ANNELERİN HAYKIRIŞINA KULAK VERİN: O KİŞİ SEN OLABİLİRSİN

Güncelleme Tarihi:

ANNELERİN HAYKIRIŞINA KULAK VERİN: O KİŞİ SEN OLABİLİRSİN
Oluşturulma Tarihi: Ocak 19, 2019 10:58

Yüreği büyük iki kadın.İkisinin de çocuğu aynı hastalıkla pençeleşiyor. İkisinin de tek isteği çocuklarının hayatta kalması. Lösemi hastası 3 yaşındaki Öykü Arin ve 14 yaşındaki Sonat’ın ilik nakli için kısa sürelerinin kaldığını dile getiren anneleri, “Onları ölüme terk etmeyin. Tek yapmanız gereken kan vermek” diyorlar.

Haberin Devamı

TÜRKİYE gündeminde büyük ses getiren ve vatandaşların adeta seferber olduğu 3 yaşındaki Öykü Arin ve 14 yaşındaki Sonat için hala uygun ilik bulunamadı. Antalya’da lösemi tedavisi gören ve iki ay içinde ilik nakli olması gereken 3 yaşındaki kızı Öykü Arin için kamuoyuna yaptığı çağrıyla kök hücre bağışına duyarlılığı artıran Eylem Şen Yazıcı, hala donör olmayanlara seslenerek “O kişi sen olabilirsin” diyor.

ANNELERİN HAYKIRIŞINA KULAK VERİN: O KİŞİ SEN OLABİLİRSİN

GÖNÜLLÜ SAYISI AZ
Türkiye’de gönüllü sayısının nüfusa oranla az olduğuna dikkati çeken Yazıcı, “Donör olmak kolay. İnsanlar sonraki aşamadan korkuyor. İliğimi mi bitirecekler, kemiğimi mi kıracaklar, günah mı gibi yanlış bilgilerle kaygı duyuyorlar. Oysa vericinin yaşayacağı sadece bir iğne acısı. Nakil başladıktan sonra ise süreç geri dönülemez bir hal alıyor. Vazgeçilirse hasta için artık çok geç oluyor. Bu korkunç bir şey. Kimse böyle çaresiz bir durumda bırakılmamalı”dedi.

Haberin Devamı

ANNELERİN HAYKIRIŞINA KULAK VERİN: O KİŞİ SEN OLABİLİRSİN

ELLERİ YÜREKLERİNDE
Antalya’da Akut Lenfoblastik Lösemi’yle (ALL) 4 yıldır mücadele eden 14 yaşındaki Sonat Emre Özcan’ın annesi Sinem Güney Kuru da, ilik bağışının önemini vurgulayarak annelerin elleri yüreklerinde iyi bir haber beklediklerini söyledi. Oğlunun hastalığı süresince yürek burkan olaylarla karşılaştığını söyleyen anne Kuru yaşadıklarını şöyle anlattı: “Benim gibi çaresizce bekleyen o kadar çok aile var ki. Sonat da benim çocuğum, Öykü Arin de... Bu zorlu süreçte kök hücre bağışçısı olup hasta bir çocukla eşleştiğinde vazgeçenler yüzünden annelerin nasıl ağladığını gördüm. Kimseyi bu çaresizliğe itmesinler.”

ANNELERİN HAYKIRIŞINA KULAK VERİN: O KİŞİ SEN OLABİLİRSİN

NAKİLLE HAYATA TUTUNDU
Kan hastalıklarının zorlu sürecini mutlu atlatan aileler de var. Azerbaycan’dan talasemi hastası kızı Nazile’nin tedavisi için Antalya’ya gelen Südabe Zerbeliyeva, kardeşten yapılan kök hücre naklinin ardından kızının günden güne iyileşmesinin mutluluğunu yaşıyor. 20 yaşındaki Nazile’nin bugüne kadar birkaç günde bir kan değişimi için hastaneye giderek hayatta kaldığını söyleyen anne, yaşadığı mutluluğun rüya gibi tarif edilemez olduğunu söylüyor. Kardeşi Lamiye’nin iliğiyle hayata tutunan Nazile Zerbeliyeva hiç hayal kuramadan yaşadığı yılları geride bıraktığını söyleyerek, “Antalya’da Türk doktorlar sayesinde sağlığıma kavuştum. Onlara ne kadar teşekkür etsem az. Üniversite sınavlarına girip öğretmen olmak istiyorum. Ben iyileşiyorum ama diğer hastaların da sağlığına kavuşması için herkes kök hücre bağışı yapsın” diyor.

Haberin Devamı

YÜZDE 70 GÖNÜLLÜLERE İHTİYAÇ DUYUYOR
Türk Hematoloji Derneği Üyesi Pediatrik Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Yeşilipek, lösemi teşhisi ve tedavisiyle ilgili bilgi verdi:
“Genellikle vücutta lekeler, halsizlik, ateş, eklem ve kemik ağrıları gibi fark edilebilecek belirtilerle başlayan lösemide, grip gibi hastalıklar bile tetikleyici olabiliyor. İlaçla tedavinin mümkün olduğu bu hastalıkta, yüksek riskli hastalarda kemoterapiden sonra kemik iliği nakline gidiyoruz. Önce aile içi verici var mı diye bakıyoruz. İlk tercihimiz kardeş eğer bebekse 10 kilonun üzerinde olmasını bekliyoruz. Ama acil durumda daha küçük bebeklerden de nakil yaptık. Kardeşin tam uyumlu olma ihtimali yüzde 25. Anne ve babada ise ihtimal yakın akraba evlilikleri dışında son derece düşük. Bu yüzden yüzde 70’ten fazla hasta gönüllülerden sağlanacak donöre ihtiyaç duyuyor. Uyumlu verici bulunamadıysa haploidentik nakil denilen bir yönteme geçiyoruz. Uyumsuz olsa da anneden veya babadan nakil yapıyoruz.”

Haberin Devamı

PARA İSTEYİP VAZGEÇENE BİLE RASTLADIK
Dünyadaki veri tabanına bağlanarak 30 saniyede tüm donörleri taradıklarını ve birkaç saat içinde TÜRKKÖK’te uygun verici olup olmadığını tespit ettiklerini belirten Prof. Dr. Yeşilipek, “Amerika’dan Japonya’ya, Avusturalya’dan Tayvan’a kadar dünyanın her yerinden vericilerimiz oldu şimdiye kadar. Uyumlu vericilere, bulundukları yerdeki kemik iliği bankalarında doğrulama testi yapılıyor. Kararlaştırdığımız günde vericinin kanından veya kemik iliğinden kök hücreleri toplanıyor ve bize bir kurye aracılığıyla geliyor. Biz de tedavi takvimimizi ve nakil gününü buna göre düzenliyoruz. Türkiye’den bulunduğunda bir ayda nakle gidebiliyoruz. Ama yurt dışında süreç 3-4 aya kadar uzayabiliyor. Diğer ülkelerden bulunan donörlerde vazgeçme vakasıyla bir iki kez karşılaşmışızdır. Ancak Türkiye’deki uyumlu vericilerde bu oran yüksek. Son gün para isteyip olumlu yanıt alamayınca vazgeçene bile rastladık. Bu durum hasta ve ailesine büyük bir yıkım yaşatıyor. Hele ki iliği tamamen yok ettiğiniz aşamada naklin gerçekleşmemesi halinde hastayı kaybediyoruz.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!