Güncelleme Tarihi:
BAKAN Çavuşoğlu, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Bakanlar Konseyi toplantısı öncesinde Almanya’nın Hamburg kentinde Türk sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle Başkonsolosluk rezidansında bir araya geldi. Burada bir konuşma yapan Çavuşoğlu, Türkiye’nin dış politikasının birçok dinamiğinin ve önceliğinin bulunduğunu belirterek, en önemli önceliklerden bir tanesinin de yurt dışındaki vatandaşların, soydaşların, akraba toplulukların değişik ülkelerde yalnız bırakılmaması olduğunu ifade etti. Almanya’yla ilişkilere değinen Çavuşoğlu, “Almanya ile bizim ilişkilerimiz çok daha iyi olması lazım. Bizim Almanya ile şahsen bir problemimiz yok ama gördüğümüz yanlışları da söylüyoruz. Buradaki terör faaliyetlerinden rahatsız olduğumuzu, teröristlerin bu ülkede yaşamasından rahatsız olduğumuzu söylüyoruz” dedi.
3.5 MİLYON TÜRK BURADA YAŞIYOR
Alman mevkidaşı Frank-Walter Steinmeier ile yaptığı baş başa görüşmelerde ve diğer ortamlarda çok net sorular sorduğunu ifade eden Çavuşoğlu sözlerine şöyle devam etti:
“Bugüne kadar Türkiye’nin Almanya’ya karşı herhangi bir politika izlediğini gördünüz mü? Bugüne kadar Türkiye’nin Almanya düşmanlığı yaptığını hiç gördünüz mü? Bugüne kadar Türkiye’nin Almanya karşıtı olan kişi, gruplara hiç destek verdiğini gördünüz mü? Türkiye’nin size karşı bir yanlış politikasını gördünüz mü? Yok! Peki siz Türkiye’den ne istiyorsunuz? Türkiye kadar güvenilir bir dost bulabilir misiniz? Türkiye kadar güvenilir iş birliği yapabilecek bir ortak bulabilir misiniz?’ Bir de 3.5 milyon Türk var burada yaşayan, 1.5 milyonu vatandaşı olmuş. Burada da Türkler Almanya’nın ekonomisine, sosyal hayatına, kültürüne her şeyine katkı sağlıyor, siyasette çok aktif olmaya başladı, daha da aktif olması lazım. Türkiye’den ne istiyorsunuz, doğru söyleyin. Probleminiz ne Türkiye ile? Türkiye’ye karşıt olan her şeye destek vermenize gerek yok ki. 4 bin 500 soruşturma var PKK’lılar ile ilgili. Sonuç? Bunları söylüyoruz. Gizli saklı değil. Aynı şekilde DHKP-C. Şimdi bir tanesi yakalandı. Bu güzel. FETÖ’cülerin sığınma yeri olmaması lazım bizim müttefikimiz olan bir ülkenin. Bu düşüncelerimizi çok samimi şekilde Cumhurbaşkanımız, Sayın Merkel’e anlatıyor, ben dostum Steinmeier’e anlatıyorum. Yine muhataplarımıza anlatıyoruz. Bizim bunları aşmamız lazım.”
AVRUPA MEDYASINA ELEŞTİRİ
“Entegrasyon asimilasyon değildir, entegrasyon uyum içinde yaşamak demektir, dilini öğrenmek lazım, bunu size ders olsun siye söylemiyorum. Biz böyle söylediğimiz zaman hemen asimilasyon kısmını alıyorlar ondan sonra hemen ön plana çıkarıp işte Türk bakan ya da Erdoğan böyle söyledi diye hemen dezenformasyona başlıyorlar” diyen Çavuşoğlu Avrupa medyasının dürüst olmadığını söyledi. Çavuşoğlu, “Bakıyorsunuz Türkiye ile ilgili çıkan haberlerin yüzde 90’ı yalan. Aynı başlık, aynı kelime, aynı cümleler. Nereden kaynaklanıyor bu? Kim kontrol ediyor bunu? Kim yönetiyor? Bu sistemi kim yönetiyor? Burada hiçbir şeyin tesadüf olmadığını biz biliyoruz. Bunu da söylememiz lazım. Söylediğimiz zaman da, Türkiye nasıl bunu söyler? Bizim içişlerimize Türkiye niye karışır? Hepsi Türkiye ile ilgili yorum yapma hakkını kendinde buluyor ama Türkiye gerek buradaki vatandaşlarımız gerekse başka konularda görüş belirttiği zaman Türkiye bizim içişlerimize nasıl karışır. Sen benimkine nasıl karışıyorsan veya bu hakkı görüyorsan ben de yanlış gördüğüm zaman bu hakkı kendimde görüyorum. O zaman hiç kimse kimseye karışmasın, kimse kimsenin işine de müdahale etmesin” diye konuştu.
IRKÇILIK ARTIYOR
“Almanya’da ve diğer Avrupa ülkelerinde yabancılara yönelik, camilere yönelik. Türklere yönelik saldırılara baktığınızda ciddi bir artış var. bunun sebebi ne? Sorumlusu kim? Kim bu insanları bu şekilde ırkçılığa itiyor? Irkçılığa giden sebep ne? Niye insanlar kendisinden olmayandan nefret etmeye başladı?” diyen Çavuşoğlu, AB ve Avrupa ülkelerinin çok iyi düşünüp değerlendirip, bu konuda çözüm bulması gerektiğini kaydetti.
Almanya’da radikal partilerin destek bulduğuna işaret eden Çavuşoğlu, “Bu radikal partilerin olduğunu kabul ediyoruz. Ama bizim gördüğümüz daha da büyük sıkıntı merkezdeki partilerin de bu radikal partilere kaymaya başlaması. Yani panik içinde oy kaybediyor. Oyu geri alabilmek için o söylemlere baş vuruyor. O radikal partilerin eylemlerine başvuruyor. Esasen bu çok tehlikeli bir şey Avrupa’nın geleceği için. Avrupa halkları için de geleceği için de çok tehlikeli. Şahsen ben endişeliyim. İkinci Dünya Savaşı öncesi tabloyu görmeye başladık. Çok tehlikeli. Siyasetçiler popülizm yapıyor” dedi.