Yeni sınav sistemi

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı açıkladı.

Haberin Devamı

Önümüzdeki yıl liselere geçişte yeni yöntem uygulanacak. Daha önce size bunun ipuçlarını verip, düşünülen sistemle ilgili sakıncalar üzerinde durmuştuk. Bakanın açıklamasının ardından cevaplanmayan hala birçok soru var. Şimdi yüksek sesle gelin bunların üzerinde düşünelim.
Avcı, SBS’nin gelecek yıldan itibaren kaldırılacağını söylüyor. Evet, Bakan’ın dediği gibi 4 yıllık eğitimi tek bir sınava endekslemek doğru değil. Çocuklar üzerinde büyük bir yük. Ama düşünülen sistem son sınıfta Matematik, Fen Bilgisi, Sosyal Bilgiler, Türkçe gibi derslerin merkezi sistemle sınavlarının yapılması. Yani bir güne değil, birkaç güne, sene içine yayılan bir sistem. Peki Bakanlık bunu niye yapıyor? Bu derslerin ortalamlarını alıp öğrenciler hakkında bir fikir sahibi olmak istiyor. Çünkü, Bakan Avcı’nın deyimiyle bazı öğretmenlerin not konusunda “cömert” bazılarının da “tutumlu” davranmalarına güvenmiyor. Peki bugüne kadar şişirilmiş notlar, hormonlu veya çift karneler lafı dilden dile dolaşırken herhangi bir soruşturma açıldı mı? Hayır. Bu konuda e-okul gibi devasa bir sistemle bunu yapanları yakalamak çok kolayken, tekrar merkezi bir sistemle çocukları o gün stres altına sokmak doğru mu?
Diğer bir sorun da eğer merkezi sistem aynı okul, aynı öğretmenlerle olacaksa o cömert davranan öğretmenler belki idarenin zoruyla, belki tamamen iyi niyetle öğrenisinde bu stresi azaltmak için destek olmayacak mı?
Gelelim diğer soruna. Hazır bu sınavlar yapılmışken Bakanlığın da hep kafasında olan değerlendirmeler yapılmayacak mı? Yani öğrencileri izleyerek öğretmenlerin başarı durumuna yönelik bir şeyler yapılacak mı? Eğer yapılacaksa bu durumda öğretmen, bu sınav değerlendirmelerinde kendisine de bakılacağı için dersi pek de iyi olmayan çocuğa takviye alması için baskı yapmayacak mı? Okul başarısı dikkate alınacaksa okul da bu konuda öğretmene telkinde bulunmayacak mı?

Haberin Devamı

Sınav yine var

Gelelim Bakan Avcı’nın SBS’nin kaldırıldığına yönelik sözlerine. Adı ne olursa olsun sınav kaldırılmadı. Evet adı SBS olmayacak ama, Avcı’nın özellikli olan liseler olarak söz ettiği (Galatasaray, İstanbul Erkek Lisesi) gibi okullara bu not ortalamasındaki baremlere göre öğrenciler yine sınava girerek geçiş yapabilecek. Bu durumda bu sınava girenlerin sayısı belki 1 milyon 200 bin değil, 200-300 bin olacak.
Önümüzdeki yıl 8’inci sınıflarda bu sistem uygulanacak, sonra sırasıyla 7, 6 ve 5’inci sınıflarda sisteme geçiş yapacak. Önümüzde seçim var. Tabii eğer Bakan değişmezse. Onun için 5,6 ve 7’nci sınıflar hemen telaşlanmasın.

Haberin Devamı

Dershaneler

Gelelim dershanelerin kapanması konusuna. Bakan Avcı velilere “kayıtta acele etmeyin” derken dershanelerin kayıt döneminin çoktan bittiğini unutmuş. Öğrendiğim kadarıyla binlerce veli senetlerini, banka anlaşmalarını yapmış bile. Şimdi Bakanlık “kapatıyoruz” derse ki -bence zor- velilerle dershane müdürleri karşı karşıya mı kalacak? Zaten Türkiye’deki üç büyük dershanenin sivil toplum kuruluşu ÖZ-DE-BİR, GÜVENDER ve TÖDER bu yazının yazıldığı saatlerde ortak açıklama yaparak, “Dershaneler, yürürlükteki mevzuat gereği Ocak ayı başından itibaren ücretlerini ilan edip Milli Eğitim Bakanlığı’na bildirmiş ve kayıtlara başlamışlardır. Yeni dönemin öğretmen planlamalarını ve sözleşmelerini yapıp, kayıtlarını tamamlamışlardır” diyerek bu konudaki tavrını gösterdi.
Bakan Avcı, “dershaneleri dönüştüreceğiz” derken Mayıs ayında bizzat Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan araştırmada Türkiye genelinde bulunan 3 bin 963 dershaneden sadece 263’ünün özel okula uygun olduğunu da unutmuş olmalı. Yani bu durumda dershanelerin yüzde 6’sının istenilen standartlarda dönüşümünün yapılacağı düşünülürse sözleşme imzalayan öğretmenlerin durumunu pek de içaçıcı olmaz.

***

Haberin Devamı

ÖSYM’nin hızı

Tamam, bozulan imajı kurtarmaya çalışıyorsunuz, hızlı, ekip çalışması, takım ruhunu insanların gözünün içine sokmak istiyorsunuz ama bu kadar da olmaz ki! Bakınız 5 adayın cevap kağıtlarının kaybolması gibi bu hız karşısında hatalar da yapılabiliyor. Daha önce açıklanan 15-25 Temmuz arasında yapılacak tercih döneminini gözönüne alan rehber öğretmenler ve adaylar sonuçlar apar topar açıklanınca ve tercihler 8-18 Temmuz’a çekilince tatilden döndüler. Üniversiteler tanıtım stratejilerin bu tarihler arasında yaparken, bütün planlar allak bullak oldu. Bazıları otellerine giriş yapmadan, ilk buldukları uçakla geri döndü. Otel, uçak paraları yandı. Elektrik direği, pano, broşür, gazete ilanı gibi çalışmalarda yapılan anlaşmalar bozuldu. Üniversitelerin halkla ilişkiler ve basın bölümleri hazırlıksız yakalandı.
Üniversite kayıtlarının bayramdan hemen sonraya alınmasına adaylar twitter üzerinden #ÖSYMbayramımızehiretme başlığı ile tepki gösterdi. Tepki o kadar büyüdü ki, LYS’de birinci olan Fatih Aslan’ın twitter üzerinden başlattığı #ÖSYMbayramımızehiretme hashtag kampanyası bir anda Türkiye ve dünya TT listesine girdi. ÖSYM’nin Eylül ayında yapılan üniversite kayıtlarının bu yıl Ağustos ayına çekileceğini açıklaması öğrenci ve veliler arasında büyük tepkiye neden oldu. Kayıt takvimi 12-16 Ağustos tarihleri arasını kapsıyor ve belirtilen tarihler ise, Ramazan bayramı ertesine (8-10 Ağustos) denk geliyor.
 

Yazarın Tüm Yazıları