Paylaş
Tabii deprem gelecek diye korkmak başka bir de depremi yaşamak çok daha başka... Hele hele deprem uykuda gelince insanların tepkileri çok daha fazla oluyor. Bu durumu yaşayan kişiler hazırlıklı olmadıkları zaman büyük bir korku yaşıyorlar. Bir daha yatmaya korkuyorlar. Gün içinde sürekli tedirgin dolaşıyor, en ufak bir şeyde irkiliyorlar. Akşamları uyusalar bile kabuslar görüyor ve sık sık deprem içeren kabuslarla uyanabiliyorlar. Bütün bunlar travma sonrası stres bozukluğunun belirtileridir.
Travma sonrası stres bozukluğu deprem, yangın, trafik kazası gibi ani ve şiddetli durumlarda ortaya çıkan bir stres bozukluğudur. En önemli özelliği kişinin yaşadıklarını üzerinden atamaması, sürekli olayı hatırlaması, çok çabuk tepkiler vermesi, çabuk sinirlenmesi korkması ve tedirgin olmasıdır.
Bu korkuyu bir türlü üstünden atamaz ve endişeli bir durumda yaşamaya başlar. Her olay yaşadıklarını hatırlatır. Sürekli olarak insanlara anlatmaya çalışır. Anlattıkça tekrar yaşar. Bu durum genel olarak bir aylık bir sürede üstünden gelinebilir. Ancak üstünden gelinemediği ve korkunun endişenin devam ettiği durumlarda kaygı bozukluklarına ve depresyona dönüşebilir. Artık kişi işini gücünü bırakıp bunu hatırlamaya başlar. Sürekli o olayı yaşamasa bile etkisini yaşamaya devam eder. İş yaşantısı, aile düzeni bozulabilir. Öğrenci ise ders çalışmakta zorlanır. Aklını derslere veremez. Konsantre olamaz.
Bütün bunlar depremi yaşamış kişilerde az ya da çok yaşanabilir. Az yaşayanlar biraz daha çabuk atlatabildiği halde yoğun yaşayanların bunu atlatması zor olabilir. Sürecin uzayıp kalıcı hale gelmesinin önüne geçilmesi gerekir. Bu yüzden korkusu, kaygısı yüksek olan kişilerin zaman geçirmeden gerek psikolojik gerekse psikiyatrik tedavi görmeleri olayın şokunu atlatmalarına ve kalıcı sorunlar yaşamamalarına faydalı olur.
Depremi yaşayan herkese geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Paylaş