Güncelleme Tarihi:
Dünya Meteoroloji Örgütü'nün (WMO) Küresel İklim Durumu raporunda, bilim insanlarının dünyayı sert önlemler almaya zorlaması gerektiğini söylediği endişe verici kayıtlar sıralanıyor. Ancak küresel liderlerin bugüne kadar gösterdiği aciliyet eksikliği göz önüne alındığında, bunun muhtemelen gerçekleşmeyecekleri konusunda uyarıyorlar.
Raporda, atmosferdeki karbondioksit, metan ve azot oksit konsantrasyonlarının son 800 bin yılın en yüksek seviyelerine ulaştığı belirtildi.
İşte raporun ana bulguları…
2024 YENİ BİR SICAKLIK REKORU KIRDI
Geçtiğimiz yıl, 175 yıl önce kayıt altına alınmaya başlanan tarihten bu yana en sıcak yıl olarak kayıtlara geçti ve 2023'te kırılan önceki rekoru geride bıraktı.
WMO'ya göre 2024 yılı, küresel sıcaklıkların 1850-1900 yıllarında belirlenen sınırın 1,5 santigrat derece üzerine çıktığı ilk yıl olabilir. Bilim insanları bunun Paris Anlaşması kapsamında belirlenen küresel sınırları kalıcı olarak aştığımız anlamına gelmediğini, ancak yaklaştığımızı söylüyor.
Raporda, daha yüksek sıcaklıkların çoğunlukla El Niño'nun kısa süreli etkisiyle arttığı ve doğu Pasifik'te suların ısınmasına neden olan sera gazı emisyonlarının rekor seviyelere ulaştığı belirtildi.
WMO, uzun vadede küresel ısınmanın sanayi öncesi döneme göre 1,34 ila 1,41 santigrat derece daha yüksek olacağının tahmin edildiğini bildirdi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, küresel sıcaklık artışını 1,5 santigrat derece ile sınırlamanın hala mümkün olduğunu ancak “liderlerin bunu gerçekleştirmek için adım atması gerektiğini” söyledi.
Bu fotoğraf 13 Haziran 2024'te çekildi. Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi, sıcak hava dalgası nedeniyle büyük bir su kriziyle karşı karşıya. Yaz aylarında su tüketimi artıyor ve Delhi'nin bazı bölgelerinde su sıkıntısı yaşanıyor. Hükümet, su kıtlığı çeken bölgelere su tankerleriyle içme suyu sağlıyor.
GEÇTİĞİMİZ SEKİZ YILIN HER BİRİ OKYANUS ISISI AÇISINDAN REKOR KIRDI
Küresel sıcaklıkların artması kaçınılmaz olarak daha sıcak su anlamına geliyor, çünkü okyanuslar fazla ısının %90'ını emiyor.
Son sekiz yıldır her yıl yeni sıcaklık rekorları kırılırken, son 20 yıldaki okyanus ısınma oranı, 1950-2005 yılları arasında kaydedilenlerin iki katından fazla.
Sıcak su, geçtiğimiz yıl mercan resiflerinin ciddi şekilde beyazlamasına, tropikal ve subtropikal fırtınaların artmasına ve deniz buzu kaybının artmasına neden oldu.
UYDU ÖLÇÜMLERİ BAŞLADIĞINDAN BU YANA DENİZ SEVİYESİNDEKİ YÜKSELME ORANI İKİ KATINA ÇIKTI
Raporda, küresel ortalama deniz seviyesindeki yükselme oranının 1993'teki ilk uydu kaydından bu yana iki katına çıktığı ve 2024'te rekor seviyeye ulaşacağı belirtildi.
1993-2002 yılları arasında yıllık 2,1 milimetrelik artış kaydedilirken, 2015-2024 yılları arasında yıllık 4,7 milimetrelik artış kaydedildi.
Deniz seviyelerinin yükselmesi, kıyı toplulukları üzerinde taşkınlar, erozyon ve yeraltı sularının tuzlanması gibi olumsuz etkilere yol açıyor.
