ONUN iyi yönlerini diÄŸer satırlara saklayacağım. Ve sevgili G.Saraylılar, bu süper adamın önce berbat huylarını yazacağım...   Â
O, gönlüne göre takılır. Havasında deÄŸilse, herkesi fıtık eder. KoÅŸmadan, oynamadan doksan dakika ortalıklarda dolaşır... Â
Böyle günlerde sinirleri tepesindedir
Lincoln’ün.... Çatacak adam arar sahada.  Â
Hakeme sataÅŸmalar, sarı ve kırmızı kartlar... Hepsi birbirini kovalar. Biraz daha kızarsa hiç çekinmeden patlatır tokadı. Â
Bu bilgileri HÃœRRÄ°YET Frankfurt muhabiri
İsa Deveçeken’den aldım. Kelimesine dokunmadan aktarıyorum.
Hani derler ya... Malınızı iyi tanıyın diye!
Ve 28 yaşındaki
Lincoln’ün bir de güleç yüzü vardır. Konuşurken ağzından sanki bal akar. Sevimli ve sevecendir. Ve de hayırsever...
Böyle günlerde
Lincoln’ü izlemek büyük bir keyiftir. Yine
İsa Deveçeken’in notlarını karıştırıyorum. Bakın neler anlatıyor...
O bir rejisör’dür. Oyunu yönlendirir, her iki ayağı ile inanılmaz paslar atar. Her biri kalitedir. Ve her şutu tribünleri ayağa kaldırır. Top, ayaklarına öylesine yakışır ki...
***
LİNCOLN duran top ve frikik ustasıdır. Özellikle gittiği her takımda frikik atışlarını o kullanır.
Arkadaşları böyle pozisyonlarda topun uzağında dururlar. Sadece onu izlerler. Eğer
Lincoln direkt kaleye oynamayacaksa, bir işaretle bunu arkadaşlarına belli eder. Ve onları yönlendirir. Sonra atışı kullanır.
Lincoln’ün bir başka özelliği daha... Koşarken ve savaşırken arkadaşlarını da ateşler. Bir bakıma onları da savaşın içine çeker. Kimsenin kaytarmasına sıcak bakmaz, bozulur...
Ve yine diğer yüzüne dönüyorum
Lincoln’ün. Huysuz ve hırçın yüzüne... Anlatayım da, ister gülün, ister düşünün...
Kaiserslautern’den kavgalı ayrılan Lincoln, bir gün vergi dairesine gider. Kaçakçılık yapıldığı gerekçesi ile önce kulüp yönetimini, sonra da kendini ihbar eder.
Mahkemede söyledikleri ise herkesi şaşırtır. Ve günlerce gündem yaratır... İşte o satırlar...
Başkanımız Rene C. Jaeggi bana baskı yaptı. Gerçekleri açıklarsam, paramı ve aylığımı alamayacağımı söyledi. Hatta futbol oynayamayacağımı da belirtip, tehdit etti beni. İşin doğrusu, eski kulübüme 1 milyon Euro elden verildi. Bu para kayıtlara geçmedi. Suç işlendi...
Sonuç mu?
Lincoln bu işten paçayı para cezası ile kurtardı!
***
LİNCOLN, her an değişik bir sürpriz yaratabilir. Daha önce söylediğim gibi... İnsanı şaşırtır ve de düşündürür...
2006
Dünya Kupası’nda oynamayı çok istiyordu.
Brezilya Milli Takımı’ndan umudunu kesince, Almanya formasını giyebilmek için beklenmedik bir çıkış yaptı.
..
Alman vatandaşı olabilirim!
Bu açıklama günlerce konuşuldu, tartışıldı. Ve Alman Milli Takımı Teknik Direktörü
Jürgen Klinsmann’ın açıklaması ile ortalık yatıştı...
Lincoln’a ihtiyacım yok! ***
VE Lincoln’ün bir başka yönü. Duygusal ve yardımsever...
Ülkesi Brezilya’da 30 yoksul aileye yardım eder.
