Güncelleme Tarihi:
AVRUPA YORGUNLUĞU
Ama bu barış projesi hem içerden hem de dışarıdan bugüne kadar yaşamadığı kadar çok ciddi bir dağılma tehlikesi yaşıyor.
İngiltere’yle başlayan Brexit, bulaşıcı bir hastalık gibi diğer ülkelere de yayılma yolunda.
AB, hem içeriden hem dışarıdan ciddi tehditlerle karşı karşıya.
Neden?
Farklı güçte ekonomiye sahip ülkelerde ortak para birimi, AB’nin birliğini sarstı. Hedefi kıtada refah düzeyini eşitlemek, bölgeler arası farkı kapatmak olan AB’de ülkeler arasındaki zengin-fakir makası açıldı.
2008’de yaşanan mali kriz ve 2015’teki mülteci krizi, yangını daha da körükledi.
Mali krizden Brüksel’i, AB’yi sorumlu gösteren milliyetçi hareket ve partiler yükselişe geçti.
İtalya, İspanya gibi güney Avrupa ülkelerinde insanlar kuzey Avrupa’nın kendilerini sömürdüğü duygusunu taşıyor. Kuzey Avrupa’da ise paraların tembel güneye akıtıldığı algısı yerleşiyor.
10 yıldır ücret zammı görmeyen İngilizler, bundan AB’yi sorumlu tutuyor. Ceplerindeki paranın azaldığını düşünen ve işini kaybetme korkusu yaşayan insanlar, radikal milliyetçi partilere yöneliyor.
KADER SEÇİMİ
Avrupa’yı daha çok birlikteliğe çağıran yerleşik siyasi partiler ise ülkelerin farklı çıkarları nedeniyle, mevcut sorunlara çözüm üretemiyor.
Avrupa, bu şartlar altında Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine gitti. Pazar günü sona erecek seçimler AB’nin geleceğini belirleyecek.
Milliyetçi ve aşırı sağ partiler sandıktan zaferle çıkarsa, bu barış projesi ciddi tehlikeye girecek. AP eski başkanı Martin Schulz, “Avrupa daha çok Avrupa’dan dolayı değil, milli egoizmlerden dolayı dağılır” dedi. AB’nin dağılması, kıtanın yeniden milli çıkar kavgalarına geri dönmesi, kıtada barışın yeniden tehlikeye girmesi demek.
Avrupa’nın, birliğini korumaktan başka alternatifi yok.