Deniz seviyesindeki yükselme, deniz buzunun erimesiyle daha da şiddetleniyor ve bunun yavaşladığına dair hiçbir işaret yok. 2021'den bu yana geçen üç yıl, buzul kütlesinde kayıtlara geçen en büyük üç yıllık kaybı getirdi.
WMO, Norveç, İsveç, Svalbard ve tropikal And Dağları'nda ‘olağanüstü olumsuz’ kayıplar kaydedildiğini söyledi.
Bir çocuk 23 Ağustos 2024'te Bangladeş'in Chittagong bölgesindeki sel sularında yürüyor. Sel felaketinde en az 13 kişi öldü, yaklaşık 189.663 aile mahsur kaldı.
2024, SON 16 YILDA İKLİM ETKİLERİ NEDENİYLE EN FAZLA İNSANIN YERİNDEN EDİLDİĞİ YIL OLDU
2024 yılında tropikal siklonlar, seller, kuraklıklar ve diğer afetler, 36 milyon insanın evlerini terk etmek zorunda kaldığı 2008 yılından bu yana en yüksek sayıda insanın yerinden edilmesine neden oldu.
2008’de Sichuan depreminden sonra Çin'de yaklaşık 15 milyon kişi yerinden edilmişti. Sel Hindistan'da da milyonlarca kişiyi etkilemişti.
2024 yılında ise tropikal siklonlar ve kasırgalar yıkıcı rüzgarlar, şiddetli yağmur ve sel getirdi. Hac ziyareti sırasında sıcaklığın 50 santigrat dereceye ulaştığı Suudi Arabistan da dahil olmak üzere daha önce görülmemiş düzinelerce sıcak hava dalgası kaydedildi.
Orman yangınları ve şiddetli kuraklık da bazı ülkelerde insanları yerlerinden etti ve gıda tedarikini sekteye uğrattı. WMO, sekiz ülkede, 2023 yılına kıyasla en az bir milyon daha fazla insanın akut gıda güvensizliği ile karşı karşıya olduğunu söyledi.
Bazı karışıklıklar erken uyarı sistemleriyle önlenebilirdi ancak dünyanın iklim etkilerine karşı en savunmasız bölgelerinde felaketlere dair önceden çok az uyarı yapılıyor.
WMO genel sekreteri Celeste Saulo, "Dünya çapındaki tüm ülkelerin yalnızca yarısında yeterli erken uyarı sistemleri var. Bu değişmeli" dedi.
BİLİM İNSANLARI NE DİYOR?
Avustralya Ulusal Üniversitesi Fenner Çevre ve Toplum Okulu'ndan Profesör Sarah Perkins-Kirkpatrick, dünyanın net sıfır emisyonun artık yeterli olmadığı bir noktaya ulaştığını söyledi, “Alarmımızı ertelemeyi bırakmamız gerekiyor. İklim değişikliğinin gerçekleştiğini, bunun bizim yüzümüzden olduğunu ve ciddi bir eylemde bulunmazsak daha da kötüye gideceğini daha ne kadar bağırıp çağırmamız gerekiyor? Bu durum ne kadar uzarsa, işleri daha iyi hale getirmek de o kadar zorlaşacak” dedi.
Melbourne Üniversitesi'nde iklim bilimi alanında öğretim görevlisi olan Linden Ashcroft ise uyarılara yeterince dikkat edilmediğini söyledi ve ekledi:
"Dürüst olmak gerekirse, bundan sonra ne yapacağımı pek bilmiyorum. Bu bulguları binaların tepelerinden bağırarak mı duyuracağım? Yorumlarımı büyük harflerle mi yazacağım? Tüm bunları TikTok'ta dans ederken mi söyleyeceğim? Hükümetlerden ve işletmelerden gerçek bir iklim liderliği görmediğimiz sürece, bu yanıtı saklayacağım ve gelecek yıl tekrar göndereceğim.”