Ve hiç çekinmeden de söyler...
Ben fakirliğin ne olduğunu bilirim. Aç kaldığımız günler hep aklımdadır!
Geçtiğimiz sezon
Hamit ve
Halil Altıntop kardeşlerin de yer aldığı bir şöhretler karması oluşturdu
Lincoln. Ve bir maç organize ederek 7 bin kişiyi tribünlere çekmeyi başardı.
Ve bu maçın geliri ile 7 ton yiyecek alarak, Brezilya’daki fakir ailelere dağıttı...
Yeri gelmişken hatırlatayım.
Halil Altıntop ile can-ciğer dosttur. Kaiserslautern’de kamplarda aynı odada kalırlar ve birlikte gezerlerdi.
Hatta,
Halil’in yedek kalmasına karşı çıkarak, onun ilk onbirde oynaması gerektiğini de savunmuştu... Schalke’de oynadığı dönemde
Hamit Altıntop’la da sıkı bir dostluk kurmuştu. Ve geçen yaz bu iki kardeşi Brezilya’ya davet etti
Lincoln. Birlikte nefis bir tatil geçirdiler.
***
LİNCOLN’ün, Almanya’daki suç dosyası yapraklara sığmaz. 2005’de Almanya Lig Kupası finalinde Stuttgartlı rakibi
Tomas Hitzlsperger’in suratına tükürdü...
4 maç ceza aldı! Geçtiğimiz sezon Leverkusenli milli futbolcu
Bernd Schneider’e tokat attı...
5 maç ceza yedi!
Lincoln’ün bu son hareketi ve 5 maç ceza, şampiyonluk savaşı veren Schalke’yi zora düşürdü. Alman medyası ve taraftarlar kaçan şampiyonluğun faturasını
Lincoln’a kesti.
Ve Schalke artık Lincoln için bitmişti. Ülkesine gitti, menajeri
Andreas Müller’i arayarak noktayı koydu...
Almanya’ya dönmek istemiyorum! İşte G.Saray da o günlerde devreye girdi. Ve yaptığı teklif,
Lincoln’ü yerinden zıplattı. Almanların ünlü Bild Gazetesi’nin haberine göre, bir servet kaldırdı
Lincoln. G.Saray’ın açıkladığı rakamlar ise, daha farklı...
4 yıllık sözleşme ve her yıl için Lincoln’e 3 milyon Euro. Schalke’ye bonservis ücreti 5 milyon Euro!
***
LİNCOLN, Brezilya dizilerinin hayranıdır. Saatlerce bıkmadan izler. Yeğeni
Eduardo için yapamayacağı şey yoktur.
Onun yeri başkadır.
Dudu diye çağırır ve her gün bir kez mutlaka telefonla konuşur.
Hatta, futbol ayakkabılarının bir kenarında
Dudu yazar. Bu da yeÄŸenine duyduÄŸu sevginin bir ifadesidir.
Galatasaray işte böyle bir yıldızın transferini gerçekleştirdi. Çılgın ve klas...
Kimse, onun G.Saray’a geleceğine pek inanmıyordu. Hatta Başkan Sayın
Özhan Canaydın bile...
Transfer haberini Çorlu’da taraftarlar derneğinin düzenlediği bir gecede aldı. Sevindi ama temkinli konuştu...
İmzayı atmadan inanmam!
Lincoln imzayı attı ve dünyalar onun oldu. Yıllardır böyle bir mutluluğu yaşamak ve G.Saray’a yaşatmak gibi vazgeçilmez bir özlemle doluydu. Ve özlemi gerçekleşti...
Öyle değil mi sayın Başkan!Kariyeri98-99Atletico MG172
99-00Atletico MG152
00-01Atletico MG170
01-02Atletico MG10
01-02Kaiserslautern279
02-03Kaiserslautern202
03-04Kaiserslautern62
04-05Schalke3112
05-06Schalke295
06-07Schalke233YARIN: CISSE