Güncelleme Tarihi:
‘BÜYÜK KOALİSYON OLMAYACAK’
CDU/CSU kanadı da pek farklı düşünmüyordu.
Muhafazakâr kanadın başbakan adayı Angela Merkel, “Her şeyi temelden farklı yapma düşüncesini büyük koalisyonla gerçekleştirmek mümkün değildir” demişti.
“Büyük koalisyon olmayacak” demişti.
‘Kardeş parti’ CSU Genel Başkanı ve Bavyera Eyalet Başbakanı Edmund Stoiber de, “Şu durumda bir büyük koalisyon ülke için iyi olmayacaktır” açıklamasında bulunmuştu.
CDU’nun o dönemdeki Genel Sekreteri Volker Kauder de, “Bizim politik rakibimiz, ülkeyi bu duruma getiren hükümet partisi SPD’dir. Büyük koalisyon bizim ülkemizi ileri götürmez. SPD, sorunun bir parçasıdır. Almanya’nın bir büyük koalisyona ihtiyacı yoktur” demişti.
CDU’lu Friedrich Merz, “Bir büyük koalisyon olmayacak. Onlarla (SPD’lilerle) asla” demişti.
Ama hepsi de yanıldı.
Ve SPD, CDU/CSU ile büyük koalisyon hükümetini kurarak, Angela Merkel 22 Kasım 2005 tarihinde “Almanya’nın ilk kadın başbakanı” olarak koltuğuna oturdu.
27 Eylül 2009 tarihinde yapılan genel seçimlerden sonra CDU/CSU, Hür Demokrat Parti (FDP) ile ‘siyah-sarı koalisyon hükümetini’ kurdu.
Merkel koltuğunu korudu.
22 Eylül 2013’te yapılan genel seçimlerde FDP yüzde 5 barajını aşamayınca, sıra yeniden seçim öncesi “Büyük koalisyona yokuz” diyen sosyal demokratlara geldi.
CDU/CSU ile SPD, Merkel başbakanlığında yeni bir büyük koalisyon hükümeti daha kurdu.
Merkel koltuğunda kaldı.
LINDNER MASAYI TERK ETTİ
24 Eylül 2017’de yapılan genel seçim öncesi de SPD, CDU/CSU ile yeni bir büyük koalisyona “Kesinlikle hayır” dedi.
Seçimlerden sonra Başbakan Merkel, CDU/CSU, FDP ve Yeşiller’le ‘Jamaika koalisyonu’ (siyah-sarı-yeşil) kurmak için pazarlığa oturdu.
Ancak FDP Lideri Christian Lindner, son anda “Yönetmemek, kötü yönetmekten daha iyidir” diyerek pazarlık masasını terk etti.
Bunun üzerine devreye yıllarca SPD’de politika yapan Alman Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier girdi.
“Ülkenin size ihtiyacı var” diyerek SPD’nin CDU/CSU ile büyük koalisyonu sürdürmesini istedi.
SPD de, “Ne yapalım, halk böyle istedi” kalkanının ardına sığınarak CDU/CSU ile büyük koalisyona yine “Evet” dedi.
*
İşte tüm bu yaşananlar ışığında, her ne kadar SPD’li Olaf Scholz, “CDU/CSU’nun yeri muhalefettir” dese de, iki kanadın oy oranının kafi gelmesi durumunda, yeni bir koalisyon hükümeti kurmamalarının garantisi yoktur.
Tek garanti, şu andaki kamuoyu yoklamalarına göre SPD’in, CDU/CSU ve Yeşiller’den daha az oy almasına kesin gözüyle bakıldığı için kurulacak hükümetin adının ‘büyük koalisyon hükümeti’ olmayacağıdır.