Güncelleme Tarihi:
Yazının detayları şöyle:
Türkiye’deki seçmen, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’sine oyların neredeyse yarısını verdi ve parlamentoda güçlü bir üstünlük kazandırdı. Ancak AK Parti yeni anayasayı kendi başına hazırlamak için gereken çoğunluğu elde edemedi. Bu, Türkiye’nin demokrasisi adına iyi bir haber.
Türkiye’nin, 1980’lerdeki askeri yönetim tarafından hazırlanan mevcut anayasası, tamamen demokratik bir yeni anayasayla değiştirilmeli. Yeni anayasada ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, kadınlar ve etnik azınlıklar için eşit haklar gibi insan hakları güçlendirilerek ülkenin günden güne daha çoğulcu bir hale gelen toplumunu temsil etmeli
Geçtiğimiz dokuz yılda, Adalet ve Kalkınma Partisi Türkiye’deki girişimcilerin önünü açtı, ordunun üzerinde sivil üstünlük sağladı ve Avrupa Birliği (AB) üyelik girişimlerini desteklemek adına insan hakları reformlarına eğildi.
Son dönemde, Erdoğan daha otoriter ve alıngan bir insan oldu. Partisinin, Erdoğan’ın başbakanlığı sona erdikten sonra Türkiye’nin liderliğini sürdürmesini sağlayacak güçlü bir başkanlık sistemini öne sürmesi bekleniyordu. Bu sistem, yürütme organının elinde çok fazla güç olması anlamına gelecekti.
DIŞ POLİTİKA GÖZDEN GEÇİRİLMELİ
Erdoğan’ın giderek daha zıtlaşmaya dayalı hale gelen dış politikası sandıklara olumlu yansımış olabilir. Ancak bu politikaların Türkiye’nin çıkarlarına maliyeti yüksek oldu. İsrail’le bir dönem sürdürülen yapıcı ilişkiler dişe diş provokasyonlara dönüştü ve eğer böyle devam ederse Türkiye’nin İsrail’le olan çok önemli ticaretini etkileyebilir.
Türkiye’nin İran’la arasındaki sıcak ilişkiler ise sadece Tahran’ın nükleer hırsını kamçılamaya yaradı. Ankara’nın Arap isyanlarına karşı kararsız tepkisi, Müslüman dünyasının demokrasi liderinin kleptokratlar ve zorbaları savunuyormuş gibi görünmesine neden oldu.
Ankara, Türkiye’deki bağımsız grupları Gazze’deki deniz ablukasını ikinci kez yarma girişimlerinden uzak tutmaya çalışmalı ve Türk şirketleri ile bankalarına İran’la ilgili uluslararası yaptırımlara uymaları için baskı yapmalı. Aynı zamanda, sınırlarında patlak veren isyan hareketlerinin Türkiye’nin liderliği için tarihi bir fırsat sunduğunu anlamalı.