ne amaçla yaptığı, arkasında kimlerin olduğu benim karar verebileceğim, yorum yapabileceğim bir konu değil. Hukuk ve yargının önemine inanan biriyim.
Peki ileride Türkiye’yi tekrar ziyaret planınız var mı? Tatil için mesela?
Türkiye’ye vakfın faaliyetleri dolayısıyla sıkça geleceğim. Özellikle Ankara ve Antalya’ya. Fakat genelde tatil kavramına biraz yabancı kaldım, eşimin yıllar süren yurtdışı görevleri, yoğun iş temposu nedeniyle. Bu yüzden yıllardır tatile çıkmayı hayal bile etmedim, edemedim.
Son olarak, Türkiye’ye bir mesajınız var mı?
Türk halkına herhangi bir kırgınlığım yok. Türk halkını çok seviyorum. Eşimin ölümünden sonra Ankara’dan ayrılırken tanıdığı esnafı; kuaförü, çiçekçiyi, bakkalı “Hoşçakal” demek için ziyaret ettim. Moskova’dan getirdiği çikolataları vermek istedim. Tanıyanlar gözyaşlarını tutamadı ve özür diledi. Tüm bunları biraz mutluluk ve biraz da hüzünle anıyorum.