Merkez Bankası’nın karar alma gücü test ediliyor

3dk okuma

PİYASALARDAKİ hareketler için çok şey söylendi ama genelde küresel piyasalara paralel bir seyir izlendiği kabul edildi.

Haberin Devamı

Ancak son iki günde diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla olumsuz ayrıştığımız da kesinleşti. Piyasa oyuncuları, FED’in açıklamalarına bağlı yaşanan paniğin son iki günde etkisini kaybettiğini hatta gelişmekte olan ülkelerde olumlu seyrin bile başladığını söylediler. Buna karşılık Türkiye’de son iki günde de, piyasalardaki bozulma devam etti.
Bu olumsuz ayrışmada yüksek çıkan cari açık rakamlarının elbette etkisi var. Ancak piyasaların asıl olarak Merkez Bankası yönetimini test ettiği, bağımsız karar alıp alamayacağını denediği de açık. Piyasalar dendiğinde, daha çok bono ve hisse senedi piyasasında hâkim olan yabancıların tavrından ettiğimiz de açık.
Bir piyasa analisti, şimdiye kadar çok şey söylendiğini ama genelde küresel gelişmelere bağlı değişim yaşandığını, iddia edildiği gibi Gezi olaylarının piyasa hareketlerinde ciddi rol oynamadığını söylüyor. Bu gerçeğe rağmen siyasetin panikleyerek, komplo teorileri ürettiği ve ekonomiye de yansıttığı görüşünde. Bunun bir uzantısı olarak Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)’nın yaptığı incelemelerin ise piyasa ekonomisi ilkeleri açısından, özellikle yabancıları tedirgin ettiği de açık.
Gelinen noktada, faizi yüzde 9.5’i aşan hazine bonosuna normal olarak yeniden yabancı talebi olması gerektiğini ama yabancıların hala almadığını hatırlatan bir bankacı, “bunun nedeni siyasete güvenin kalmaması, Merkez Bankası’nın da siyasete bağlı mı yoksa bağımsız mı karar alacağının belli olmaması” dedi. Yani yabancıların şimdiki duruma göre değil, işler değiştiğinde Merkez Bankası’nın gereken kararları zamanda alıp almayacağını test ettikleri anlaşılıyor.
Yerli ve yabancı piyasa oyuncularının, “Merkez Bankası’nın faiz ve kurlardaki bozulmayı böyle önleyemeyeceğini, özellikle faiz artırımının şart olduğunu bildiğini ama bunu uygulayamadığını düşünüyoruz” dediklerini görüyoruz.

Haberin Devamı

BAĞIMSIZ KARAR ÇIKACAK MI?

Yabancı banka raporlarında “faiz artışı” istenmesinin nedeni de işte bu yoruma dayanıyor. Yani teknik olarak bunun yapılmasına inanan Merkez Bankası’nın buna rağmen yapıp yapamayacağı konusunda ciddi endişe var. Bir analist, “Yabancılar faiz koridoru 2-3 puan yukarı çekilirse rahatlar” diyerek, bu kararın “Merkez Bankası’nın hâlâ bağımsız karar alabildiği” biçiminde yorumlanacağını söyledi. Şu anda zaten kur ve faizin piyasa koşullarına göre belirlendiği,
2 puan faiz artışının pratikte bir şeyi fazla değiştirmeyeceği ama bu kararın psikolojik olarak etkileyip, özellikle yabancılara güven vereceği kaydediliyor.
Bu kararın hemen olmasa da orta dönem için yararlı olması bekleniyor.
Merkez Bankası bu kararı almadığı takdirde ise hemen piyasanın bozulacağı anlamının çıkmaması gerektiği, ancak yabancıların yavaş yavaş, zararlarını minimize ederek çıkmaya başlayacakları belirtiliyor. Daha doğrusu diğer gelişmekte olan ülkelere yeniden giriş olurken Türkiye’ye giriş olmaması, yıl sonuna kadar da mevcut yabancı hacminin giderek azalacağı tahmin ediliyor.
Hükümetin ve Merkez Bankası’nın bu para kaçtığı takdirde hem enflasyonun hızla yukarı çıkıp, hem de büyüme ve işsizliğin bundan olumsuz etkileneceğini gördüğünü düşünüyoruz. Yani zannettiklerinin tam tersi sonuç doğacak.
Sizin büyük paralarınız olsa, yatırım yaptığınız ülkede bağımsız Merkez Bankası kararı alınmasını istemez misiniz? Amacınız kârınızı maksimize etmek iken siyasi kararlarla büyük zararlar ediyorsanız,  o ülkeye yatırım yapar mısınız?

Yazarın Tüm Yazıları