Güncelleme Tarihi:
Suriye'deki 61 yıllık Baas rejiminin Heyet Tahrir Şam (HTŞ) öncülüğündeki muhalif gruplar tarafından yıkılmasının ardından ülkedeli ekonomik karanlık gün yüzüne çıkmaya devam ediyor.
Başkent Şam'daki fabrika sahipleri, Esad ailesinin 53 yıllık iktidarının çöküşünden duydukları mutluluğu dile getirdiler. Şam'daki iş insanları, yeni Suriye'nin bir şansı olması için yaptırımların mümkün olan en kısa sürede kaldırılması gerektiğini ifade ettiler.
Alman Der Spiegel gazetesine konuşan iş insanları, Esad rejiminin akıl almaz boyutlarda para hortumladığını, yüksek miktarlardaki paraların Esad ailesine yakın kişilere aktarıldığını ve kâr eden özel şirketlerin kamulaştırma adı altında gasp edildiğini belirtti.
DOLAR BULUNDURANA CEZA
Suriye'nin en popüler mayonez markasının genel müdürü Raşid Alitah, maddi olarak hayatta kalmaları konusunda endişeli olduklarını ve ithal mallar ile rekabet edemediklerini söyledi.
Stoklarındaki malların çok pahalıya üretildiğini ifade eden Alitah, Esad rejiminin her türlü hayali vergiyi ve harcı topladığını belirtti. Suriye ekonomisine ilişkin konuşan Alitah, hammaddenin, doların ve altının sürekli değer kaybettiğine değindi.
Suriye'de hiç Dolar rezervi olmadığını vurgulayan Alitah, Esad rejiminin dolar bulunduranlara para ve hapis cezası verdiğini vurguladı. Alitah, “Eski rejimde kimsenin dolar sahibi olmasına izin verilmiyordu. Birçoğumuz bu yüzden ağır para cezaları ödemek zorunda kaldık” dedi.
Alitah'ın tekstil üreticisi komşusu, ABD Doları bulundurduğu gerekçesiyle üç ay hapis yattığını ve 100 bin dolara eşdeğer para cezası ödemek zorunda kaldığını söyledi.
Alitah'ın komşu fabrikasından bir başka iş insanı, Esad'ın güçlerinin cüzdanları, valizleri, çantaları dolar bulundurdukları şüphesiyle sık sık aradıklarını söyledi.
'ESAD REJİMİ MAFYAYDI'
Alitah, vergi memurlarının sürekli kendisine gelip yeterince vergi ödemediğini iddia ettiklerini ve yazılı beyanlara inanmadıkları için geri ödeme talep ettiklerini ifade etti.
"Bir keresinde 40 bin dolar geri ödeme talep ettiler. Daha sonra da geri ödemenin miktarında pazarlık yaptılar" diyen Alitah, Esad'ın güçlerine her zaman ödeme yapmak zorunda kaldıklarını belirtti.
Alitah, Esad güçlerinin kendilerinden pay aldıklarını söyledi ve "Esad rejimi mafyaydı. Lüks araçlara binmek, lüks saat ve çantalar takabilmek için hepimizi kurttular" dedi.
Alitah, rejimin aç gözlülüğünün boyutunu "Büyük şirketleri çok az paraya ele geçirene kadar sıkıştırdılar. Fabrikalar, mobil ağ ve internet sağlayıcıları ve bir çok şirket, bir noktadan sonra Esad'ın ailesine yakın kişilerin eline geçti" ifadesini kullandı.
GEÇİŞ HÜKÜMETİ EKONOMİ BAKANI AÇIKLADI
Suriye'ye yönelik yaptırımlar, 2011'de iç savaş başlamadan önce de vardı. Ancak Beşşar Esad'ın kendi halkına karşı acımasızca hareket etmeye başlamasının ardından bu yaptırımlar genişletildi.
Suriye kısa süre içerisinde gıda ithalatı ve askeri mallar için alınan borçlara bağımlı hale geldi.
Tahminlere göre, altyapısı birçok alanda tahrip olan Suriye ekonomisi, iç savaşın başlamasından bu yana yüzde 85'e varan oranda küçüldü.
Nüfusunun yüzde 70'inden fazlası yoksulluk sınırı altında yaşayan Suriye'de, yerel para birimi ayda yüzde 188'e varan oranda değer kaybetti.
Der Spiegel'e konuşan geçiş hükümeti Ekonomi Bakanı Basil Abdülaziz, Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılmasının çok önemli olduğunu ifade etti.
Abdülaziz, yaptırımların kaldırılmasıyla birlikte uluslararası şirketlerin Suriye'nin yeniden inşasında rol oynayabileceğini ve ülkesinin uluslararası bankacılık sistemine dahil olabileceğini söyledi.
Suriye'nin toplam borç yükünün boyutunun tam olarak bilinmediğini belirten Abdülaziz, Suriye Merkez Bankası'nı yağmalanmış halde bulduklarını vurguladı.
Altın ve döviz rezervlerinin kayıp olduğunun altını çizen Abdülaziz, yolsuzluğun devletin her kademesine, her düzeydeki bakanlığa sirayet ettiğini söyledi.
Abdülaziz ayrıca, bazı mallara ithalat vergisi koyarak piyasayı korumaya çalıştıklarını ve Suriye'de serbest piyasa ekonomisini öngördüklerini belirtti.