Güncelleme Tarihi:
İzlanda’da yaşanan ve Avrupa’nın hava trafiğini alt üst eden yanardağ patlaması çok güçlü değildi ancak uzmanlar olayın hem hava trafiği hem de bölgesel iklim üzerindeki etkilerinin kalıcı olabileceğini söylüyor.
ABD Jeolojik Araştırmalar volkan zararları programı direktörü Bill Burton, Eyjafjallajokull buzdağının altındaki patlamanın, aynı yerde 1821’de yaşanan patlamayla önemli benzerlikler gösterdiğini söyledi. Burton, “Aynı şeyi bir kez daha yaşıyor olabiliriz” dedi.
İKİ YIL SÜRMÜŞTÜ
Bu patlamaların 1823’e kadar aralıklı olarak sürdüğünü ifade eden Burton, bu son patlamaların ne kadar süreceğinin belli olmadığını ancak “geçmişin günümüz için bir anahtar olduğunu” söyledi.
Burton, “Eğer bir önceki patlamalar iki yıl boyunca devam ettiyse, bu yeni olay için de benzer bir süreç öngörebiliriz" dedi.
Smithsonian Enstitüsü Küresel Volkan Araştırmaları Programı’ndan Richard Wunderman, aralıklı patlamalar uzun vadede hava trafiği üzerinde büyük etki yapmakla birlikte, Kuzey Avrupa’nın hava durumunu ciddi anlamda etkileyebileceğini söyledi.
Kül bulutu içinde büyük oranda kurşun olduğunu ifade eden Wunderman, “Bu maddeler aerosol etkisi yapıp uzun süre havada asılı kalarak güneş ışınlarını yansıtabilir” dedi.
Wunderman, “Ancak kül bulutu bütün iklimin soğuyacağını söylemek için yeterince büyük değil” dedi. Bölgesel olarak bu aynı zamanda “volkan havası” denilen ve pusa benzeyen bir durum da yaratabilir. İzlanda’da 1783 yılında yaşanan bir diğer volkanik patlamada atmosfere karışan kükürt dioksit gazları ve diğer bileşikler kalıcı bir duman oluşturmuştu.
YAZIN YAŞANMADIĞI YIL
KÜLLERE BUZULLAR NEDEN OLDU
Filipinlerde bulunan Pinatubo Dağı’nda 1991’de yaşanan patlama dahil büyük yanardağ patlamalarının aksine İzlanda’nın güneyindeki patlama bundan bir ay önce başladı. Dağın doğu yüzünde volkan bilimcilerin ateş fıskiyesi diye adlandırdığı bir dizi çatlak oluştu ve sıcak lavlar buralardan akmaya başladı. Burton, lavların bu hafta başında yeni bir yol bulmasıyla zirveye doğru yola çıktığını ve doğrudan buzun altında olduğu için küllü patlamaların yaşanmaya başladığını söyledi.
Çarşamba akşam saatlerinde yaşanan patlama sonucu ortaya çıkan küller yeryüzünden görünemeyecek yükseklikte Avrupa’nın kuzeyine doğru yayılmaya başladı. Havacılık yetkilileri uçuşları iptal edip havaalanlarını kapattı. Çünkü küllerin içindeki silikat parçacıklarının uçaklara özellikle de motorlarına zarar verebileceği ifade ediliyor.
Burton, son yaşanan patlamada açığa çıkan küllerin içerdiği asit silisit tuzunda artış yaşanmış olabileceğini belirtti. Yine de tüm volkanik patlamaların tehlike içerdiğine dikkat çeken Burton, “Teorik olarak küller ne kadar silis içeriyorsa, o kadar büyük risk ve tehlikeden bahsedebiliriz. Çok etkin bir püskürmeden bahsediyoruz. Etkilenen bölgede camlar taşlaşabilir” dedi.